Ana içeriğe geç
Sözlük

maddeler ile cümle

maddeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden yeni maddeler araştırılmaktadır.Daarom zocht men naar nieuwe materialen.
Bu yüzden temas ettiği organik maddeler çabucak yanar.Het organisch materiaal breekt dan zeer snel af.
Ferromanyetik maddelerde ise manyetik kesiklikten dolayı M ile H arasında doğrudan bir ilişki yoktur.In ferromagneten is er echter geen een-op-een relatie tussen M en H ten gevolge van hysterese.
Alman Ceza Kanunu'nın 81-83. maddeleri Hochverrat (vatana ihanet) suçunu düzenler.In Duitsland is Hochverrat strafbaar gesteld in paragraaf 81-83 van het Strafgesetzbuch.
Atıf maddelerinin sayısı ise 6539'dur.Het aantal pijpen van het orgel bedraagt 6954.
Daha yeni, düşük ozmolar randyokontrast maddeleri vakaların %0,04’ünde reaksiyona neden olmaktadır.Nieuwere röntgencontrastmiddelen met een lagere osmolariteit veroorzaken reacties in 0,04% van de gevallen.
Çeşitli gıda maddeleri ve otomobil parça takımları, diğer önemli ihraç ürünleridir.Voeding en auto's zijn enkele eindproducten.
Bu maddelerde kristalleşme görülmez.Er worden geen macroscopische kristallen in waargenomen.
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."Hij is dan vergelijkbaar met het vousvoyeren (het u-zeggen), als men daarbij de meervoudsvorm gebruikt.
Bunun üzerine, tüm gerekli maddeler temin edildi ve imalata başlandı.Nadien werden de Leiedijken nog verstevigd en overal op eenzelfde hoogte gebracht.
Mağazalardaki gıda maddelerinin yüzde 60-70'i kendi imalatıdır.Zestig tot zeventig procent van de producties is voor de buitenlandse markt.
Sadece İslam'daki kutsal topraklar için Mekke ve Medine maddelerine bakınız.De islamitische heilige plaatsen Mekka en Medina liggen ook in Saoedi-Arabië.
Gıda maddelerinin yaklaşık %90`ı ithal edilmektedir.Meer dan 90% van de energie wordt geïmporteerd.
Ayrıca Yargılaması sırasında kampa gelen yiyecek maddelerini esirlere vermek yerine sattığı belirlendi.Daarnaast confisqueerde hij voedsel dat voor de gevangenen was bestemd, ten gunste van de kampleiding.
Kuşkulu maddeler yakılıp yok edilir.Aangetaste planten moet men opruimen en verbranden.
Onların derin gagaları, küçücük yiyecek maddelerini süzerek almak için özelleşmiştir.De takblaadjes bedekken de kleine takjes dakpansgewijze.
Ülke ihtiyacı olan gıda maddelerini ise yurt dışından ithal etmektedir.Als een land producten koopt van het buitenland is er sprake van invoer.
Çünkü bulundurduğu nükleer maddelerle şimdiden savaşa girebilme yeteneğinin olduğunu söyledi.Hij zegt ook dat hij zich grote zorgen maakt om de kerncentrales waar momenteel problemen mee zijn.
Benzil benzoat bu kimyasal maddelerden biridir.Oleochemie is onderdeel van de organische chemie.
Maddeler) Vesayet başlıkları altında düzenleme yapılmıştır.De voordracht werden gedaan bij het Kapittel van de Orde.
Bu proteinler alerjik reaksiyon başlatabilen veya bir reaksiyonu daha ciddi hale getirebilen maddelerdir.Een co-factor is een factor die een allergische reactie kan faciliteren of doen escaleren.
Ayrıca organik maddeler de ihtiva eder.Tevens voegt het aan de grond organische stof toe.
Bu teorinin bazı ilkeleri; Bütün maddeler atomlardan meydana gelmektedir.Alle stoffen bestaan uit atomen.
Maddeler bir satır arayla yazılır.Een vraag kon worden gesteld via een webformulier.
Günümüzde, radyolojik maddelerin yeni bir kullanım şekli geliştirilmiştir.Tot de dag van vandaag worden de recepten geperfectioneerd.
Bu potansiyel dışarıdan gelebilir veya başka maddelerin varlığından kaynaklanabilir.Mogelijk zijn deze ontstaan uit een andere tak van de oorspronkelijke Var.
Ravent yaprakları zehirli maddeler içerir.De rups heeft giftige stekels.
Hiperpolarizasyon ile şu maddeler kastedilmiş olabilir: Hiperpolarizasyon (biyoloji) Hiperpolarizasyon (fizik)In dat geval spreekt men weer wel van gepolariseerde neutronen. polariseerbaarheid hyperpolariseerbaarheid
Radyoaktif maddeler tehlikelidir.Radioactieve stoffen zijn gevaarlijk.
Ozon tabakasına zarar veren kimyasal maddeleri yasaklama niyetinde değilmisiniz?Bent u niet van plan de chemische middelen die de ozonlaag aantasten te verbieden?
Görevleri, Türkiye Anayasası'nın 152. ve 156. maddeleri arasında belirtilmiştir.Jego funkcjonowanie regulowały artykuły 116 oraz 152 konstytucji.
