Ana içeriğe geç
Sözlük

maaş ile cümle

maaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Maaş yaş ve deneyime göre tespit edilir.The salary is fixed according to age and experience.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.His low salary prevents him from buying the house.
Şirket çalışanlarını düşük maaşlarla sömürdü.The company exploited its workers with low pay.
Küçük emeklilik maaşıyla yaşamak, onun için zordur.It's hard for him to live on his small pension.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.The old man lives on his pension.
Emekli maaşı yaşam giderleri için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Emekli maaşı geçim harcamaları için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Maaş altı kişilik bir aile için yeterli değildir.The pay is not adequate for a family of six.
Enflasyondan dolayı, maaşlar yüksek yaşam maliyetine ayak uyduramıyor.Because of inflation, salaries can't keep up with the high cost of living.
Şu anki maaşından memnun musun?Are you content with your present salary?
İlk maaşın ile ne yapacaksın?What are you going to do with your first pay?
Maaşın aileni geçindirmen için yeterli mi?Is your salary adequate to support your family?
Maaşın enflasyona ayak uyduruyor mu?Is your salary keeping up with inflation?
Size istikrarlı bir taban maaş artı satış komisyonu ödenecektir.You will be paid a stable base salary plus commissions on sale.
Onun yüksek maaşı onun konfor içinde yaşamasını sağladı.His high salary enabled him to live in comfort.
Maaşınla geçinemiyor musun?Can't you get by on your salary?
Bu ay maaşım yüksekti.My salary was high this month.
Bugün maaş günü.It is a payday today.
Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.My salary doesn't allow us to live extravagantly.
Büyük babam bir emekli maaşı ile yaşıyor.My grandfather is living on a pension.
Maaşını hemen ödedim.I paid his wages on the spot.
Maaşımın dörtte birini son üç yıldır bir kenara bıraktım.I have put aside one fourth of my salary for the last three years.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Maaşınla yaşasan iyi olur.You had better live on your salary.
Maaşımdan memnunum.I'm content with my salary.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.Women are employed at a lower salary than men.
Onun küçük bir emeklilik maaşıyla yaşaması zordu.It was hard for him to live on his small pension.
Maaşına ek olarak biraz geliri var.He has some income in addition to his salary.
Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.He has a pension to live on.
Maaşıyla zengin olmayacak.He won't get fat on his salary.
Onun maaşı yüzde on artırıldı.His salary was increased by ten percent.
Onun maaşı yedi sene öncesinin iki katı.His salary is double what it was seven years ago.
Onun maaşı ailesine bakamayacak kadar çok düşük.His salary is too low to support his family.
Onun maaşı aylık 250.000 yen.His salary is 250 thousand yen per month.
O hep düşük maaşından yakınıyor.He is always complaining about his low salary.
Ona cömert bir aylık maaş ödenir.He is paid a handsome monthly salary.
Daha iyi bir maaş alabilmek için Fransızca öğreniyor.He's learning French so he can get a better salary.
Küçük bir maaşla büyük bir aileyi geçindirmesi gerekiyor.He has to maintain a large family on a small salary.
Maaşı onun konfor içinde yaşamasını sağlar.His salary enables him to live in comfort.
İyi bir maaş teklif eden iyi bir şirkete geçti.He moved to a good company that offered a good salary.
O, maaşının artırılmasını talep etti.He demanded that his salary be increased.
Bir banka memuru olarak makul bir maaş alır.He gets a reasonable salary as a bank clerk.
Onun aylık maaşı 500.000 yenden az değildir.His monthly salary is no less than 500,000 yen.
O, şimdiki maaşından memnun değil.He is not content with his present salary.
O iyi bir maaş alır.He gets a good salary.
O yüksek bir maaş alır.He gets a high salary.
O, benim maaşımı yükseltmezdi.He would not raise my salary.
O, maaşımın iki katını kazanıyor.He is earning twice my salary.
O, maaşımın iki katını kazanır.He earns double my salary.
Maaş artışı istediler.They asked for an increase of salary.
O her zaman benim düşük maaşımdan yakınıyor.She is always complaining about my small salary.
O her zaman kocasının düşük maaşından şikayet ediyor.She is always complaining of her husband's small salary.
O küçük bir maaş için ofiste sıkı çalışıyor.She works hard in the office for a small salary.
O hep maaşının düşüklüğünden yakınıyor.She is always complaining of her small salary.
Maaşını aldığı gibi hepsini harcadı.As soon as she got her salary, she spent it all.
O bana küçük maaşımdan şikayetçi oldu.She complained to me of my small salary.
O, emeklilik maaşıyla yaşamak zorunda.She has to live on the pension.
O, şu anki maaşından memnun.She is content with his present salary.
Baba tüm maaşını anneye veriyor.Father gives Mother all his salary.
Babam maaşının bir bölümünü her ay bankaya yatırıyor.My father banks part of his salary every week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod