Ve maddeleri ve yapıları, bilgi ve hesaplama problemleri olarak nasıl düşünebiliriz diye.ואיך אפשר לחשוב על חומרים ומבנה, כעת מידע ובעיית מיחשוב?
Ve maddeleri ve yapıları, bilgi ve hesaplama problemleri olarak nasıl düşünebiliriz diye.وكيف نفكر بخصوص المواد والبنية، نوعا ما كمشكل معلومات وحساب؟
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.E la marijuana era la porta d'accesso a tutte le droghe pesanti.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.Et la marijuana était la drogue qui ouvrait les porte aux drogues plus dures.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.마리화나는 초기 약물이었고 그게 더 센 약물로 이어져갔죠.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.La marihuana era la droga iniciadora, que conducía a todo lo más fuerte.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.Marihuana miała otwierać drogę do cięższych narkotyków.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.Marijuana era drogul de început care te împingea către toate drogurile mai grave.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.И марихуана была стартовым наркотиком, открывающим путь к более тяжёлым.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.ומריחואנה היה סם הפתיחה, שהוביל לחומרים הקשים יותר.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.وكانت الماريجوانا مدخلاً للمخدِّر، الذي قاد إلى كل الأشياء الأصعب.
Ve marihuana, uyuşturucuya aılan bir kapıydı, bütün o korkunç maddelere.もちろん 私たちの92%が アルコール飲料を飲み
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Apoi te concentrezi pe elementele periculoase.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.E depois é necessário focar os itens cruciais.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.En je moet focussen op de 'killer items'.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.E poi ci si deve concentrare sui fattori cruciali.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Et après vous devez vous concentrer sur les éléments cruciaux.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.그리고 나서 핵심적인 절차에 집중해야합니다.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Luego uno tiene que concentrarse en los elementos claves.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Og du skal fokusere på det vigtige.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Trzeba skupić się na kluczowych zagadnieniach.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Und dann muss man sich auf die Monsterpunkte konzentrieren.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.Và rồi cần tập trung vào các mục có tính quyết định sống chết
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.И затем сосредоточиться на опасных факторах.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.След това трябва да се фолусирате върху проблемните неща.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.ולהתמקד בפרטים הקריטיים.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.ومن ثم كنت بحاجة إلى التركيز على البنود القاتل.
Ve sonra öldürücü maddelere yoğunlaşmanız lazım.飛行のチェックリストとは—
Ve tüm bu maddelerin anlatmak istediği şeyLas clases, como Raymon sabe bien, son --pueden ser-- muy complicadas.
Ve tüm bu maddelerin anlatmak istediği şey 'zor şeyler yapmayın, kolay şeyler yapın!'Et tous les points cités disent "ne faites pas de choses difficiles; faites des choses faciles."
Ve yeteri kadar parçacığı bir araya getirirsek, maddelerin de sahip olacağı bir özelliktir.C'est donc une simple propriété.
Ve yeteri kadar parçacığı bir araya getirirsek, maddelerin de sahip olacağı bir özelliktir.Je to pouze vlastnost.
Ve yeteri kadar parçacığı bir araya getirirsek, maddelerin de sahip olacağı bir özelliktir.אז מה ידוע לנו על מטען? מטען זו תכונה שיש לחלקיקים, ואם מקבצים מספיק
Ve yeteri kadar parçacığı bir araya getirirsek, maddelerin de sahip olacağı bir özelliktir.ما يكغى من الجزيئات معا ,اعتقد ان الجسم سيكون لديه هذا النوع من الخاصية ايضا .
Vücutlarımızda dahi bu maddelerden çokça bulunmasının sebebi işte tam olarak budur.A więc to dlatego mamy dużo tych pierwiastków w naszych organizmach.
Vücutlarımızda dahi bu maddelerden çokça bulunmasının sebebi işte tam olarak budur.To je důvod, proč máme mnoho těchto prvků v tělech.
Vücutlarımızda dahi bu maddelerden çokça bulunmasının sebebi işte tam olarak budur.Ось чому ми маємо багато цієї речовини у наших власних тілах.
Yakın geçmişte farkına vardık ki evrendeki sıradan maddeler...Abbiamo capito solo recentemente che la materia ordinaria di cui è composto l'universo
Yakın geçmişte farkına vardık ki evrendeki sıradan maddeler...최근에 우리는 우주의 일반 구성 물질 -
Yakın geçmişte farkına vardık ki evrendeki sıradan maddeler...Niedawno odkryliśmy, że zwykła materia wszechświata,
Yakın geçmişte farkına vardık ki evrendeki sıradan maddeler...ובכן, לאחרונה הבנו שהחומר הרגיל ביקום
Yakın geçmişte farkına vardık ki evrendeki sıradan maddeler...ومؤخرا جدا ، أدركنا أن المادة الطبيعية في الكون --
Yakın geçmişte farkına vardık ki evrendeki sıradan maddeler...宇宙を形成している通常物質 ここでいう通常物質は 例えば あなた 私
Yeni MaddelerΝέο υλικό
Yeni MaddelerНови неща
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Artinya material ini aktif pada lingkungannya dan interaktif.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Așa că face materialele reactive cu mediul și interactive.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Cela rend les matières biologiquement actives et interactives.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Dat maakt het materiaal actief en interactief voor het milieu.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.De manera que convierte a los materiales en ambientalmente activos e interactivos.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.E rende i materiali ambientalmente attivi e interattivi.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Es macht die Materialien umweltaktiv und interaktiv.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Így teszi az anyagokat környezetileg aktívvá és interaktívvá.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.그래서 실크를 환경적으로 활동적이고 상호적이게 만듭니다.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Materiál se stává ekologicky aktivní a interaktivní.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Snovi torej naredi okoljsko aktivne in interaktivne.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Takže tieto materiály sú enviromentálne aktívne a interaktívne.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.To sprawia, że te materiały są środowiskowo aktywne i interaktywne.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Và nó tạo ra các vật liệu tích cực và tương tác với môi trường.
Yani bu, çevresel olarak maddeleri etkin... ...ve etkileşimli yapar.Έτσι καθιστά τα υλικά ενεργά προς το περιβάλλον, και διαδραστικά.