mısırlı ile cümle

mısırlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mısırlılar tam bir sürprizle karşı karşıya kalmışlardı.Die Franzosen leisteten überraschend starken Widerstand.
Bu da bir Mısırlı için var oluşun sonudur.Außerdem gibt es mit den Ägyptern ein neues Volk.
Antik Mısırlıların heykele ne ad verdikleri henüz bilinmiyor.Ob antike Ägypter die Beizjagd ausübten, ist unklar.
Enfeksiyon, Mısırlılar tarafından “mesaneden ateş saçmak” olarak tasvir edilmiştir.Den Puls­schlag deuteten die Ägypter als „Gehen des Herzes“.
Mars eski Mısırlılar’da “kızıl Horus” anlamında "Ḥr Dšr";;;; adını almıştır.Im alten Ägypten wurde Mars als „Horus der Rote“ bezeichnet.
Mısırlı politikacılar yukardaki maddelerin gerçekleşeceğini garantileyecek.Die verfolgenden Ägypter ertrinken in den wieder einfallenden Wassermassen.
Mısırlılar da erken çağlarda pırasayı kullandılar.Die Griechen nutzten bereits in der Frühzeit Leim.
Film, 1960'larda Kahire'de yaşamakta olan Mısırlı Hristiyan bir ailenin yaşamını anlatmaktadır.Der Film erzählt die Geschichte einer Großfamilie, die in einem Slum in den Vororten Roms lebt.
Kemer tipi eski Mısırlılar tarafından bilinmekteyse de yapı sistemi olarak kullanılmamıştır.Zwar war den frühen Ägyptern auch schon das Rad bekannt, doch wurde es beim Bau nicht eingesetzt.
Arap isyancılar, Mısırlı kuvvetler tarafından mağlup edildiler.Der Aufstand wurde von den ägyptischen Sicherheitsbehörden niedergeschlagen.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Die Ägypter entdeckten aber immer noch Tunnel.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.Die Ägypter haben Angst davor, ihre Meinung zu sagen.
Mısırlılar, kendi alfabelerini ve ondalık sistemlerini oluşturdular.Les Égyptiens ont créé leur propre alphabet et le système décimal.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Les Égyptiens croient que chaque être humain est composé d'éléments physiques et spirituels.
Ahmed ibn Yusuf, Mısırlı matematikçi.Ahmad ibn Yusuf, mathématicien arabe.
Vehbi, 24 Nisan 2009'da Beyrut'ta Mısırlı iş adamı Ahmad Abu Husheima ile evlendi.Haifa Wehbe épousa l'homme d'affaires égyptien Ahmad Abu Husheima le 24 avril 2009.
Eski Mısırlılar, ölümün hayatın bir sonu olduğunu düşünmemekteydiler.Les Mayas ne croyaient pas que la mort soit la fin définitive de l’existence.
656: Müslüman Mısırlılar Halife Osman isyan 685-699: Emeviler karşı İran ve Irak'taki Azraqi Kharijī isyanı.685-699 : révolte kharidjite en Iran et en Irak contre les Omeyyades.
Bu pis Mısırlı bana ihanet etti.Pour les Ukrainiens c'était la trahison.
Mısırlıların kullandığı bu terimlerin kökeni bilinememektedir.Le moyen mis en œuvre par les Égyptiens pour déterminer une méthode aussi complexe nous est inconnu.
Eski Mısırlılarda temizlik ve görünüm, büyük önem taşırdı.Les anciens Égyptiens donnaient une grande importance à l’hygiène et à l’apparence.
Güneş yılına dayalı takvimi ilk geliştirenler, eski çağ Mısırlıları idi.Les Égyptiens furent les premiers à fonder leur calendrier sur l'année solaire.
Mısırlılar tam bir sürprizle karşı karşıya kalmışlardı.Les islamistes ont été surpris en pleine réunion.
Ahmet Muhammed Şefik, Mısırlı politikacı ve devlet adamı.Ahmed Urabi, général et homme politique égyptien.
Bu da bir Mısırlı için var oluşun sonudur.Cet article est une ébauche concernant un égyptologue.
1939) 17 Ocak - Faten Hamama, Mısırlı aktris (d.17 janvier : Faten Hamama, actrice égyptienne.
Kafkasyalılar, Hitit'lerin yanında Mısırlılara karşı savaştılar.Des Slaves combattent les Francs aux côtés des Bavarois.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.De ce fait, les Égyptiens auraient simplement entaillé les pierres en trait de scie.
Dİğer antik tıp metinleri arasında Antik Mısırlılardan kalma Edwin Smith Papirüsü sayılabilir.Le papyrus Edwin Smith est le plus célèbre papyrus médical de l'Égypte antique, avec le papyrus Ebers.
İlk defa papirüs kullananlar Mısırlılardır.Les lecteurs sont principalement des Égyptiens francophones.
