Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.Het onverwachte hieraan is dat het zacht is, maar ook sterk magnetisch.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.놀랍게도 이것은 부드럽고 강한 자석입니다.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.La sua peculiarità è che è morbido e allo stesso tempo è un magnete molto forte.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.Lo inseperado de esto es que es blando, pero también es un poderoso imán.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.Unerwarteterweise ist es weich, aber auch ein starker Magnet.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.Zaskakujące jest to, że jest to miękkie, a jednak jest także silnym magnesem.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.Неочакваното е, че е меко, но е също и здрав магнит.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.Самое неожиданное то, что он мягкий,но одновременно мощный магнит.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.מה שלא צפוי בזה הוא שזה רך, אך זה גם מגנט חזק.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.الشيء الغير متوقع بخصوص هذا هو أنه لين، لكنه كذلك مغناطيس قوي.
Beklenmedik olan yanı yumuşak ama aynı zamanda kuvvetli bir mıknatıs olması.ザックと私はこの素材みたいに 意外性のあるものに
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!Dan aku dapat magnet kucingnya.
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!E per quanto riguarda me, io ho il magnete per gattini!
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!나로 말할 것 같으면, 난 고양이 자석이 있지롱~!
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var! [Liam ve Harry]Harry, vrať se!
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!Og takket være mig, fik jeg en kattemagnet!
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!OK
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!و بالنسبة لى , لدى مغناطيس قططى !
Bendeyse bir Pisi Pisi Mıknatısı var!(リアムとハリー)イエス!
Beni delip geçmeni istedim. Mıknatıs gibi gözlerin var!Tiene tanto magnetismo en la mirada.
Ben sensiz bir pisi pisi mıknatısı olamam!Aku gabisa menyalakan magnet kucing tanpamu!
Ben sensiz bir pisi pisi mıknatısı olamam!Jeg kan ikke være en katte magnet uden dig!
Ben sensiz bir pisi pisi mıknatısı olamam!너 없이는 고양이 자석을 작동시킬 수 없어!
Ben sensiz bir pisi pisi mıknatısı olamam!Non posso essere un magnete per gattini senza di te!
Ben sensiz bir pisi pisi mıknatısı olamam!لا استطيع ان اكون مغناطيس للقطط من دونك !
Ben sensiz bir pisi pisi mıknatısı olamam!いいから蹴ってくれ!
Bilim dünyası tarafından bize şimdiye kadar Kuzey kutbu olduğu söylendi, bunlar gerçek mıknatıslardır!Ceea ce ni s-a spus pana acum, de catre lumea stiintifica, este ca exista un pol Nord.
Bilim dünyası tarafından bize şimdiye kadar Kuzey kutbu olduğu söylendi, bunlar gerçek mıknatıslardır!То, что мы говорили до сих пор в научном мире, является то, что есть Северный полюс ... это настоящие магниты!
Bir çocuğunun veye bir partnerinin olmasını isteme hissi, insan bilinci ve ruhu için muazzam bir mıknatıs.Este sentimiento de tener un hijo o tener una pareja, es un imán enorme para la conciencia humana y la psique.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.A tak máme tuto zkušenost, stejně jako jsme měli v elektrostatice, že magnet vytváří pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.E quindi abbiamo questa nozione, esattamente come avevamo in elettrostatica, che un magnete genera un campo.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.I dlatego istnieje pogląd, tak jak w dziedzinie elektrostatyki, że magnes wytwarza pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.그리고 이미 알고있듯이, 자석은 자기장을 만들어 냅니다
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Nyilván akkor van egy észrevételünk, akár csak az elektrosztatikában volt, hogy a mágnesek mezőt hoznak létre.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Och så har vi detta begrepp, precis som vi hade i Elektrostatik, att en magnet genererar ett fält.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Rovnako ako v elektrostatike, aj tu magnet vytvára magnetické pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Y por eso tenemos esta idea, al igual que la tuvimos en electrostática, que un imán genera un campo.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Тук го има същото понятие, като при електростатиката, че магнитът произвежда поле.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.בנוסף לזה, כמו שהיה באלקטרוסטטיקה, מגנט יוצר שדה מסביבו.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.لدينا هذه النظرية، تماماً كما كان لدينا في علم الكهرباء الساكنة. باختصار، المغناطيس يولد مجال
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.所以我们有了这样的概念 就像我们在静电学中画的 这个磁体形成了一个场
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırAcesta este un tren MAGLEV. Foloseşte magneţi pentru propulsie.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanır. _BAR_mag-lev=هذا هو قطار _BAR_ماغليف . يستخدم القطار المغناطيس للدفع
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırCeci est un train mag-lev. Il utilise une propulsion magnétique.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırDas ist eine Magnetschwebebahn. Sie benutzt Magnete für den Antrieb
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırDet här är ett magnettåg. Det använder magnetism för att drivas fram.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırDette er et MagLev tog. Det bruger magneter til fremdrift.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırEsto es un tren Maglev. Utiliza imanes para la propulsión.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanır이것은 자기부상 열차다 추진력으로 자석을 쓴다
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırLudzie potrzebują pracy żeby przetrwać.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırTämä on mag-lev juna. Se käyttää megneetteja liikkuakseen.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırTo je vlak MagLev. Poganjajo ga magneti.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırUsa o imãs para a propulsão.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırΑυτό είναι ένα τρένο Μάγκλεβ. Χρησιμοποιεί μαγνήτες για ώθηση.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırТова е влакът маг-лев. Задвижва се от магнити.
Bu bir mag-lev tren. itici güç için mıknatıslar kullanırЭто поезд на магнитной подвесе. Он использует магниты в качестве двигателя.
Bu bir mıknatıs gibi bizi çeker.A je to ako magnet.
Bu bir mıknatıs gibi bizi çeker.Dan itu seperti sebuah magnet.
Bu bir mıknatıs gibi bizi çeker.Det är som en magnet.
Bu bir mıknatıs gibi bizi çeker.E ca un magnet.