Mağdur Destek Hizmeti ücretsiz hukuki danışmanlık da sunmaktadır.مناوبة الطوارئ لضحايا الجرائم تقدم أيضاً استشارات محامٍ مجانية.
Mağdur Destek Hizmeti ücretsiz hukuki danışmanlık da sunmaktadır.您可通过电话或网络聊天联系援助中心,也可亲自访问。援助中心还提供免费律师咨询服务。
Mağdur Destek HizmetiДежурная служба для жертв преступлений
Mağdur Destek Hizmetiمناوبة الطوارئ لضحايا الجرائم
Mağdur Destek Hizmeti犯罪受害者紧急援助
Mağdur Destek Hizmeti犯罪受害者紧急援助中心
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarını빈곤한 학생들이 고등의 과학과 수학 수업을 평등하게 접할 수 있음을
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıסטודנטים מעוטי יכולת יוכלו לקבל גישה שווה לשיעורי מדע ומתמטיקה מתקדמים
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıالطلاب الأقلَ حظاً يمكن أن يحصلوا على فرصة مساوية في الوصول إلى فصولٍ متطورة في العلوم والرياضيات
Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarını想像してください
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Az áldozat agyában oxytocin keletkezik, máris veszed elő a pénztárcádat, hogy odaadd a pénzt.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Creierul victimei eliberează oxotocină și îți deschizi portofelul sau geanta și dai banii.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Das Gehirn des Opfers setzt Oxytocin frei, Sie öffnen Ihre Geldbörse und geben das Geld.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.El cerebro de la víctima libera oxitocina y ésta abre la billetera de par en par, regalando el dinero.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Het brein van het slachtoffer geeft oxytocine af, en je doet je portemonnee open en geeft het geld af.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Il cervello della vittima rilascia ossitocina, e ti fa aprire il portafoglio o la borsa, dando via i soldi.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.그 희생자의 두뇌는 옥시토신을 방출하고 여러분은 여러분의 지갑이나 핸드백을 열어, 돈을 줍니다
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mozek oběti uvolňuje oxytocin, a už otevíráte kabelku nebo peněženku a rozdáváte peníze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mózg ofiary wydziela oksytocynę wyjmujesz portfel czy torebkę i oddajesz pieniądze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Mozog obete uvoľní oxytocín, a otvárate vašu peňaženku alebo kabelku, rozdávajúc peniaze.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Não bộ của nạn nhân giải phóng oxytocin, và bạn sẽ mở hầu bao ra và ném tiền cho kẻ khác.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.O cérebro da vítima liberta oxitocina, e estamos a abrir a carteira, oferecendo dinheiro.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Offerets hjerne udløser oxytocin, og du åbner pludselig din pung og giver penge væk.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Otak dari si korban melepaskan oksitosin dan Anda membuka dompet Anda dan memberi uang.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Uhrin aivot vapauttavat oksitosiinia, ja olet valmis antamaan rahasi pois.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Ο εγκέφαλος του θύματος εκκρίνει ωκυτοκίνη, κι ανοίγεις το πορτοφόλι ή την τσάντα, δίνοντας τα χρήματα.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Мозг жертвы вырабатывает окситоцин, и она открывает кошелек или сумочку, отдавая деньги.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.Мозъкът на жертвата отделя окситоцин, а вие отваряте портфейла или портмонето си и давате пари.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.У мозку жертви виробляється оксицотин і вона радо відкриває гаманець чи сумочку та віддає гроші.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.מוח הקורבן משחרר אוקסיטוצין, והוא פותח את ארנקו ונותן את כספו.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.عقل الضحية يفرز الأوكسيتوسين، وعلى الفور يدفعك لأن تفتح محفظتك أو حقيبتك مقدماً المال عن طيب خاطر.
Mağdurun beyni oksitosin salgılar ve kesenin ağzını açar, parayı verir.つい財布を開け お金をあげてしまうのです こうしてオキシトシンを
Mağdurun yanındai, içinde alkol bulunan bir çantanın bulunduğunu söyledi.Les résultats des examens nous permettront de connaitre l'état dans lequel se trouve notre collègue.