Mısırlı bir komşum var.Tengo un vecino egipcio.
Ahmed ibn Yusuf, Mısırlı matematikçi.Ahmad ibn Yusuf, matemático árabe.
Zira bu sırrı öğrenmeleri durumunda Mısırlılar onu öldürecektir ("How I Know You").Ella le ordena mantener su identidad en secreto, para que los egipcios no la maten ("How I know you").
Anneke firavunlar zamanı Mısırlı bir kadını canlandırdı.En el álbum Anneke representaba a una mujer egipcia de la época de los faraones.
4 sandalye Rom, Aşkali ve Mısırlı temsilcileri içindir.4 asientos para representantes de romaníes y Ashkalíes y egipcios balcánicos.
Ölünce Mısırlılar tarafından büyük bir matem, yenisinin ortaya çıkması ise büyük sevinç olurdu.Si hubiera sido un dios egipcio su importancia habría sido mucho mayor.
Kokuları Mısırlıların ritüellerde kullandıkları tütsülere benzer.Los egipcios decían que su aroma era similar al del incienso utilizado en los rituales.
Mısırlılar iyi bir tanrının ölümü gibi uğursuz olayları doğrudan belirtmekten kaçınmışlardır.Los egipcios evitaban declaraciones directas sobre eventos adversos como la muerte de una deidad beneficiosa.
İbn-i Yunus Mısırlı astronomi ve matematik bilgini.Ibn Yunus, matemático y astrónomo egipcio.
Mısırlı din uygulamalarını tanrılar sağlamakta ve halk ise onların beğenisi kazanmak için bir çabaları vardı.Las prácticas de la religión egipcia eran esfuerzos para proveer a los dioses y ganar su favor.
Eski Mısırlı insanlar Bes için evlerinde köşeler hazırlardı.En el Antiguo Egipto los ciudadanos ricos edificaron palacetes.
Eski Mısırlılar, ölümün hayatın bir sonu olduğunu düşünmemekteydiler.Los mayas no concebían la muerte como el final de la existencia humana.
Seleukoslar, Mısırlıları Suriye'den çıkardılar.Los emires decidieron enviar fuerzas desde Egipto a Siria.
Babası, Abdurrauf el-Kudva el-Hüseyni, Gazzeliydi; babasının annesi Mısırlıydı.Su padre, Abdel Raouf al-Qudwa al-Huseini, era de Gaza; y su abuela paterna era egipcia.
Bu pis Mısırlı bana ihanet etti.Los niños egipcios son vulnerables ante esta trata.
Araştırmalara göre, Mısırlılar Nil deltasında deniz suyunu buharlaştırarak tuz üretiyorlardı.Se promovió que los colonos pudiesen elaborar su propia sal mediante la ebullición del agua marina.
Natacha Atlas (20 Mart 1964), Belçika doğumlu Mısırlı müzisyen.Natacha Atlas​ (Bruselas, 20 de marzo de 1964) es una cantante belga.
Mısırlılar tam bir sürprizle karşı karşıya kalmışlardı.Los franceses fueron tomados por sorpresa.
Bu sayede antik Mısırlılar, bol gıda maddesi üretmeyi başardılar.Los grupos prehispánicos lograron producir alimentos.
Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır.Los egipcios comenzaron a usar caballos para montar carros.
Mısırlılar kedilerinin ölümleri üzerine derin bir yasa girdiler.Los egipcios tenían un ritual para sacrificios marcado por rígidos preceptos.
Mısırlı politikacılar yukardaki maddelerin gerçekleşeceğini garantileyecek.De hecho hay varias pinturas de egipcios haciendo malabarismo de pie.
İlk takvimin Mısırlılar tarafından bulunduğu da söylenmektedir.Hay evidencia de que fue hecho por los antiguos egipcios.
Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır.Gli egizi avevano conosciuto il carro da guerra dal popolo invasore Hyksos.
ABD ve Mısırlı yetkililer aracılığı üstlendiler .Sia gli USA che la Colombia applicheranno l'estradizione.
Diodorus, Atina kuvvetleri Mısır'a ulaştığında onlar ve Mısırlıların savaşa girdiğini yazmıştır.Diodoro afferma che gli Ateniesi, dopo essere arrivati, accettarono battaglia dai Persiani assieme agli Egizi.
Zaman içerisinde Mısırlılar kediye tapmaya başladılar.Per secoli gli egizi ripercorsero tale viaggio in venerazione dei gatti.
Dergi, genellikle çalışan Mısırlı kadınları hedef almaktadır.Tradizionalmente l'insegnamento è svolto da ufficiali delle forze armate egiziane.
Bu da bir Mısırlı için var oluşun sonudur.Per l'Egitto è la fine.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.La Chiesa egiziana ritenne di seguire tale insegnamento.

İlgili Sayfalar