Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.A bérek lecsökkennek, ez a középosztályt érinti leginkább, és onnan továbbgyűrűzik.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.De lonen gaan omlaag, dit heeft een gigantische impact op de middenklasse met alle gevolgen van dien.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Le paghe scendono; questo ha un'enorme impatto sulla classe media che viene spinta verso il basso.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Les salaires baissent ; l'impact sur la classe moyenne est énorme et les répercussions s'ensuivent.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Lönerna sjunker, vilket ger stora konsekvenser för medelklassen och sprider sig som ringar på vattnet.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Mzdy klesají; to má obrovský dopad na střední třídu a od ní se to řetězově šíří dál.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Plače se nižajo, kar močno vpliva na srednji razred, takšno življenje pa se širi tudi na druge sloje.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Salariile scad, asta are un impact uriaş asupra clasei mijlocii şi o va elimina de acolo.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Zarobki spadają, co ma ogromny wpływ na klasę średnią, a to tylko początek.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.Уровень зарплат снижается, и это сильнейший удар по среднему классу, который постепенно исчезает.
Maaşlar düşüyor; bunun orta sınıf üzerinde büyük etkileri var... ...ve oradan kopup gidiyor.الأجور تنخفض؛ وهذا له أثر كبير على الطبقة المتوسطة وينتقل هذا الأثر من هناك.
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""Emme voi, koska olette huijanneet palkoissamme."
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""Não podemos, anda a roubar os nossos salários!"
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""Nie mamy z czego, bo nam nie płacicie".
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""Non possiamo, perché le hai già detratte dai nostri stipendi".
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""¡No podemos porque te has llevado parte de nuestro sueldo!"
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!"VI HAR IKKE RÅD TIL DET MED VORES LAVE LØN.
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!"Vi har inte råd med den lön du betalar.
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""Πώς να πληρώσουμε με τους μισθούς που μας δίνεις;"
"Maaşlarımızdan kestiğiniz için ödeyemiyoruz!""Мы не можем, ведь вы урезаете нам зарплату".
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.우리는 그들이 봉급인상을 받을때마다 3퍼센트를 더 저축하도록 했습니다.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Chúng tôi mời họ tiết kiệm nhiều hơn 3% mỗi lần họ được tăng lương.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Kami mengundang mereka untuk menabung 3 persen lebih banyak setiap kali mereka menerima kenaikan gaji.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Le-am sugerat să economisească trei procente mai mult de fiecare dată când obţin o mărire.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Li abbiamo invitati a risparmiare il 3 per cento in più ogni volta che avevano un aumento.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Los invitamos a ahorrar tres por ciento más cada vez que obtuvieran un aumento.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Nós convidámo-los a poupar mais três pontos percentuais sempre que recebem um aumento.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Vi inviterede dem til at spare tre procentpoint mere op hver gang de fik en lønforhøjelse.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.We nodigden ze uit om drie procent meer te sparen elke keer dat ze loonsverhoging kregen.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Wir luden sie ein, drei Prozentpunkte mehr zu sparen, jedes Mal, wenn ihr Gehalt erhöht würde.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Zachęciliśmy ich, by po każdej podwyżce podnosili odkładaną sumę o 3%.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.Мы предложили им сберегать на три процента больше каждый раз, когда они получают прибавку к зарплате.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.הזמנו אותם לחסוך 3% נקודות יותר כל פעם שהם מקבלים העלאה בשכר.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.دعوناهم لادخار ثلاث نقطة مئوية أكثر كل مرة يحصلون على زيادة في المرتب.
Maaşlarının her artışında onları yüzde üç daha fazla tasarruf yapmaya davet ettik.昇給の度に 貯める額を3%増やすことです その結果がこうです
Maaşları pek yüksek denemez.A fizetésük eléggé pocsék.
Maaşları pek yüksek denemez.A moc dobře jim neplatí.
Maaşları pek yüksek denemez.Dan mereka menerima bayaran rendah.
Maaşları pek yüksek denemez.E não são assim tão bem pagos.
Maaşları pek yüksek denemez.Et ils ne sont pas si bien payés.
Maaşları pek yüksek denemez.Heille ei makseta kovin hyvin.
Maaşları pek yüksek denemez.그들은 돈을 많이 벌지 못해요.
Maaşları pek yüksek denemez.Nie płacą im dobrze.
Maaşları pek yüksek denemez.Non vengono pagati molto.
Maaşları pek yüksek denemez.Sie werden schlecht bezahlt.
Maaşları pek yüksek denemez.Si nu-s platiti prea bine.
Maaşları pek yüksek denemez.Và họ thường không có mức lương cao.
Maaşları pek yüksek denemez.Y no les pagan muy bien.
Maaşları pek yüksek denemez.Ze worden niet zo goed betaald.
Maaşları pek yüksek denemez.Και δεν τους πληρώνουν και τόσο καλά.
Maaşları pek yüksek denemez.И им не платят так много.
Maaşları pek yüksek denemez.И те не са много добре платени.
Maaşları pek yüksek denemez.ולא משלמים להם ממש הרבה.
Maaşları pek yüksek denemez.ولا يتقاضون رواتبهم بشكل جيد.
Maaşları pek yüksek denemez.成功を収めたインド人もいることを忘れ
Maaş sistemine baktığımızda, iki şey ödüllendiriliyor.Agora, o modo como o sistema de remuneração está feito diz que há duas coisas que são recompensadas.
Maaş sistemine baktığımızda, iki şey ödüllendiriliyor.Ahora, el funcionamiento del sistema de pagos recompensa dos cosas.
Maaş sistemine baktığımızda, iki şey ödüllendiriliyor.Bij het vaststellen van inkomens voor leraren zijn er twee factoren die worden beloond.
Maaş sistemine baktığımızda, iki şey ödüllendiriliyor. Birincisi kıdem.Ha két dolgot veszünk figyelembe a jutalmazásnál, akkor az egyik a szolgálati idő.
Maaş sistemine baktığımızda, iki şey ödüllendiriliyor.Dans le système de rémunération, deux choses sont récompensées.