mısır ile cümle

mısır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Mısıra alerjim var.I'm allergic to corn.
Mısır firavunlarından biri çocuktu.One of the kings of Egypt was a boy.
Tom patlamış mısır istiyor.Tom wants popcorn.
Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
"Mısır'ı nasıl buldunuz?" "Sıcak.""How did you find Egypt?" "Hot."
Babam ve arkadaşı bir sonraki tepe üzerinde mısır ekecek.Father and his companion will sow corn on the next hill.
İkinci Ramses bir Mısır Firavunu'ydu.Ramses II was an Egyptian pharaoh.
Bazıları Mısır piramitlerinin antik uzaylılar tarafından inşa edildiğine inanıyor.Some believe that the Egyptian pyramids were built by ancient aliens.
Eski Mısırlılar insan ruhunun beş bölümden oluştuğuna inanıyordu.The ancient Egyptians believed that the human soul was made up of five parts.
Tom eski bir Mısır bilimcisi.Tom is an Egyptologist.
Tom eski Mısır tarihi ile ilgileniyor.Tom is interested in ancient Egyptian history.
Tom Mısır hiyerogliflerini okuyabilir.Tom can read Egyptian hieroglyphs.
Mısır kültürünü her zaman sevmişimdir.I've always loved Egyptian culture
Sanırım o Mısırlı.I think that she is from Egypt.
Bir gün Mısırı ziyaret etmek istiyorum.I would like to visit Egypt, one day.
Gerçekten mısırı beğeniyorum.I'm really enjoying the corn.
O, Mısırlıdır.He is from Egypt.
Kör bir tavuk bile bir mısır tanesini bulabilir.Even a blind chicken can find a grain of corn.
Kendinize biraz patlamış mısır alın, arkanıza yaslanın ve gösterinin keyfini çıkarın.Get yourself some popcorn, sit back and enjoy the show.
Patlamış mısır yapıyorum.I'm making popcorn.
Patlamış mısır yapıyorum. Biraz ister misin?I'm making popcorn. Do you want some?
Ben patlamış mısır istiyorum.I want popcorn.
Patlamış mısır alacağım.I'll get the popcorn.
Antik Mısır dili öğreniyorum.I'm learning Coptic.
Mısır dili öğreniyorum.I'm learning Egyptian.
Patlamış mısır ister misin?Do you want popcorn?
Bir filmi patlamış mısır olmadan nasıl izleyebilirsiniz?How can you watch a movie without popcorn?
Her zaman kahvaltılık şekersiz mısır gevreği yerim.I always eat breakfast cereal without sugar.
1991'de Fadıl, Mısır'da yaşıyordu.In 1991, Fadil lived in Egypt.
Leyla güzel bir Mısırlı göçmendi.Layla was a beautiful Egyptian immigrant.
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla çıkıyordu.Fadil was dating a Muslim woman from Egypt.
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla flört ediyordu.Fadil was dating a Muslim woman from Egypt.
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadına derinden aşık oldu.Fadil fell deeply in love with a Muslim woman from Egypt.
Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla flört etti.Fadil dated a Muslim girl from Egypt.
Fazıl Mısırlı Müslüman bir kızla çıkmıştı.Fadil dated a Muslim girl from Egypt.
Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla çıkmaya başladı.Fadil started dating a Muslim girl from Egypt.
Fadıl, Mısır'da bir aile bakmayı düşünmeye başladı.Fadil started thinking about raising a family in Egypt.
Mısır'da yaşama fikri Fadıl için heyecan vericiydi.The idea of living in Egypt was exciting for Fadil.
Fadıl, Mısır'dan taşındı.Fadil has moved from Egypt.
Ben aslında Mısır'dan geliyorum.I originally come from Egypt.
Fadıl, Mısır'daki küçük bir kasabada büyüdü.Fadil grew up in a small town in Egypt.
Fadıl Mısır'dan geliyor.Fadil comes from Egypt.
Fadıl, 17 yaşındayken Mısır'a taşındı.When he was 17, Fadil moved to Egypt.
Ben Mısır'dayım.I'm in Egypt.
Fadıl, Mısır'dan geldi ve çok çalıştı.Fadil came from Egypt and he worked hard.
Tom tüm patlamış mısırı yedi.Tom ate all the popcorn.
Bu bir Mısırlı ismi.It's an Egyptian name.
Mısır'ı bir daha asla görmeyeceksin.You will never see Egypt again.
Sizi Mısır'a götürüyoruz.We're taking you to Egypt.
Sami Mısır'ın kırsalında büyüdü.Sami grew up in rural Egypt.
Sami Mısır'ın kırsal kesiminde büyüdü.Sami grew up in rural Egypt.
Mısır'da yeni bir antik piramit keşfedildi.A new ancient pyramid has been discovered in Egypt.
Leyla, Sami ile kişisel olarak görüşmek için Mısır'a geldi.Layla came to Egypt to meet Sami in person.
Leyla, Sami'yi kalbi kırık bırakarak Mısır'a taşındı.Layla moved to Egypt, leaving Sami heartbroken.
Leyla tutuklandı ve Mısır'a geri gönderildi.Layla was arrested and extradited back to Egypt.
Leyla yakalandı ve Mısır'a iade edildi.Layla was arrested and extradited back to Egypt.
Musa, İsraillileri Mısır'dan çıkardı.Moses led the Israelites out of Egypt.
Leyla bir Mısır cezaevindeki hücrede yeni yaşamına yerleşti.Layla settled in to her new life in an Egyptian prison cell.
Leyla, doğduğu yer olan Mısır'a geri gönderilmekle yüz yüzeydi.Layla faced deportation back to her native Egypt.
Leyla zengin bir Mısırlı girişimcinin kızıdır.Layla is the daughter of a rich Egyptian entrepreneur.

İlgili Sayfalar