ma ile cümle

ma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mağazayı pek çok kişiye sordum, ancak kimse onu duymamıştı.I asked many persons about the store, but no one had heard of it.
Yaşlı beyefendinin caddeyi geçip köşedeki bir mağazaya girdiğini gördüm.I saw the old gentleman cross the street and enter a store on the corner.
Matematikle gittikçe daha az ilgilenmeye başladım.I became less and less interested in mathematics.
Ben masanın altına saklandım.I hid under the table.
Masanın altına saklandım.I hid under the table.
Masaya koymak için birkaç güzel çiçek istiyorum.I want some beautiful flowers to put on the table.
Paltomu büyük bir mağazadan ısmarladım.I ordered my overcoat from a department store.
Şans eseri mağazada Jane ile karşılaştım.I met Jane in the department store by chance.
Televizyonda boks maçı gördüm.I saw the boxing match on television.
Televizyonda bir tenis maçı izledim.I watched a tennis match on TV.
Mayuko ile randevulaştım.I made an appointment with Mayuko.
Mary'nin söylediği kadar iyi şarkı söyleyemem.I can't sing as well as Mary did.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Mary'nin bir vitrine baktığını gördüm.I saw Mary looking into a show window.
Ben haberleri Tom'a anlattım, Mary'ye değil.I told the news to Tom, not to Mary.
Ben Mary'ye biraz para boçluyum ve gelecek pazartesiye kadar ona geri ödemeliyim.I owe Mary some money and must pay her back by next Monday.
Mary'yi gördüğüm her seferde, ondan yeni ve önemli bir şey öğreniyorum.Each time I see Mary, I learn something new and important from her.
Mary'ye kompozisyonumdaki hataları düzelttirdim.I got Mary to correct the errors in my composition.
Mary'yi aradım, ancak hat meşguldü.I phoned Mary, but the line was busy.
Mary'ye bir kitap verdim.I gave Mary a book.
Mary'nin annesi olduğunu düşündüğüm bir kadın gördüm.I saw a woman who I thought was Mary's mother.
Mary'ye yardımı için teşekkür ettim.I thanked Mary for her help.
Ben yardımı için Mary'ye teşekkür ettim.I thanked Mary for her help.
Mary'yi Anneme ve babama tanıttım.I introduced Mary to my parents.
Mary'nin yurtdışına gittiğini biliyorum.I know that Mary went abroad.
Bir rugby maçını video kasete kaydettim.I recorded a rugby game on videotape.
Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.I usually buy clothing at a local store.
Ben doktora gittim, maalesef orada yoktu.I went to see the doctor, only to find him absent.
Ben çatıyı açık maviye boyadım.I painted the roof light blue.
Yıllardır bu mağaza ile ilgilenmekteyim.I've dealt with this store for years.
Maaşımın dörtte birini son üç yıldır bir kenara bıraktım.I have put aside one fourth of my salary for the last three years.
Okuldan sonra bazen mağazada anne babama yardım ederim.I sometimes help my parents in the shop after school.
Büyük haritayı masanın üstüne yaydım.I spread the big map on the table.
Haritayı masaya serdim.I unfolded the map on the desk.
Geçen yaz macerasını hatırlıyorum.I remember last summer's adventure.
Mademki ben bir öğretmenim, başka türlü düşünüyorum.Now that I am a teacher, I think otherwise.
Masumiyetinden tamamen eminim.I am fully convinced of your innocence.
Ben senin mantığını takip edemem.I cannot follow your logic.
Mali sıkıntılar yaşıyorum.I am in financial difficulties.
Manzaraları görmek için geldim.I've come to see the sights.
Suç mahalline gittim.I went to the scene of the crime.
Öğleden sonra 4.00'te stadyuma geldim ama maç zaten başlamıştı.I arrived at the stadium at 4:00 p.m., but the game had already started.
Bu ay masraflarımı azaltmak zorundayım.I have to reduce my expenses this month.
Ben bu öğleden sonra Mary ile görüşeceğim.I'll be seeing Mary this afternoon.
Ben bu öğleden sonra Mary'yi göreceğim.I'm going to see Mary this afternoon.
Asit yağmuru hakkında dün bir makale okudum.I read an article about acid rain yesterday.
Dün Mary ile parka gittim.I went to the park with Mary yesterday.
Dün Mary ile buluştum.I met Mary yesterday.
Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.I had never seen such an exciting rugby match as one I saw yesterday.
Ben bir çocukken Seiko Matsuda gibi bir yıldız olmayı hayal ettim.When I was a kid, I dreamed of becoming a star like Seiko Matsuda.
Markette meyve için üç elma ve iki salkım üzüm aldım.I bought three apples and two bunches of grapes for dessert at the market.
Kağıdı bir makasla kestim.I cut the paper with a pair of scissors.
Kaza mahalline çağrıldım.I was called out to the scene of the accident.
Bazen bir konserve açacağı olarak makas kullanırım.I sometimes use scissors as a can opener.
Düzeltmek için masayı baş aşağı çevirdim.I turned the table upside down to fix it.
Gelecekte benim için mağazada ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what is in store for me in the future.
Küçük Mary'yi gazyağı ısıtıcısına dokunmaması için uyardım.I warned little Mary to leave the kerosene heater alone.
Ben masayı temizledim.I cleared the table.
Benim yeni bir fotoğraf makinem var.I got a new camera.
Yeni bir fotoğraf makinesi almak istiyorum.I want to buy a new camera.

İlgili Sayfalar