ma ile cümle
ma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bu fotoğraf makinesini istiyorum.I want this camera.
Masada kaç tane dergi var?How many magazines are on the desk?
Ben bu mahallede yaşarım.I live in this neighborhood.
Aynı masaya oturabilir miyim?Would you mind if I sit at the same table?
Taş, Kağıt, MakasRock, paper, scissors.
Eski olimpiyat eskrim şampiyonu Pál Schmitt Macaristan Cumhurbaşkanı seçildi.Former Olympic fencing champion Pál Schmitt has been elected President of Hungary.
Maalesef o çalışmıyor.I'm afraid it won't work.
Madem ki kayıtlıyım şimdi ne yapmak zorundayım?What do I have to do now that I'm registered?
Hafif-kavrulmuş kahve markaları en popüler kalır.Light-roasted coffee brands remain the most popular.
Magda bir İspanyolla evlenecek.Magda will be married to a Spaniard.
Şu anda mantı yok.There's no manti right now.
Söylediğin bana göre kesinlikle mantıksız.What you said makes absolutely no sense to me.
Bu mali denetim, aynı zamanda şirketin varlıklarının bir değerlendirmesini içerir.This financial audit also includes an evaluation of the company's assets.
Benim gözlerim mavi.My eyes are blue.
Gözlerim mavidir.My eyes are blue.
Mağazaya gideyim.Let me go to the store.
Abbott Mary'yi öldürdü.Abbott killed Mary.
Aaron Mary tarafından soğukanlılıkla öldürüldü.Aaron was coldly killed by Mary.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
O çalışma masası Meg için çok küçük.That desk is too small for Meg.
Kırmızı ve mavi, hangisini seversin?Red and blue - which one do you like?
Mary Abbott'u öldürdü.Mary killed Abbott.
Mary'yi de davet etmek istedin mi?Did you want to invite Mary, as well?
Yarım saat sonra gidersek Mary onu yapabilir.Mary might be able to make it if we go half an hour later.
Uçak kazası 200 kişinin hayatına mal oldu.The plane accident cost the lives of 200 people.
Her sabah market alışverişine giderim.I go grocery shopping every morning.
Matematiğin temeli özgürlüktür.Freedom is the essence of mathematics.
Savaş sırasında Bob birçok tehlikeli maceralar yaşadı.Bob had had many dangerous adventures during the war.
Bu masa temiz.This table is clean.
Üzgünüm, mantıların tümü bitti.I'm sorry, we're all out of manti.
Yanılmak insana mahsustur.To err is human.
Mayuko yalnız yaşamaya dayanamaz.Mayuko can't stand living alone.
O, orman maceraları hakkında bir kitap yazdı.He wrote a book about jungle adventures.
Malların teslimi fırtına nedeniyle ertelenmişti.The delivery of the goods was delayed due to the storm.
İnsan vücudundaki en büyük kas gluteus maximus'tur.The largest muscle in the human body is the gluteus maximus.
Lao Gan Ma ve benim bir aşk-nefret ilişkimiz var.Lao Gan Ma and I have a love-hate relationship.
Calderon'un maçları çok ilginçtir.Calderón's plays are very interesting.
Kendi masamı seçebilir miyim?Can I pick my own desk?
Pencereye yakın masayı alabilir miyim?Can I pick the desk by the window?
Madam Rodriguez deneme yazımı görmek istemedi mi?Didn't madam Rodriguez want to see my essay?
Bu mağazada her şey çok pahalı.Everything is very expensive in this store.
Masa rezervasyonunuz var mı?Have you got a table booked?
Onun kazağı mavi.His sweater is blue.
Bu mağazanın birçok müşterisi vardır.That shop has many customers.
Ben matematikten hoşlanırım.I like math.
Onların maliyeti nedir?How much do they cost?
Bir sinema bileti kaça mal olur?How much does a cinema ticket cost?
Onun maliyeti nedir?How much does it cost?
Grevler hakkında makaleler yazıyorum.I am writing articles about strikes.
Metal bir masam var.I have a metal table.
Ahşap bir masam var.I have a wooden table.
Ben siyah buluzü maviden daha çok severim.I like the black blouse more than the blue.
Büyük mağazaları tercih ederim: fiyatlar daha düşüktür.I prefer department stores: the prices are lower.
Sanırım Malbork kalesi harika.I think Malbork castle is wonderful.
Sanırım Juan María'yı seviyor.I think that Juan likes María.
Sana muhteşem bir manzara göstermek istiyorum.I want to show you a spectacular view.
Ben bir martıyım.I am a seagull.
Marilyn Monroe, 33 yıl önce öldü.Marilyn Monroe died 33 years ago.
Marilyn Monroe 33 yıl önce öldü.Marilyn Monroe died 33 years ago.
Yaşamanın maliyeti yükseldi.The cost of living has risen.