Bunun için mıknatıslardan yararlanılır.לכן, זה מדהים להשתמש בכלים אלה.
Mıknatıslanma, statik olmak zorunda değildir.Магнетизацията не е нужно да е статична.
Mıknatıs, Curie noktasına ( demir için 768 °C) kadar ısıtıldığında manyetiklik kaybolur.Магнитизацията изчезва, когато магнитът се нагрее до температурата на Кюри (768 °C за желязото).
Bu katmana “mıknatısküre” ya da “çekimküre” de denilmektedir.Това се нарича „летене“ или „скачане“.
Çok küçük mıknatıslarda ise bu davranışa rastlanmaz.При по-леки случаи на протичане тя може да не се прояви.
Bu katmana “mıknatısküre” ya da “çekimküre” de denilmektedir.Preto sa aj tento spôsob nazýva svahovanie, svahové lietanie.
Ferromıknatıslar gibi, ferrimıknatıslar da manyetik alan yokluğunda mıknatıslık özelliğini gösterebilir.Nagu ferromagnetid säilitavad ferrimagnetid magneetumuse ka välise välja mõju puudumisel.
Yani bir başka deyişle bu parçacıklar küçük birer mıknatıs gibi davranıyorlardı.Kuna taolised materjalid esinesid väikeste tükkidena, siis olid ka nikerdused miniatuursed.
Çubuk şeklindeki mıknatısların manyetik alanı ve elektromanyetikler manyetik monopollerden kaynaklanmazlar.Elektro- ning varrasmagnetites esinev magnetism ei ole seotud magnetiliste monopoolustega.
Sahi yaratık mıknatısı diye bir şey var mı?Kas on olemas puhtvaimsed entiteedid?
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Aber etwas Unerwartetes passiert, wenn Sie einen Magneten in einer Aluminiumröhre hinunterfallen lassen.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Ale, gdy spuścisz magnes w dół aluminiowej rury, dzieje się coś niespodziewanego.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Dar uneori neașteptatul are loc atunci când lași să cadă un magnet printr-un tub de aluminiu.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.자석을 알루미늄 튜브에 떨어뜨리면 예상치 못한 일이 일어납니다.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Maar iets onverwachts gebeurt als een magneet door een aluminium buis valt.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Mais quelque chose d'inattendu se passe lorsque vous déposez un aimant dans un tube en aluminium.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Ma qualcosa di inconsueto succede quando fate cadere una calamita attraverso un tubo di alluminio.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Nhưng một điều bất ngờ xảy ra khi ta thả một nam châm xuống một ống nhôm.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Pero algo inesperado ocurre cuando dejamos caer un imán a través de un tubo de aluminio.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.Но нещо неочаквано се случва, като пуснеш магнит по алуминиева тръба.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.קורה כאשר מפילים מגנט בתוך צינור אלומיניום.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.يحدث حين ترمي مغناطيسا نزولا في أنبوب ألمنيوم.
Alüminyum tüpün üstüne mıknatıs damlattığınızda baklenmedik birşey gerçekleşiyor.そこで簡単な実験をご覧に入れましょう
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.Ale to byłby tak naprawdę biegun południowy gdyby spoglądać na Ziemię jak na magnes.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.Ale vlastně by to bylo k jižnímu pólu, pokud byste považovali Zemi za magnet.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.De ennek akkor a déli pólusnak kéne lennie, hogy ha a Földre egy mágnesként tekintesz.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.그러나 만약 당신이 지구를 자석으로 본다면 그쪽은 실제로는 남극입니다
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.Ma in realtà quello è il polo sud, se si considera la Terra come una calamita.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.Men det skulle faktiskt vara sydpolen, om du ser Jorden som en magnet.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.Pero que en realidad sería el Polo Sur, si se ve la Tierra como un imán.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.Но това всъщност би бил южният полюс, ако си представим, че Замята е магнит! -
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.אבל, מה יהיה בעצם הקוטב הדרומי, אם מסתכלים על כדור הארץ כמגנט.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.لكن هذا قد يكون القطب الجنوبي إذا تم عرض الكرة الأرضية كمغناطيس.
Ama Dünya'yı mıknatıs gibi düşünürseniz bu aslında güney kutbudur.但是如果把地球看做一个磁体 这实际上应该是南极
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Aber Sie haben alle horizontale Magnete in ihrem Inneren, was sie zu Kompassen macht.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Au magneți orizontali în ele care le fac pe toate să oscileze ca niște ace de compas.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Dzięki poziomym magnesom kulki są niczym kompasy.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.그러나 안에 수평으로 놓인 자석들이 있습니다. 그게 이 공들 모두를 나침반처럼 만들죠.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.làm chúng giống như những chiếc la bàn.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Ma hanno dei magneti orizzontali all'interno che le fanno diventare come delle bussole.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Mais elles comportent en elles des aimants horizontaux qui en font des boussoles.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Mas têm dentro ímanes dispostos horizontalmente que as transformam a todas em compassos.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Pero dentro tienen imanes horizontales que las convierten en una especie de brújula.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Αλλά έχουν μαγνήτες σε οριζόντια θέση μέσα τους που τις κάνει να λειτουργούν όλες σαν πυξίδες
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.Но имат магнити хоризонтално в себе си, които ги правят подобни на компаси.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.אבל יש בהן מגנטים אופקיים שהופכים את כולן למעין מצפנים.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.ولكن لديها مغناطيسا أفقيا فيها. الذى يجعلها جميعا مثل البوصلات.
Ama kürelerin içlerinde onları pusula gibi olmalarını sağlayan yatay olacak şekilde mıknatıs var.羅針盤のような働きをします この場合一定の方向を向いている赤の面は南
Aman! Mıknatıslı.Das ist magnetisch.
Aman! Mıknatıslı.E' magnetico.
Aman! Mıknatıslı.Es magnético.
Aman! Mıknatıslı.Este magnetic.
Aman! Mıknatıslı.Jest magnetyczne.
Aman! Mıknatıslı.Wow, het is een magnetisch!
Aman! Mıknatıslı.Είναι μαγνητικό.
Aman! Mıknatıslı.Он магнитный.
Ama sarkaç , mıknatısları havaya kaldıran bu görünmez kuvvetleri göstermemi sağlıyor.Aber mit diesem Pendel kann ich diese unsichtbaren Kräfte aufweisen, die die Magneten stützen.
Ama sarkaç , mıknatısları havaya kaldıran bu görünmez kuvvetleri göstermemi sağlıyor.Dar pendulul îmi permite să evidențiez aceste forțe invizibile care fac magneții să plutească.
Ama sarkaç , mıknatısları havaya kaldıran bu görünmez kuvvetleri göstermemi sağlıyor.하지만 추를 사용하면 이 보이지 않는 힘들을 보여드릴 수 있게 됩니다.
Ama sarkaç , mıknatısları havaya kaldıran bu görünmez kuvvetleri göstermemi sağlıyor.Maar met de slinger kan ik deze onzichtbare krachten die de magneten in de lucht houden zichtbaar maken.