ma ile cümle
ma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun görüşü oldukça mantıklı.His view is quite logical.
Onun evi bu mağazadan uzak değildir.His house isn't far from this store.
O, yeni evin yaklaşık otuz milyon yene mal olacağını tahmin ediyor.He estimates that the new house will cost roughly thirty million yen.
Görüşünde bir mantık bulamıyorum.I find no logic in his argument.
Onun tartışması çok mantıklı değil.His argument was far from rational.
Maaşıyla zengin olmayacak.He won't get fat on his salary.
Onun maaşı yüzde on artırıldı.His salary was increased by ten percent.
Onun maaşı yedi sene öncesinin iki katı.His salary is double what it was seven years ago.
Onun maaşı ailesine bakamayacak kadar çok düşük.His salary is too low to support his family.
Onun maaşı aylık 250.000 yen.His salary is 250 thousand yen per month.
Onun söylediği bana göre mantıklı değil.What he said doesn't make sense to me.
O mantıklıdır.He makes sense.
Onun söylediği mantıklı değil.What he is saying does not make sense.
Onun fikri hiç mantıklı değil.His idea doesn't make any sense at all.
Onun küçük oyununa maddi destekte bulundum.I saw through his little game.
Makalesi kısa ve özdü.His essay was concise and to the point.
O, çekirdekten yetişme bir marangozdur.He is a carpenter by trade.
Mesleki kariyeri mahvoldu.His professional career was bankrupt.
Onun matematikteki yeteneği çok iyi.His ability in mathematics is outstanding.
Onun açıklaması hiç mantıklı değil.His explanation doesn't make sense at all.
Onun tavsiyesi her zaman mantıklı.His advice is always very sensible.
Onun cevabı mantıklıydı.His reply was logical.
Onun gözleri mavidir.His eyes are blue.
Onun cesur eylemi bir madalyaya layık.His brave action is worthy of a medal.
O, taleplerinde makuldür.He is reasonable in his demands.
Onun mantığının gücüne direnemedik.We could not resist the force of his logic.
Onun argümanı mantıklı idi.His argument was logical.
Ben onun mantığını takdir edemem.I cannot appreciate his logic.
Her zamanki gibi anahtarı masaya koydu.He put the key on the desk as usual.
Cebinden madeni bir para çıkardı.He took out a coin from his pocket.
Onun masum olduğunu iddia ediyor.He asserts that she is innocent.
Matematikte ondan daha iyi.He is superior to her in math.
O, Mandarin dilini konuşmada büyük ilerleme kaydetti.He has made great progress in speaking Mandarin.
O, Mart ayında okulu bitirdi.He finished school in March.
Mayıs ayı ortasında Japonya'ya dönecek.He will come back to Japan in the middle of May.
Matematikte çok iyi değildir.He is not very good at mathematics.
O hep düşük maaşından yakınıyor.He is always complaining about his low salary.
O her zaman mavi gömlek giyer.He always wears blue shirts.
O her zaman mavi gömlekler giyer.He always wears blue shirts.
O, malikhanesinde yaşar.He lives on his country estate.
O, açık mavi kravat takmıştı.He wore a light blue tie.
Bir miktar portakal almak için mağazaya gitti.He went to the store to buy some oranges.
O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.He gave up taking part in the marathon on account of his cold.
Maçı izlerken nefesini tuttu.He held his breath while watching the match.
O maçı kazanmaya zorunlu.He is bound to win the match.
O maçı daha iyi görmek için ayağa kalktı.He stood up so as to see the game better.
Yumruğunu masaya vurdu.He struck his fist on the table.
O, madeni paraların tarihi hakkında kitap yayınladı.He published the book about the history of coins.
O, cebinden bir madeni para çıkardı.He took a coin out of his pocket.
O, bu makineyi kullanmada iyi ilerleme kaydetti.He made good progress in handling this machine.
O, Mary ile sık sık buluşur.He often dates Mary.
O, ormandaki maceraları hakkında bir kitap yazdı.He wrote a book about his adventures in the jungle.
O, Mary için güzel bir daire buldu.He found a nice apartment for Mary.
O onun işine maloldu.That cost him his job.
O, makineyle ilgili bir açıklama yaptı.He gave an explanation of the machine.
Makinenin nasıl çalıştığını bana öğretti.He taught me how the machine operated.
O, makinenin ana hatlarını kısaca anlatır.He sketches the outline of the machine.
O, yanlış kullanarak makineyi bozdu.He broke the machine by using it incorrectly.
O, planın çok paraya mal olacağına dikkat çekti.He pointed out that the plan would cost a lot of money.
Sinemada makinisttir.He's the projectionist at the theater.