Son iki mısrayı çıkararak, o şarkıyı söyleyeceğiz.We'll sing that song, omitting the last two verses.
"Pazartesi" nakaratı diğer mısralarda haftanın farklı günleriyle değişmektedir.The economic activity is highest on Mondays as compared to other days in the week.
Mısralarıyla Martin Luther'e yardım etti.He thus helped prepare the way for Martin Luther.
İlk mısra üç veya dört hecelik bir ayaktan oluşur.Now he makes three or four rapid steps in the box.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.A half cannot end on a double foul.
7000 mısradan oluşur.えちぜん鉄道7000形 .
Toplam olarak 14 mısradır.It has in total 14 wards.
Rubai'de mısralar; a+a+b+a şeklinde kafiyelidir.Fermion conservation: a + b + c must be an even number.
Madeleine ona şiirlerinden iki mısra okur *(Eravate possente)*.Leith witnesses the two signs spoken to him by the Hermit.
Tek bir mısra ile sona erer.It closes with an organ solo.
Bûselik-Aşîran Kâr’ın güftesi 65 mısra oluşmakatdır.""Bulle" Weber feiert 65.
En önemli farklılık son mısradadır.The biggest difference is in the ending.
Uzunlukları binlerce hatta onbinlerce mısradan oluşabilir.The list can be hundreds or thousands of entries long.
(Leskofçalı Galip) Güzel söylenmiş ve herkesçe beğenilmiş bir mısra bazen tek başına olarak tanınır.A good one-liner is said to be pithy - concise and meaningful.
İkinci kıtada şu mısra geliyor "Rüzgar ve dalgalar ona itaat eder"In the second verse comes the line, "The wind and waves obey Him."
Ve bu üç mısra özgünlüğün temelidir.And those three verses are the core of authenticity.
Bu mısrada ne demek istiyor ?What does this verse mean?
Sadece son iki mısrayı okuyacağım.I'll just read you the last two lines.
Bir mısrasını biliyorsunuzdur, der ki,You may know one line of it, it says,
Çinli Susan Boyle'un söylediği bir mısra. (Kahkaha)(Laughter)
Bilirsin, Ben beş mısralı espirili severim.TAJ: You know, I love the British limerick as well.
Eski Mısrata kentinde bir Osmanlı-Türk camisi.An Ottoman-Turkish mosque in the old city of Misrata.
Eser 30 şarkı ve 17.000'den fazla mısradan oluşmaktadır.It consists of 30 songs and over 17,000 verses.
Dylan bu taslağı dört mısra ve bir koroya ayırmıştır.Dylan distilled this draft into four verses and a chorus.
Bu şiirler arasından yalnızca 600 mısra günümüze ulaşmıştır.Of these, only about 600 lines have survived.
Ardından arabasıyla bir kış manzarasının içinden geçer ve şarkının ilk mısrasını söylemeye başlar.Then, she drives her car through a winter landscape, and she begins to sing the song's first verse.
"Iyfe thow willt how wills will begyn" ile başlayan mısra.Verse beginning "Iyfe thow wilt thys warke begyn."
Piyano eğitimi aldı. En sevdiği ders ise mısralara yakın gördüğü matematikti.[1]She studied the piano and her favorite subject was mathematics, which she saw as akin to verses.[3]
Son iki mısra ile anlam bağlantısı yoktur.Er habe aber mit zwei der Morde nichts zu tun.
Mısralarıyla Martin Luther'e yardım etti.Beide unterstützen Martin Luther.
Köğük (Küğük) ise mısra demektir.Uwe Schögl (Red.): Oranien.
Destan 50 bölüme (Fince: Runo) ayrılmış toplam 22795 mısradan oluşur.Kurzes Schlussgebet (auf die Handlung bezogen). vs. 5295 Großes, allgemeines Schlussgebet.
Yaygın olarak sadece ilk kıta ve dördüncü kıtanın son üç mısrası söylenir.Gewöhnlich singt man nur die erste und die dritte Strophe.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Zur Doppeldeckung fehlt jede zweite Reihe.
Önce iki mısralı kısım, sonra dörder mısralı iki kısım gelir.Es sollte aus zwei Bauabschnitten mit zunächst vier und später zwei weiteren Liegeplätzen bestehen.
O zamanlar Klaus Mann oyuncu olmak istiyordu ve okul defterlerine oyun ve mısralar yazıyordu.À cette époque, Klaus veut devenir acteur et noircit ses cahiers d'écolier de vers et de pièces de théâtre.
En önemli farklılık son mısradadır.Le changement le plus important réside dans le finale.
Onu ne kadar sevdiğini yine onun mısralarıyla anlatır.Dire à votre famille combien vous les aimez ?
Bugün destandan sadece 600 mısra bulunmaktadır.Elle n'en compte plus que 900 aujourd'hui.
Tek bir mısra ile sona erer.Terminó con un solo sencillo.
Toplam olarak 14 mısradır.En 14 Volúmenes.
Bu süre içinde çok sayıda kısa oyun ve mısra yazar.Sólo se siguen enviando unas pocas cartas y documentos por este medio.
Üç yıl Unkapanı'nda kaldıktan sonra önce Medine'ye oradan da Mısrata'ya döndü.De esta manera, tras pasar tres días en la zona de tránsito, tuvo que regresar a Chisinau.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.En la segunda división no hay dorsales fijos.
En önemli farklılık son mısradadır.L'ultima e maggiore differenza sta nel finale.
Bûselik-Aşîran Kâr’ın güftesi 65 mısra oluşmakatdır.Necessario livello lavoro per indossare la trasformazione: 65.
Toplam olarak 14 mısradır.In totale esse sono 14.
Çoğunlukla dört mısralı olmakla beraber, bazen mısra sayısı daha fazla olabilir.In genere ve n'erano 4, ma potevano anche essere più numerosi.
En önemli farklılık son mısradadır.Самое главное различие в концовке.
Tek bir mısra ile sona erer.Просто окончание одной главы.
Arife Hanımdan yalnızca iki mısralık bir şiir örneği kalmıştır.От всего поэтического наследия Катула сохранились только две эпиграммы.
Taştir, bir gazelde her beytin iki mısrasının arasına iki veya üç mısra ekleyerek manzume meydana getirmektir.Подвижный пролёт (он может быть либо один, либо два на разных берегах) поднимается вокруг поперечной оси.
Bu mısrayı kimileri tenkit ederken, kimileri çalıntı olduğunu iddia etti.Некоторые говорят, что они воровали для себя.
Bugün destandan sadece 600 mısra bulunmaktadır.На сегодня его программа выходит на 600 станциях.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Однако они не обязательно вершинно 2-связны.
Fakat az olsa da, tek başına bir mısra şekilnde bulunan bir nazım şekli de bulunmaktadır.Но что ещё более странно — у неё была родинка такой же формы, что и у Май.
Toplam olarak 14 mısradır.جبيرة الطوال 14.
Fakat az olsa da, tek başına bir mısra şekilnde bulunan bir nazım şekli de bulunmaktadır.ولكنك نسيت أن الظل، على سبيل المثال، له وجه واحد فقط.
Genellikle çözüm ikinci mısradadır.Quando este existe é usualmente a segunda estrofe.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Segundo de dois no-hitters em sequência.