İşçiler maaş artışlarını sormak için geldi.The workers came to ask about their pay raises.
Onun maaşı çok yüksek.Her salary is very high.
O, benim düşük maaşımdan şikayetçi oldu.She complained about my low salary.
Maaşımın düşük olduğundan şikâyet etti.She complained that my salary was low.
Onun maaşı düşük bu yüzden değişik işler yapmak zorunda.His salary is low so he has to do odd jobs.
Babam tüm maaşını anneme veriyor.My father gives my mother all of his salary.
Neden onun bir maaş zammı talebini reddettiniz?Why did you turn down his request for a pay raise?
Maaşımın iki katını kazanıyor.He earns twice my salary.
Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.I'll pay you back once I receive my salary.
Son zamanlarda, ona maaş çekini zamanında vermiyorlar.Recently, they have not been giving her her paycheck on time.
Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil.The banker's pay cut was temporary, not permanent.
Maaş çekimi aldığım için mutluydum.I was happy to receive my paycheck.
İşçiler daha iyi bir maaş için grev yapıyor.The workers are striking for better pay.
Her ay maaşımın %10'unu biriktirmeye çalışırım.I try to save 10% of my wages each month.
Birçok kişi yüksek maaşın başarı için bir şart olduğunu düşünüyor.Many people consider a high salary to be a condition for success.
Maaşı düşük olduğu için, o evi satın alamaz.Because his salary is low, he can't buy that house.
Yarın maaş günü.Tomorrow is payday.
Tom daha yüksek maaş öneren bir şirkete taşındı.Tom moved to a company that offered him a higher salary.
Tom'un çok yeterli maaşı var.Tom has a very decent salary.
Tom düşük maaşı hakkında şikâyette bulundu.Tom complained about his low salary.
Tom, daha yüksek bir maaş istedi.Tom asked for a higher salary.
Tom Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.Tom advanced Mary two week's salary.
Tom maaşının yarısını sevdiği hayır kurumuna bağışlıyor.Tom donates half his salary to his favorite charity.
Tom ona ödediğimiz maaşı hak ediyor.Tom deserves the salary we pay him.
Tom'un kesinlikle bir emekli maaşı var.Tom certainly has a pension.
Tom yüksek sağlık giderleri olduğu için maaşıyla geçinemiyor.Tom can't get along on his salary because he has high medical expenses.
Tom'un, Mary'nin ondan satın almasını istediği her şeyi maaşıyla almaya gücü yetmez.Tom can't afford all the stuff Mary wants him to buy on his salary.
Onun yüksek maaşı rahat bir şekilde yaşamasını sağlıyor.His higher salary allows him to live comfortably.
Tom'un makul bir maaşı vardır.Tom has a decent salary.
Benim aylık maaşım 300.000 yen.My monthly salary is 300,000 yen.
Gelir vergisi oranı maaş artışı ile orantılı olarak artar.The income tax rate increases in proportion to the salary increase.
Maaş gününü düşün.Think about pay day.
O, yüksek bir maaş alır.He receives a high salary.
Patronumdan bir maaş avansı istedim.I asked my boss a salary advance.
Onun maaşı aylık 250,000 yendir.His salary is 250,000 yen per month.
Maaş zammı isteğimiz reddedildi.Our request for a pay raise was turned down.
Onun maaşı aylık değil, günlük.She isn't paid monthly, but daily.
Yüksek bir maaş almasam bile, bu şekilde para kazanmaktan vazgeçmeye istekli değilim.Even if I don't get a high salary, I'm not willing to quit this way of making a living.
Bu ayın maaşı 200.000 yen oldu.This month's salary was 200,000 yen.
Maaşım yok çünkü işim yok.I don't have a salary because I don't have a job.
Tom maaşını hesaplıyor.Tom is calculating his salary.
Maaşımı hesaplıyorum.I am calculating my salary.
O bir maaş zammı istedi.He asked for a pay raise.
Onların işi maaşları hesaplamak.Their job is to calculate salaries.
Maaş iyidir.The pay is good.
Tom daha yüksek maaş alacağını düşünüyordu.Tom thought he was going to get a higher salary.
Bugün maaşımı aldım.I got paid today.
Tek şey maaşımın değişmeyecek olması.One thing that won't change is my salary.
Onlara bir uyarı vermeksizin insanların maaşlarını kesemeyiz.We can't just cut people's salaries without giving them some warning.
Sana daha yüksek bir maaş öneremeyiz.We can't offer you a higher salary.
Ne kazandığın patronun maaşı ile karşılaştırıldığında ufak tefek şey.What you make is small potatoes compared to the boss's salary.
Yalnızca maaş günü mutlu olurum.I'm only happy on payday.
İşte maaş çekin.Here's your paycheck.
Onlar maaşları artırdılar.They've increased the salaries.
Emekli maaşımı kaybedebilirim.I could lose my pension.
Tom'un maaşını ben ödüyorum.I pay Tom's salary.
Bu maaş çekine gerçekten ihtiyacım var.I really need this paycheck.
Tom'un komisyonları haftalık maaşını sıklıkla aşıyor.Tom's commissions often exceed his weekly salary.
Maaş satışlara dayanmaktadır.The pay is based on sales.
Bu yüksek maaşınla epey birikim yapmışsındır diye tahmin ediyorum.With that big salary you're getting I guess you've saved up quite a lot.