Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Една цифра за това: 54 процента от децата на възраст до пет години страдат от недохранване.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.Приведу вам ещё одну цифру: 54% детей в возрасте до 5 лет страдают от недоедания.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.נתון אחד שמדגים זאת: 54 אחוז מהילדים מתחת לגיל 5 סובלים מתת-תזונה.
Bunun için oran olarak: beş yaşın altındaki çocukların yüzde elli dördü yetersiz beslenmeden mağdurdu.إن بعض الاحصائيات تقول ان 54% من الاطفال تحت سن الخامسة في أفغانستان يعانون من سوء في التغذية
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Apakah hanya sekadar keluhan?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Có phải là do sự bất bình?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Czy chodzi tu jedynie o urazy?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Drejer det sig bare om klagepunkter?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Este vorba doar despre lipsuri?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Gaat het alleen om grieven?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Geht es nur um Missstände?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Handlar det bara om missnöje?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Je to o křivdě?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?단지 불만사항에 대한건가요?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Ne s'agit-il que de doléances ?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Si tratta solo di lamentele?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?¿Son solo lamentos?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Trata-se apenas de ressentimentos?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Πρόκειται μόνο για αδικίες;
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Виноваты ли во всем обиды и недовольство?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?Дали става дума само за оплаквания?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?האם מדובר רק באי-צדק?
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?هل هو فقط عن الشعور بالظلم ؟
Bu sadece mağduriyetle mi ilgili?単に教育の欠如の問題でしょうか?
Bu sırada Ximena Medellín mağdurların gerçek sayısının belirsiz olduğundan bahsetti:Ximena Medellín hingegen deutete auf die Ungewissheit über die tatsächliche Opferzahl hin:
Bu sırada Ximena Medellín mağdurların gerçek sayısının belirsiz olduğundan bahsetti:Ximena Medellín zmiňuje nejasný počet obětí:
Bu sırada Ximena Medellín mağdurların gerçek sayısının belirsiz olduğundan bahsetti:Тем временем, Ximena Medellín упомянула о неопределенности относительно фактического количества жертв:
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizceAsistencia a víctimas de delitos de índole sexualfinés _ sueco _ inglés
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizceSoutien aux victimes de violences sexuellesfinnois _ suédois _ anglais
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizceStöd till offer för sexuellt våldfinska _ svenska _ engelska
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizceTukea seksuaalisen väkivallan uhreillesuomi _ ruotsi _ englanti
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizceПомощь жертвам сексуального насилияфинский _ шведский _ английский
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizceالدعم لضحايا العنف الجنسيالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Cinsel tacize mağdur kalanlara yönelik destekFince _ İsveççe _ İngilizce为遭受性暴力侵害者提供的援助芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.다들 그러니까요, 그리고 만약 한 사람이 그걸 깨달으면 다른 사람들은 약간 불쾌하겠죠.
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.Livet är kort
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.Perché tutti lo sono, e se una persona se ne rende conto, l'altra si sentirà un po' offesa.
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.لأن الجميع يفعل ذلك. و لو أدركها شخص واحد سيشعر الآخرين بالإهانة.
Çünkü mağdur bir halde bir ilişkiye girmeyin!Car il ne s'agit pas de vous lancer dans une relation avec une position défavorable !
Çünkü mağdur bir halde bir ilişkiye girmeyin!Gehe eine Beziehung nicht aus einer benachteiligten Position ein!
Çünkü mağdur bir halde bir ilişkiye girmeyin!Não entrem numa relação numa posição desfavorecida.
Çünkü mağdur bir halde bir ilişkiye girmeyin!Protože... nevstupujte do vztahu ve znevýhodněné pozici.
Çünkü mağdur bir halde bir ilişkiye girmeyin!Want start niet aan een relatie in een nadelige positie!
Çünkü mağdur bir halde bir ilişkiye girmeyin!Потому что, не надо начинать отношения с невыгодной позиции!
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Bởi vì bạn cũng là một nạn nhân, hoặc ở đỉnh cao, như tôi.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Cǎci, ori eşti o victimǎ, ori deasupra, ca mine
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Denn entweder bist du ein Opfer oder der Täter, wie ich.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz. Hoşçakal Abraham Lincoln.さようなら、エイブラハム・リンカーン
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.왜냐하면 당신은 피해자가 될수도 있고, 저처럼 가해자가 될수도 있으니까요.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Mert vagy áldozat vagy, vagy a csúcson, mint jómagam.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Parce que vous êtes soit une victime, soit au-dessus des autres, comme moi.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Perché o siete la vittima, o avete il potere, come me.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Ponieważ jesteście, albo na dole, albo na górze, tak jak ja.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Porque o eres una víctima, o estás arriba, como yo.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Want of je ondergaat geweld, of je pleegt het, zoals ik.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Γιατί είσαι είτε θύμα, είτε στην κορυφή όπως κι εγώ.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Бо ви або жертва, або ви зверху, як я.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Защото или си жертва, или отгоре, като мен.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.Потому что Вы либо жертва, либо на вершине, как я.
Çünkü ya mağdur ya da benim gibi üstündesiniz.בגלל שאתה או קורבן, או שאתה למעלה, כמוני.