maaşın ile cümle
maaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Şu anki maaşından memnun musun?Are you content with your present salary?
İlk maaşın ile ne yapacaksın?What are you going to do with your first pay?
Maaşın aileni geçindirmen için yeterli mi?Is your salary adequate to support your family?
Maaşın enflasyona ayak uyduruyor mu?Is your salary keeping up with inflation?
Maaşınla geçinemiyor musun?Can't you get by on your salary?
Maaşını hemen ödedim.I paid his wages on the spot.
Maaşınla yaşasan iyi olur.You had better live on your salary.
Maaşına ek olarak biraz geliri var.He has some income in addition to his salary.
O hep düşük maaşından yakınıyor.He is always complaining about his low salary.
O, maaşının artırılmasını talep etti.He demanded that his salary be increased.
O, şimdiki maaşından memnun değil.He is not content with his present salary.
O her zaman kocasının düşük maaşından şikayet ediyor.She is always complaining of her husband's small salary.
O hep maaşının düşüklüğünden yakınıyor.She is always complaining of her small salary.
Maaşını aldığı gibi hepsini harcadı.As soon as she got her salary, she spent it all.
O, şu anki maaşından memnun.She is content with his present salary.
Baba tüm maaşını anneye veriyor.Father gives Mother all his salary.
Babam maaşının bir bölümünü her ay bankaya yatırıyor.My father banks part of his salary every week.
Babam tüm maaşını anneme veriyor.My father gives my mother all of his salary.
Birçok kişi yüksek maaşın başarı için bir şart olduğunu düşünüyor.Many people consider a high salary to be a condition for success.
Tom maaşının yarısını sevdiği hayır kurumuna bağışlıyor.Tom donates half his salary to his favorite charity.
Tom maaşını hesaplıyor.Tom is calculating his salary.
Tom'un maaşını ben ödüyorum.I pay Tom's salary.
Tom'un komisyonları haftalık maaşını sıklıkla aşıyor.Tom's commissions often exceed his weekly salary.
Bu yüksek maaşınla epey birikim yapmışsındır diye tahmin ediyorum.With that big salary you're getting I guess you've saved up quite a lot.
O yetersiz maaşına rağmen çok çalışıyor.Despite her meagre salary, she works very hard.
Maaşın komisyonlara dayalı.Your salary is based on commissions.
Maaşınız komisyon tabanlıdır.Your salary is commission-based.
Maaşınız satışa dayalıdır.Your salary is commission-based.
Maaşınız komisyona dayalıdır.Your salary is commission-based.
Maaşınız yaptığınız satışa dayalıdır.Your salary is commission-based.
Tom maaşına zam istedi.Tom asked for a raise in pay.
Maaşını kim ödüyor?Who pays your salary?
O genç adam, maaşındaki bir artışı hak ediyor.That young man deserves a raise in his wages.
İlk maaşınla başlayan emeklilik için tasarruf et.Save for retirement starting with your first paycheck.
Maaşını alır almaz onu harcadı.As soon as he received his pay, he spent it.
Umarım maaşın iyidir.I hope you're well paid.
Tom bugünkü maaşından memnun.Tom is content with his present salary.
Tom şu anki maaşından memnun değil.Tom isn't content with his present salary.
Benim vergilerim senin maaşını ödüyor, değil mi?My taxes pay your salary, right?
Şirket zarar etmesine rağmen CEO kendi maaşını artırdı.The CEO raised his salary even though the company was losing money.
Biz Tom'un maaşını ödüyoruz.We pay Tom's salary.
Tom düşük maaşından şikayet ediyor.Tom has been complaining about his low salary.
İlk maaşınla ne yapacaksın?What will you do with your first paycheck?
Tom'un maaşının ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what Tom's salary is.
Maaşınla yaşamını sürdürebiliyor musun?Can you survive on your salary?
Tom'un maaşını ödüyoruz.We're paying Tom's salary.
İlk maaşınızla ne yapacaksınız?What will you do with your first salary?
Sami, Leyla'nın maaşını ikiye katladı.Sami doubled Layla's salary.
Tom maaşının çoğunu boğazına harcıyor.Tom spends most of his salary on food.
Tom maaşının büyük bölümünü yeme içmeye harcıyor.Tom spends most of his salary on food.
Tom maaşının üçte birini kiraya harcıyor.Tom spends a third of his salary on rent.
Tom maaşına zam alabilmek için yardırdı.Tom bent over backwards to get a raise.
Zaman zaman Bay Yengeç maaşını ödemez.After a while the team did not pay his salary.
Aynı yıl haftalık $1,250 olan maaşını protesto edecekti.He asked for a pay increase of $1,250 a week.
22:13 Mahkeme, maaşını almayan koruma ile ilgili yasaları uygulamalı Ex.22:13 The courts must carry out the laws of an unpaid guard — Ex.
Bu olaylar sonunda maaşının bir kısmı düşürüldü.A small portion of this loan was eventually repaid.
Maaşını karısının yardımı ile alır.She got the flower with her friend’s help.
Maaşınız yükseliyor ve emekli oluyorsunuz.Because your pay goes up and you vest into your pension.
"Martha," dedi, "onlar maaşınızdan."Martha," she said, "they were your wages.
Şimde de sosyal güvenlik fonunun peşindeler. Evet, emekli maaşını istiyorlar!They want your fucking retirement money.