mızmız ile cümle

mızmız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Si tu ne veux pas devenir un gosse, arrêtes de gémir et suis-moi. Allons-y!
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Wenn du nicht auch einen Blutegel werden willst, dann hör auf zu weinen und folge mir. Lass uns gehen.
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Αν δεν θέλεις να φέρεσαι σαν κακομαθημένος, <br />σταμάτα να γκρινιάζεις και ακολούθησε με. Πάμε.
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Если не хочешь быть самому пиявкой прекрати ныть и следуй за мной Пошли
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.إن كنت لا تريد أن تصبح أنت الصّغير, فتوقّف عن الأنين و اتبعني هياّ بنا
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.行こう! 一緒に行こうよ
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Lige så slatten som altid, kan jeg se.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Lika mjäkig som alltid ser jag.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Olet sama vanha pelkuri.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Vedo che hai sempre quella faccia da addormentato senza fegato.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Vejo que continuas o mesmo palerma de sempre.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Veo que eres el mismo cobarde de siempre.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Wciąż ten sam stary frajer bez ikry.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Λιπόψυχος, ως συνήθως.
Hala eski mızmızsın, görüyorum ki.Я смотрю, ты всё такой же бесхарактерный.
Koşuyorum, mızmızlanıyorum,...Estoy corriendo, quejándome, tratando de no gritarte
Lanet olsun! Daha fazla mızmızlanmana dayanamayacağım.Już nie mogę Twego bełkotania znieść!
Lanet olsun! Daha fazla mızmızlanmana dayanamayacağım.Nesnesu ty tvoje výčitky už ani minutu!
Lanet olsun! Daha fazla mızmızlanmana dayanamayacağım.Non sopporto pių le tue lamentele!
Lanet olsun! Daha fazla mızmızlanmana dayanamayacağım.Verdammt, ich halte es nicht mehr aus!
Seninle beraberken yaşadığımı anlıyorum. Koşuyorum, mızmızlanıyorum,... Hayatın sürdüğünü hissediyorumOui, quand je suis avec vous toutes, parfois.
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler."Eu tenho direito." "Você é uma vítima." De lamentar e reclamar sobre como deve ser a nossa política externa,
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler.의료보험에 관한 이 중요한 토론을 계속해야 한다고 생각합니다. 외교 정책도 마찬가지 입니다.
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler."Należy mi się", "Jesteś ofiarą." Niech trwa jęczenie nad polityką zagraniczną.
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler."Мне полагается". "Ты — жертва". Жаловаться и ныть о том, какой должна быть наша внешняя политика.
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler.להתבכיין ולהתלונן, "מגיע לי. אתה קורבן. " ולהתבכיין ולהתלונן על מה שמדיניות החוץ שלנו צריכה להיות.
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler.الشكوى والتذمر، "أنا مسؤول." "أنت ضحية." والشكوى والتذمر حول ما يجب أن تكون عليه سياستنا الخارجية.
"Sorumlu benim, sen mağdursun." ve dış politikamızda olması gerektiği gibi mızmızlanmalar şikayetler.外交政策に対しても不平不満が出ることでしょう でも私たちが 誰が何を支払い 何を得られるのかと
Tabiki iyi! Tam bir mızmız, değil mi?Certo, che sta bene! <br /> è proprio un piagnucolone, non è vero ? <br />
Tam bir mızmız, değil mi?C'est juste un pleurnichard, n'est-ce pas ?
Tam bir mızmız, değil mi?Dia hanya cengeng, iya kan?
Tam bir mızmız, değil mi?E cam plangacios, nu?
Tam bir mızmız, değil mi?Er ist eine ziemliche Heulsuse, oder?
Tam bir mızmız, değil mi?On jest beksą, co nie?
Tam bir mızmız, değil mi?Είναι λίγο κλαψιάρης, έτσι δεν είναι;
Tam bir mızmız, değil mi?Он ведь плакса
Tam bir mızmız, değil mi?إنه طفل بآكي , أليس كذلك؟
Tıpkı yalnızca otuzyedi ya da yüz altmış iki kurabiye kabul eden mızmız çocuklar gibi.الذين لن يقبلوا سوى سبعة وثلاثين كعكة؛ أو مئة واثنين وستين ألف كعكة،
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Ich denke, dass dieses Land seine große Debatte weiterführen soll, herumheulend und sich beschwerend:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Ik denk dat we in dit land het grote debat moeten blijven voeren, veel zeuren en klagen over:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,제 생각에는 미국이 계속 "나는 혜택을 받아." "나는 희생자야."라고 불평하면서도
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Niech trwa wielka dyskusja, to całe marudzenie i narzekanie,
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Penso que este país tem que continuar o seu grande debate, deixar de lamentar e reclamar:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,Я думаю, что страна должна продолжать дебаты, и жаловаться, и ныть:
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,ואני חושב שהארץ הזו צריכה להמשיך את הדיון הגדול שלה,
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,وأظن أن هذه البلاد عليها مواصلة نقاشها الموسع حول النظام الصحي،
Ve bence bu ülke o büyük tartışmalarına, mızmızlarına, şikayetlerine devam etmeli,大論争が続くことでしょう 「私には受給資格がある」「君は犠牲者だ」と不平不満が出るでしょう

İlgili Sayfalar