Filistin yönetimi ulusal sözleşmesindeki tüm İsrail karşıtı maddeleri çıkaracaktır.Z Palestyńskiej Karty Narodowej miano usunąć wszystkie punkty antyizraelskie.
Mısırlı politikacılar yukardaki maddelerin gerçekleşeceğini garantileyecek.Malarstwo egipskie powstawało bezpośrednio na materiale, z którego wzniesiono budowlę.
Halk ise bu maddelere hükümetten daha fazla tepki gösterdi.Dało to rządowi więcej czasu do namysłu.
141 ve 142'nci maddeler kapsam dışı kaldı.S14.12 Nie przechowywać razem z zasadami i substancjami podstawowymi.
Sıcaklık arttığında maddelerde genleşme olur.W podwyższonych temperaturach rozkłada się.
Tüm maddeler enerjinin bir formudur ve Termodinamik kanunlarına göre işlemektedir.Z punktu widzenia termodynamiki niektóre formy energii są funkcjami stanu i potencjałami termodynamicznymi.
Balık kekleri, haşlanmış yumurtalar ve yeşil soğan en yaygın olarak eklenen maddelerden bazılarıdır.Ciastka rybne, jajka na twardo i szalotki są jednymi z częściej dodawanych składników.
Erişim tarihi: 27 Şubat 2017. ^ "Yeni anayasa maddeleri nelerdir".17 lutego 2017 pojawiła się kolejna: „How Would You Feel?
183 ^ maddeler1830 wiernych.
Baryonik karanlık maddelere en iyi aday beyaz cüce yıldızlarıdır.Jedną z największych atrakcji Tel Awiwu są wspaniałe białe plaże.
Reçeteye tabi uyarıcı maddelerin özellikle öğrenciler arası kullanımı yaygındır.Korzystanie z leków na receptę jest szczególnie rozpowszechnione wśród uczniów trudnych kierunków studiów.
Sonraki yıllarda kendi fabrikalarını kurarak Edeka markasıyla gıda maddeleri üretmeye başladı.W następnych latach prowadził własną firmę zajmującą się dostarczaniem farb.
Maddeler arasında askeri ve maddi yardımdan da bahsedilmekteydi.Prosił między innymi o pomoc finansową i wojskową.
Her başlık, birinci derece mahkemeler ile yüksek maddeleri bünyesinde barındırır.Sądy każdego państwa w pierwszym rzędzie stosują własne normy kolizyjne pierwszego stopnia.
Katı haldeki maddeler için katı hal fiziği enerji şeridi modeli kullanılır.Dla materii w stanie stałym wykorzystuje się modele pasm energii zaczerpnięte z fizyki ciała stałego.
Bu yapay bileşikler halindeki katı maddelere doğada tabii halde rastlanmaz.Sztuczny miód nie zawiera unikatowych składników obecnych w miodzie naturalnym.
Bu maddelerden 30 kadarı silah olarak kullanıldı.Łącznie wyprodukowano ponad milion pistoletów tego typu.
Bayrak Partisi ile şu maddeler kastedilmiş olabilir: Bayrak Partisi (Mısır) Bayrak Partisi (Türkiye)Ci się odgrażają: powiesimy flagę Allaha na Białym Domu. (pol.).
Tüm maddeler BAE ocaklarından çıkarılacaktır.Maszyny powstaną w zakładach BAE Systems.
Bu terim, "Çin Cumhuriyeti Anayasası'na Ek Maddeler" bağlamında kullanılmaktadır.Jego nazwisko jest wymienione w preambule do Konstytucji Chińskiej Republiki Ludowej.
Balıklar bazı maddeleri memelilerden daha iyi ayırt edebilirler.Sporangiofory mogą przejawiać właściwości odmienne od reszty grzybni.
Minenin %96'sı mineralden ve geri kalanı su ve organik maddelerden meydana gelir.Jego tworzywo stanowią w 99% wodór i hel, zaś reszta to inne gazy oraz pył.
15 yaşında bağımlılık yapan maddeler kullanmaya başladı.W wieku piętnastu lat zaczął zażywać narkotyki.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.När de senare (vid stacken) tar loss fettet, slängs fröet iväg.
CAS ayrıca bu kimyasal maddelerin bir veritabanını (CAS registry) güncel tutup satmaktadır.CAS upprätthåller och säljer även en databas med dessa kemikalier.
İlk günlerinde, Çince Vikipedi'nin maddelerinin çoğu İngilizce versiyonundan çevrildi.I dess tidiga dagar var de flesta artiklar på kinesiska Wikipedia översatt från den engelska versionen.
Merkür yaklaşık olarak %70 metalik ve %30 silikat maddelerinden oluşur.Merkurius består av uppskattningsvis sjuttio procent metalliska ämnen och trettio procent silikater.
Erowid yasal ve yasa dışı maddeleri, hedeflenen ve yan etkilerini de dahil ederek belgeler.Erowid dokumenterar legala och illegala substanser, med avsedda och möjliga bieffekter.
Bu maddelerden 30 kadarı silah olarak kullanıldı.Minst tre gånger hittades ammunition i sådana anläggningar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod