Ana içeriğe geç
Sözlük

maşala ile cümle

maşala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir veranda dışında küçük masalar vardır.Outside a patio has small tables.
Kendi kendine erişim sisteminde müşteriler yuvarlak tepsiler ve maşalar alıp ekmeklerini seçerler.In the self access system, customers take circular trays and tongs and select their breads.
Servis için bir tepsi üstü olan masalar içindir.They are for tables that have a tray top for serving.
Specialized ekibin şasilerini, maşalarını ve kasklarını tedarik edecekti.Specialized would supply the team's frames, forks, and helmets.
Paskalya masaları ardıç veya solgun dallarla süslenir.[1]Easter tables being decorated with juniper or sallow twigs.[34]
Ünlü Roma antikacısı Varro, masala akılcı bir açıklamasını öne sürmüştür.A rationalistic explanation of the fable was propounded by the eminent Roman antiquary Varro.
Bazı masalar yuvarlaktır.Manche Tische sind rund.
Antik çağda, masalarda yatmak gelenekseldi.In der Antike war es üblich, sich an Tische zu legen.
Ancak ayakta duran masalar da var (resepsiyonlardaki bar masaları, bistro masaları).Es gibt aber auch Tische, die im Stehen benutzt werden (Stehtische bei Empfängen, Bistrotische).
Ancak, henüz beşinci şarkıya gelinmeden masalar, sandalyeler kırıldı.Erst ab dem fünften Glied sind die Fühler gesägt.
Eski İstanbul'da çok yaygın olarak tüketilen çiroz günümüzde çok nadir olarak masalarda görülmektedir.Die in kleiner Auflage gepresste Platte gilt heute als Rarität.
Kitap, Brunhoff'un eşi Cecile'in çocukları için icat ettiği bir masala dayanmaktadır.Es basiert auf einer Geschichte, die sich Jean de Brunhoffs Frau Cécile für ihre Kinder ausgedacht hat.
Sigara içilen masalarda, masa tablasını ateşten korumak için pirinç levha bulunur.Rauchertische haben eine Messingplatte, um die Tischplatte vor Brand zu schützen.
Bu iki cam parçası maşalar yardımı ile geçici olarak mühürlenir.Les différentes pièces sont collées entre elles à l'aide d'époxyde.
Yemek masaları Büyük Saat Kulesi'nin çevresindeki 10'dan fazla caddeye yerleştirilir.Los cuartos no los da más que el gran reloj de la plaza.
Magic Box da Anya ve Xander davetlileri ve masaları düzenlemektedir.En la tienda de magia, Xander y Anya organizan las mesas del banquete.
Maşalada köyün gençleri, oyun çıkararak, güncel konuları işler.In una ditta di fattorini, i ragazzi che vi lavorano scherzano e passano il tempo.
Spor masaları ve tezgâhlar, Apple Store'daki tablolara benzer.Столы и скамейки будут напоминать те, которые можно видеть в Apple Store.
Örneğin, bir sınıfta masalara sabitlenmiş bilgisayarları ele alalım.Например, представьте класс с компьютерами, где компьютеры прикреплены к партам.
Yorulmaksızın masaların arasında dolaşır.Сказывалась усталость от бесконечных гастролей.
Oyundaki masalar farklı büyüklüklerde olabilir.Игровые карты могут быть разных размеров.
İlk görülen masalar dikdörtgen biçimliydi.Начальной формой была, по-видимому, Мещерда.
(Örneğin masa kavramı yoktur, sadece tek tek masalar vardır.В «сказке» нет фантазии, а есть только одни выкрутасы.
Maşalada köyün gençleri, oyun çıkararak, güncel konuları işler.Молодёжь села устраивала в период, свободный от полевых работ, ежедневные посиделки с танцами и играми.
Oyundaki masalar farklı büyüklüklerde olabilir.وقد تتناول موضوع القيم في عالم جديد مختلف.
Pizza Hut masaları.Portal Pizza de Ontem.
Masalar etrafa dağılmış.São correntemente cortadas em redondo.
Masalarda kumar da oynanmaktadır.Een Woord aan Mevr. de Wed.
Örnek olarak kömür parçalarını alarak ateşin içine yerleştirmeye yarayan ateş-maşaları verilebilir.De blikschaar wordt bijvoorbeeld door de brandweer gebruikt om auto's open te knippen.
Eski İstanbul'da çok yaygın olarak tüketilen çiroz günümüzde çok nadir olarak masalarda görülmektedir.Tak ostry sprzeciw wobec rozmaitych przejawów egalitaryzmu jest współcześnie rzadko spotykany.