Mağdurun yanındai, içinde alkol bulunan bir çantanın bulunduğunu söyledi.Řekl, že vedle ní byl nalezen sáček s alkoholem.
Mağdurun yanındai, içinde alkol bulunan bir çantanın bulunduğunu söyledi.Он также сообщил, что рядом с ней была найдена сумка с алкоголем.
Mağdur ve zanlı kabul ederlerse, ceza davası uzlaştırma yoluyla da çözümlenebilir.Ett brottmål kan även medlas, om offret och den brottsmisstänkta samtycker till detta.
Mağdur ve zanlı kabul ederlerse, ceza davası uzlaştırma yoluyla da çözümlenebilir.Rikosasia voidaan myös sovitella, jos uhri ja rikoksesta epäilty siihen suostuvat.
Mağdur ve zanlı kabul ederlerse, ceza davası uzlaştırma yoluyla da çözümlenebilir.В этом случае необходимость присутствия на заседании отсутствует.
Mağdur ve zanlı kabul ederlerse, ceza davası uzlaştırma yoluyla da çözümlenebilir.من الممكن أيضاً تسوية القضية الجنائية، إذا وافق على ذلك كل من الضحية والمتهم.
Mağdur ve zanlı kabul ederlerse, ceza davası uzlaştırma yoluyla da çözümlenebilir.并非所有的刑事案件都经由法院受理。如果受害人和犯罪嫌疑人都同意,刑事案件也可进行和解。通过和解,可就犯罪赔偿达成一致。
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır.A él serán citados la víctima del delito, el sospechoso del delito y los testigos.
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır.Dit kallas brottsoffret, den brottsmisstänkta och vittnen.
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır. Duruşmaya katılmak zorunludur.В суд вызывают потерпевшего, подозреваемого в совершении преступления и свидетелей.
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır.La victime du délit, le suspect et les témoins seront convoqués sur place.
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır.Sinne kutsutaan rikoksen uhri, rikoksesta epäilty ja todistajat.
Mahkemeye suç mağduru, zanlı ve tanıklar çağrılır.يتم دعوة ضحية الجريمة والشخص المشكوك بارتكابه للجناية (المتهم) والشهود إليها.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Aber für einen Teil dieser Leute hatte es gravierende Nebenwirkungen für das Herz.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.하지만 이 관절염에 탁월한 약은 불행히도 다른 몇몇의 사람들에게는 심장에 부작용을 야기했어요.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Maar een deelgroep van die mensen ondervond helaas ernstige bijwerkingen aan het hart.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Nhưng không may, một nhóm nhỏ bệnh nhân, phải chịu tác dụng phụ nghiêm trọng liên quan đến tim mạch.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.Niestety pewna podgrupa tych ludzi odczuwała poważne efekty uboczne związane z sercem.
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.אבל לרוע המזל, לקבוצה אחרת של אנשים, היו תופעות לוואי לבביות קשות,
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.ولكن للأسف، مجموعة أخرى من أولئك الأشخاص، عانوا من آثار جانبية حادة تؤثر على القلب،
Malesef, bir alt hasta grubu kalple ilgili ciddi yan etkilerden mağdur oldu.心臓に深刻な副作用をもたらしました さらに一部の人に対しては 副作用の影響の方があまりにも大きく
Mevcut olan mağdur-suçlu çerçevesinden sıyrılabilmişler.Ci ludzie wyłamali się z istniejących ram ofiary i prześladowcy.
Mevcut olan mağdur-suçlu çerçevesinden sıyrılabilmişler.Destruíram o esquema habitual da vítima e do criminoso.
Mevcut olan mağdur-suçlu çerçevesinden sıyrılabilmişler.Ei au reuşit să iasă din tipicul context de victimă şi agresor.
Mevcut olan mağdur-suçlu çerçevesinden sıyrılabilmişler.Ellas se han liberado del marco que fija victimas y victimarios.
Mevcut olan mağdur-suçlu çerçevesinden sıyrılabilmişler.Họ phá vỡ những cấu trúc từng tồn tại của nạn nhân và hung thủ.
Mevcut olan mağdur-suçlu çerçevesinden sıyrılabilmişler.Hun eigen persoonlijke veiligheid is niet hun einddoel.