Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.Presque un quart ou approximativement un quart de la matière de l'univers, demeure invisible.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.Quasi un quarto, approssimativamente, di tutta la materia nell'universo, è costituito di sostanza invisibile.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.Téměř čtvrtina, nebo přibližně čtvrtina, hmoty ve vesmíru je neviditelná.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.Σχεδόν ένα τέταρτο, ή περίπου ένα τέταρτο της ύλης στο σύμπαν, είναι πράγματα που είναι αόρατα.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.Около една четвърт (или почти толкова) от материята на Вселената е невидима.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.Почти четверть, или примерно четверть содержимого вселенной - это нечто невидимое.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.כמעט רבע, או בערך רבע מהחומר ביקום, הוא בלתי נראה.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.و ربع المادة المكونة للكون ، أو تقريبا ربع المادة الكونية ، هي أشياء غير مرئية.
Evrendeki maddelerin neredeyse çeyreği veya hemen hemen çeyreği görünmeyen şeylerden oluşuyor.私たちの目には見えないものであり それは電磁スペクトルを吸収もしなければ
Fakat bu vücudumuzda normalde var olan zehirli maddeleri adreslemez.하지만 우리 몸 안의 독성물질까지 어쩌진 못하죠
Fakat bu vücudumuzda normalde var olan zehirli maddeleri adreslemez.là một bước đúng đắn, mà không để lại các chất độc hại ở cơ thể chúng ta.
Fakat bu vücudumuzda normalde var olan zehirli maddeleri adreslemez.אבל זה לא פותר את בעיית הרעלים בגוף שלנו.
Fakat bu vücudumuzda normalde var olan zehirli maddeleri adreslemez.لكنها لا تعالج السميات الموجودة في أجسادنا.
Fakat bu vücudumuzda normalde var olan zehirli maddeleri adreslemez.もっと良い解決策があると思います
Fakat soya sosunun tavuktaki etkisi potansiyel kanserojen maddeleri artırır yönde gibiydi.Het lijkt erop dat sojasaus in feite het aantal potentieel kankerverwekkende stoffen deed toenemen.
Fakat soya sosunun tavuktaki etkisi potansiyel kanserojen maddeleri artırır yönde gibiydi.하지만 아마 간장은 잠재적인 발암물질을 증가시키는 것으로 보입니다.
Fakat soya sosunun tavuktaki etkisi potansiyel kanserojen maddeleri artırır yönde gibiydi.lekko zwiększył ilość kancerogenów.
Fakat soya sosunun tavuktaki etkisi potansiyel kanserojen maddeleri artırır yönde gibiydi.אבל זה נראה שרוטב סויה אפילו הגדיל את כמות הקרצינוגנים הפוטנציאלים.
Fakat soya sosunun tavuktaki etkisi potansiyel kanserojen maddeleri artırır yönde gibiydi.لكن يبدو أن صلصة الصويا .زادت بالفعل من نسبة المواد المسرطنة المحتملة
Fakat soya sosunun tavuktaki etkisi potansiyel kanserojen maddeleri artırır yönde gibiydi.増やすように見えました 最初考えていなかった別の重要な要因に
İçinde besin maddeleri var.그 안에 영양분이 들어있죠.
İçinde besin maddeleri var.Kotoran mengandung nutrisi.
İçinde besin maddeleri var.Contiene principi nutritivi.
İçinde besin maddeleri var.Conține substanțe nutritive.
İçinde besin maddeleri var.Ele contém nutrientes.
İçinde besin maddeleri var.Er zitten voedingsstoffen in.
İçinde besin maddeleri var.Il contient des éléments nutritifs.
İçinde besin maddeleri var.Nó chứa chất dinh dưỡng trong đó
İçinde besin maddeleri var.Obsahuje živiny.
İçinde besin maddeleri var.Sie beinhalten Nährstoffe.
İçinde besin maddeleri var.Tiene nutrientes.
İçinde besin maddeleri var.Zawiera składniki odżywcze.
İçinde besin maddeleri var.Έχουν θρεπτικά συστατικά μέσα τους.
İçinde besin maddeleri var.В них полно питательных веществ.
İçinde besin maddeleri var.У них є поживні речовини.
İçinde besin maddeleri var.יש בו חומרים מזינים.
İçinde besin maddeleri var.فهو يحتوي على مغذيات بداخله.
İçinde besin maddeleri var.人は栄養を摂取し排泄します
İflas Kanunu ve bunun değişik alt maddeleri. . 7. maddeye bakalım.Tohle jsou všechno různé... doslova... kapitoly zákona o bankrotu. Takže máme kapitolu 7.
İkinci Fort Laramie Antlaşması'nın maddelerinin ihlâl edildiğini belirledi.두번째 라라미 조약은 깨졌었습니다.
İkinci Fort Laramie Antlaşması'nın maddelerinin ihlâl edildiğini belirledi.Laramie-erődi egyezmény rendelkezéseit.
İkinci Fort Laramie Antlaşması'nın maddelerinin ihlâl edildiğini belirledi.תנאי אמנת פורט לרמי השנייה הופרו.
İkinci Fort Laramie Antlaşması'nın maddelerinin ihlâl edildiğini belirledi.فإن شروط المعاهدة الثانية لـ "حصن لارامي" قد تم خرقها.
İkinci Fort Laramie Antlaşması'nın maddelerinin ihlâl edildiğini belirledi.違反すると判断しました 裁判所はブラックヒルズの土地収用は 違法であり
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.2 là, chúng ta nên cố gắng giảm thật nhiều lượng năng lượng cần thiết để tạo ra những loại vật liệu này.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Druhým principem je, že bychom se měli snažit používat mnohem méně energie na výrobu těchto materiálů.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.El segundo principio: deberíamos usar mucha menos energía en la creación de estos materiales.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Em segundo lugar, devemos procurar usar muito menos energia na criação desses materiais.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Kedua, kita benar-benar harus berusaha menggunakan jauh lebih sedikit energi dalam membuat bahan ini.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.둘째로, 우리는 이와 같은 물질들을 만들어내는데 보다 적은 양의 에너지를 소모하기 위해 정말 노력해야 합니다.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Másodikként, törekedjünk sokkal kevesebb energia használására ezeknek az anyagoknak a létrehozásánál.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Po drugie, trzeba obniżyć zużycie energii w produkcji. Po drugie, trzeba obniżyć zużycie energii w produkcji.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Po druhé by sme sa mali snažiť používať omnoho menej energie na výrobu týchto materiálov.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Secondo, dovremmo davvero sforzarci di utilizzare meno energia per produrre questi materiali.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.Ten tweede moeten we echt streven naar een veel lager energiegebruik bij de productie van deze materialen.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.דבר שני, אנחנו צריכים לשאוף להשתמש בהרבה פחות אנרגיה בזמן ייצור החומרים האלה.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.ثانيا ، ينبغي علينا أن نسعى حقا إلى استخدام الطاقة أقل بكثير أثناء صناعة هذه المواد.
İkincisi, çok daha az enerji kullanmak için elimizden geleni yapmalıyız bu maddeleri yaratırken.材料を生産すべきということです 「大幅な節約」です 10%程度の節約では駄目です
İlginç bir şekilde, yeni bildirilen maddelerin altı tanesi katinon türevidir.Anmärkningsvärt nog är sex av de nyanmälda ämnena katinonderivat.
İlginç bir şekilde, yeni bildirilen maddelerin altı tanesi katinon türevidir.Det skal bemærkes, at seks af de nyanmeldte stoffer er derivater af cathinon.