ma ile cümle
ma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O mağazada yeni bir ceket almak istiyorum.I would like to buy a new coat at that department store.
Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.I bought a new sewing machine.
Ben yeni mayomdan memnunum.I'm pleased with my new bathing suit.
Matematiği zerre kadar seviyorum.I like math least of all.
Matematikte zayıfım.I am weak in math.
Matematiği severim.I like maths.
Matematiği İngilizceyi çalıştığımdan daha çok çalışırım.I study math harder than English.
Matematiğe İngilizceden daha sıkı çalışırım.I study math harder than English.
Senin çalıştığından daha çok matematik çalışırım.I study math harder than you do.
Ben hiç matematik eğitimi yapmadım.I didn't study math at all.
Matematiği İngilizce kadar çok çalışırım.I study math as hard as English.
Matematiği İngilizce kadar çok çalışmıyorum.I don't study math as hard as English.
İngilizce kadar çok matematik çalışmıyorum.I don't study math as hard as English.
Ben matematik okumak istiyorum.I want to study math.
Matematik eğitimi görmeliyim.I need to study math.
Matsushima'yı ziyaret etmeden önce on yıl Sendai'de yaşadım.I had lived in Sendai for ten years before I visited Matsushima.
Pencereden dışarı manzaraya baktım.I gazed out of the window at the landscape.
Oğlumun masum olduğuna inandım.I am convinced that my son is innocent.
Ben kötü bir marangoz değilim.I'm a poor carpenter.
Ben yoksul bir marangozum.I'm a poor carpenter.
Erkek kardeşimin masasını taşımasına yardım ettim.I helped my brother move his desk.
Mağazada saatimi tamir ettirdim.I had my watch repaired at the store.
Mağazada yeni bir şapka seçtim.I picked out a new hat at the store.
Mağazanın önünde Tom'la karşılaştım.I met Tom in front of the store.
Mağazaya kadar bisikletimle gittim.I rode my bicycle to the store.
Cep hesap makinemi çaldırdım.I've had my pocket calculator stolen.
Cumartesi günü Cyril adlı oğlan arkadaşımla bir tenis maçı oynuyor olacağım.I will be playing a tennis match on Saturday with my boyfriend Cyril.
Nara manzaralarını seyredeceğim.I am going to see the sights of Nara.
Japonya umarım anayasasının 9. maddesine uyar.I hope that Japan will abide by Article 9 of her Constitution.
Onun tenis maçını kazandığına eminim.I am sure of his winning the tennis match.
Ona masasını taşıması için yardım ettim.I helped him carry his desk.
Onun masum olduğunu doğruladım.I affirmed that he was innocent.
Onun masum olduğunu düşündüm.I thought that he was innocent.
Onunla bir tenis maçım vardı.I had a tennis match with him.
Masumiyetimle ilgili onu ikna etmeye çalıştım.I tried to convince him of my innocence.
Onun konuşması bana göre mantıksızdı.His speech made no sense to me.
Onun mazeretlerinden bıktım.I'm sick of her excuses.
Genellikle cuma günü markete giderim.I usually go to market on Friday.
Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.I usually buy my clothes at the department store.
Ben maddi kazançla ilgilenmiyorum.I am not interested in material gain.
Ben maddi kazançlarla ilgilenmiyorum.I'm not interested in material gains.
Ben fiziği seviyorum ve matematiği daha da çok seviyorum.I like physics, and I like mathematics even more.
Benim mantıklı bir insan olmam gerekiyor.I'm supposed to be sensible human.
Benim mantıklı bir insan olmam bekleniyor.I'm supposed to be sensible human.
Maalesef ben büyük bir müzisyen değilim.I'm afraid I'm not much of a musician.
Bir macera öyküleri kitabı okudum.I read a book of adventure stories.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Her gün matematik çalışmayı prensip edinirim.I make it a rule to study math every day.
Kızım için yeni bir fotoğraf makinası alacağım.I'm going to buy a camera for my daughter.
Beyzbol maçını seyretmeye gittim.I have been to see the baseball game.
Gelecek hafta Londra'nın manzaralarını göreceğim.I'm going to see the sights of London next week.
Hem feni hem matematiği severim.I like both science and math.
Onlar masraflar bana ait olmak üzere çok eğlendiler.They had great fun at my expense.
Marketin %20 lik bir hissesine sahibiz.We have a 20% share of the market.
O mağazadan bir kamera, bir saat ve bazı yemek takımları satın aldık.We bought a camera, a clock and some dishes in that store.
Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.We admired the beauty of the scenery.
Biz kediye Madonna diyoruz.We call the cat Madonna.
Tepenin zirvesinden manzarayı inceledik.We surveyed the view from the top of the hill.
Sağlığımız için margarin yerine tereyağı kullanmalıyız.We should substitute margarine for butter for our health.
Malzemeleri Malezya'dan alırız.We get the materials from Malaysia.