Masalara meze olan kız.Tak w wykazie KOBiDZ.
Masalar etrafa dağılmış.Fröna är nästan runda.
Antik çağda, masalarda yatmak gelenekseldi.Under siestan är det vanligt att sova middag.
Bazı masalarda kaleciler topu top masanın köşesinde hareketsiz kaldığında alamamaktadırlar.Бити по кулі палицею, коли куля стоїть біля краю столу, було незручно.
(Örneğin masa kavramı yoktur, sadece tek tek masalar vardır.(Plusz egy fejezet Legendák nélkül.
İlk görülen masalar dikdörtgen biçimliydi.A legelsőként megjelent változat az ötajtós volt.
Masalarda kumar da oynanmaktadır.A mérkőzéseket füvön játsszák.
Akşam tekrar oğlan evi, kız evine davul zurna eşliğinde maşalamaya gider.Seuraavana päivänä Kirsti joutuu jälleen pakenemaan poliisia poikamiesten taloon.
Masalarda kumar da oynanmaktadır.Korttipelejä pelataan myös uhkapeleinä.
Masalarda kumar da oynanmaktadır.Το παιχνίδι παίζεται σε παρτίδες.
Sandalyeler, masalar, her şey kırıldı.Υφάσματα, τουαλέτες, πατρόν, αρχεία όλα καταστράφηκαν.
Dış tesirlerle masalarımızda görülmüştür.Se video under eksterne henvisninger.
Saç maşaları aslen 1920'li senelerde ortaya çıkarak kendini göstermeye başlamıştır.Den håndholdte hårtørrer blev føst lanceret i 1920.
Antik çağda, masalarda yatmak gelenekseldi.Men i antikken var det mer vanlig å bruke honning.
Pizza Hut masaları.Renovasi Pizza Hut.
Masalarda kumar da oynanmaktadır.Lapo ini juga berfungsi sebagai tempat berjudi.
(Örneğin masa kavramı yoktur, sadece tek tek masalar vardır.(Ada dua jenis pengecualian untuk aturan tentang kata-kata hanya memiliki satu tanda.
Bahsi geçen kişiler ise masalara yaslanarak otururlar ve odanın en ucunda beraber içerler."Kemudian korban duduk 'di atas botol dan menikmati'."
Barda içmek, masalardan birinde daha ucuzdur.Minumannya tidak selengkap di bar.
Pizza Hut masaları.ピザハットのピザファイト!
6-7 ay sonra Osman Gürbüz’ü gördüğümde ‘Hablemitoğlu’nun parasını masalarda bitirdik’ dedi.”随后,薛蛮子时隔7个月后发表微博,表示“希望发挥正能量”。
Spor masaları ve tezgâhlar, Apple Store'daki tablolara benzer.스포츠 테이블과 벤치는 애플 스토어의 테이블과 비슷하다.
Yunanlar genelde masalarda oturarak yemeklerini yerlerdi.היוונים נהגו לאכול את ארוחתם בהיותם יישובים.
Eski İstanbul'da çok yaygın olarak tüketilen çiroz günümüzde çok nadir olarak masalarda görülmektedir.מסורת מפוארת זו היא נדירה ומבוצעת היום באיסטנבול.
Bahsi geçen kişiler ise masalara yaslanarak otururlar ve odanın en ucunda beraber içerler."Küllap ka müüri peal istuvatele meestele, kes koos teiega peavad sööma oma rooja ja jooma oma kust!"
adak ekmeklerinin dizildiği masalar için belirlenen altını, gümüş masalar için gümüşü,A dal zlata podľa váhy na stoly chlebov predloženia, na každý zo stolov, i striebra na strieborné stoly
adak ekmeklerinin dizildiği masalar için belirlenen altını, gümüş masalar için gümüşü,edelleen näkyleipäpöytien kullan painosta, kunkin pöydän erikseen, samoin hopeasta tehtävien pöytien hopeasta;
adak ekmeklerinin dizildiği masalar için belirlenen altını, gümüş masalar için gümüşü,또 진설병의 각 상을 만들 금의 중량을 정하고 은상을 만들 은도 그렇게 하고
adak ekmeklerinin dizildiği masalar için belirlenen altını, gümüş masalar için gümüşü,Người cũng chỉ số cân về các ban để bánh trần thiết, và bạc về những bàn bằng bạc;
adak ekmeklerinin dizildiği masalar için belirlenen altını, gümüş masalar için gümüşü,Người cũng chỉ_số cân về các ban để bánh trần_thiết , và bạc về những bàn bằng bạc ;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod