Ana içeriğe geç
Sözlük

maşa ile cümle

maşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom oradaki masanın üstünde senin için bazı kitaplar bıraktı.Tom left some books for you on that table over there.
Tom masanın altına süründü.Tom crawled under the table.
Omuz masajı ister misiniz?Would you like a shoulder massage?
Tom'un masasında bir yığın ders kitabı var.Tom has a pile of textbooks on his desk.
Masada sessiz olun!Silence at the table!
Dev bir asteroit dünya ile çarpıştığında Tom masasında oturuyordu.Tom was sitting at his desk when a giant asteroid collided with the earth.
Masa neden kirli?Why is the table dirty?
Masayı taşımama yardım edebilir misin?Can you help me move the table?
Tom'un anahtarları hala masanın üstünde.Tom's keys are still on the table.
Masayı kurmana gerek yok. Yemek için dışarı çıkıyoruz.There's no need to set the table. We're going out to eat.
Tom'un masasında Mary'nin bir fotoğrafı var.Tom has a picture of Mary on his desk.
Sami, Leyla'nın yemek masasında oturmaya devam etti.Sami continued to sit at Layla's lunch table.
Sami birkaç masa uzağa oturdu.Sami sat a few tables away.
Tom izin istedi ve masadan ayrıldı.Tom excused himself and left the table.
Masaya bir kitap koydum.I placed a book on the table.
Masanın etrafında oturuyoruz.We are sitting around the table.
Lütfen masayı kurmama yardım eder misin?Can you please help me set the table?
Lütfen bu kitabı masama koy.Please put this book on my desk.
Tom kendi başına bir masada oturuyordu.Tom was sitting at a table by himself.
Tom masamı kullanabilir.Tom may use my desk.
Tom masanın üzerindeki kitabı gösterdi.Tom pointed to the book on the desk.
Bu masanın fiyatı üç yüz dolar.This desk cost three hundred dollars.
Sami masasının arkasındaydı.Sami was behind his desk.
Tom masasında yedi.Tom ate at his desk.
Tom, pizzaları masanın üstüne koydu.Tom set the pizzas down on the table.
Tom ve Mary pencerenin yanında iki kişilik bir masaya oturdular.Tom and Mary sat at a table for two near the window.
Evdeki masanın üstünde ne var?What's on your desk at home?
Tom masasında, değil mi?Tom is at his desk, isn't he?
Bu masa sana 300 dolara mal oldu, değil mi?This desk cost you $300, didn't it?
Tenis oynamam ama masa tenisi oynuyorum.I don't play tennis , but I play table tennis.
Tom bizden üç masa uzağa oturdu.Tom sat three tables away from us.
Tom bitişik masada oturuyordu.Tom was sitting at the next table.
Bu masa senin için biraz alçak, değil mi?This desk is a little too low for you, isn't it?
Masa Tenisini severim.I like ping pong.
Masada senin için bir anahtar bırakacağım.I'll leave a key for you on the table.
Tom masa ve sandalyeleri boyadı.Tom painted the table and the chairs.
Bir kedi masaya oturdu.A cat sat on the table.
Tom tabağı masaya getirdi.Tom brought the dish over to the table.
Sami masasından çok hızlı kalktı.Sami got up from his table so fast.
Tom tabakları masaya dizdi.Tom set the plates down on the table.
Tom masada Mary'nin karşısında oturdu.Tom sat opposite Mary at the table.
Tom, Mary'ye masaj yapıyordu.Tom has been massaging Mary.
Ejderha bir masal canavarıdır.Dragons are fictional creatures.
Akşam yemeğinde masa altından ayaklarınızla oynaşıyor muydunuz?Were you playing footsie with each other at dinner?
Tom'un masasını taşımasına yardımcı oldum.I helped Tom move his desk.
Tom'un, kendi masasını taşımasına yardım ettim.I helped Tom move his desk.
Tom'un masasını taşımasına yardım ettim.I helped Tom carry his desk.
Tom masayı nemli bir bezle sildi.Tom wiped off the table with a damp rag.
Masanın üstünde yarısı yenmiş bir pizza vardı.There was a half-eaten pizza on the table.
Tom masayı devirdi.Tom took his ball and went home.
Masa tahtadan yapılmış.The table is made of wood.
Masa ahşap.The table is made of wood.
Tom'un masabaşı bir işi var.Tom has a white-collar job.
Bu masa sallanıyor.This table is wobbling.
Bu masa dengede durmuyor.This table is wobbling.
Masako, Japon bir kadındır.Masako is a Japanese woman.
Masako bir Japon kadınıdır.Masako is a Japanese woman.
Maalesef masa boşalana kadar beklemeniz gerekecek.Unfortunately you'll have to wait until the table is available.
Kalemi masanın altında değildi.His pen was not under the table.
Kalemin masanın altındaydı.Your pen was under the table.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod