Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.Il nord magnetico è la posizione geografica, dove punta il polo nord di una calamita.
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.자기 북극은 자석이 북극이라고 가르키는 쪽입니다 자기 북극은 자석이 북극이라고 가르키는 쪽입니다
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.Magnetický sever je zeměpisná poloha, kam bude ukazovat severní pól magnetu.
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.Magnetiska Nord är den geografiska platsen där Nordpolen av en magnet kommer att peka på.
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.Magnetyczna północ to położenie geograficzne, na które będzie wskazywał biegun północny magnesu.
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.Магнитният север се намира на земното кълбо там, накъдето сочи северният полюс на магнит.
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.הצפון המגנטי הוא המיקום הגיאוגרפי, שאליו הקוטב הצפוני של המגנט מצביע.
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.شمال المغناطيس هو الموقع الجغرافي الذي يشير إليه القطب الشمالي للمغناطيس
Manyetik kuzey, bir mıknatısın kuzey kutbunun göstereceği coğrafi yerdir.地磁北极是 磁体北极指向的位置
Merhaba tekrar hoş geldiniz. Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Ahora ya sabemos algo sobre imanes.
Merhaba tekrar hoş geldiniz. Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Nós sabemos um pouco sobre ímãs agora.
Merhaba tekrar hoş geldiniz. Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Tanulmányozzuk jobban, és tanuljunk egy kicsit a mágneses mezőről, és annak hatásáról mozgó töltésekre.
Merhaba tekrar hoş geldiniz. Artık mıknatıslar hakkında biraz bilgimiz var.Už něco víme o magnetech.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.Cóż, kiedy wszystkie elektrony robią losowo różne rzeczy w metalowym pręcie, to nie jest on namagnesowany.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.Jo, när alla elektronerna gör slumpmässiga olika saker i en metall, så är den inte magnetisk.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.Když se všechny elektrony pohybují náhodně v rámci dané kovové tyče, pak tyč není zmagnetizována.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.Keď sa všetky elektróny v kovovej tyči pohybujú rôznymi smermi, nebude zmagnetizovaná.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.금속 막대안의 모든 전자들이 임의의 다른것일때, 그것은 자석화되지 않습니다
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.כשהאלקטרונים מסתובבים באקראי בתוך מוט מתכת, הוא לא מתמגנט.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.حسنا، عندما كل الإلكترونات تقوم ب أعمال مختلفة عشوائية في قضيب معدني، إذا لا يتمغنط.
Metal çubuğun içindeki elektronların hepsi de rastgele değişik şeyler yaptığında, o zaman mıknatıslanmaz.当所有金属棒中 所有的电子随机运动时 它没有被磁化
Mıknatıs gibi gözlerin var!Ai ochi magnetici !
Mıknatıs gibi gözlerin var! Hipnoz eder misin?У Вас такой завораживающий взгляд.
Mıknatıs gibi gözlerin var!Ihr Blick ist so fesselnd.
Mıknatıs gibi gözlerin var!Je hebt zulke magnetische ogen !
Mıknatıs gibi gözlerin var!Máš takové magnetické oči!
Mıknatıs gibi gözlerin var!Olyan igézõ a tekintete!
Mıknatıs gibi gözlerin var!Έχεις τόσο ελκυστικά μάτια.
Mıknatıs gibi gözlerin var!Имате такива магнетични очи!
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.A mágnesem déli pólusa a föld mágneses Déli-sarka felé fog vonzódni.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.Biegun południowy mojego magnesu będzie przyciągany przez magnetyczne południe Ziemi.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.Il polo sud del mio magnete qui verrà attratto verso il sud magnetico della Terra.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.Jižní pól mého magnetu bude přitahován na magnetický jih Země.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.여기있는 자석의 남극은 지구 자기력 남극을 당길것입니다 여기있는 자석의 남극은 지구 자기력 남극을 당길것입니다
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.Sydpolen för min magnet här kommer att bli lockade Jordens magnetiska söder.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.Южният полюс на магнита ми ще бъде привлечен от магнитния юг на земята.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.הקוטב הדרומי של המגנט שלי יימשך לקוטב הדרומי המגנטי של כדור הארץ.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.القطب الجنوبي لهذا المغناطيس سيجذب للجنوب المغناطيسي للأرض.
Mıknatısımın buradaki güney kutbu Dünya'nın manyetik güneyine çekilir.磁体的南极 被地磁南极吸引
Mıknatıslara geri dönelim.자석으로 돌아가 보도록 합시다
Mıknatıslara geri dönelim.Poďme späť k magnetom.
Mıknatıslara geri dönelim.Ritorniamo alle calamite
Mıknatıslara geri dönelim.Tillbaka till magneter.
Mıknatıslara geri dönelim.Volvemos a los imanes.
Mıknatıslara geri dönelim.Wracamy do magnesów.
Mıknatıslara geri dönelim.Zpět na magnety.
Mıknatıslara geri dönelim.И обратно към магнитите.
Mıknatıslara geri dönelim.חזרה למגנטים.
Mıknatıslara geri dönelim.نعوذ إلى المغانط
Mıknatıslara geri dönelim.回到磁体上
Mıknatıslar işte orada.Azok a mágnesek ott bent vannak.
Mıknatıslar işte orada.Các miếng nam châm ở trong đó.
Mıknatıslar işte orada.Ces aimants sont là-dedans.
Mıknatıslar işte orada.Ci sono questi magneti, e ancora, un europeo in scala, così vi fate un'idea delle dimensioni.
Mıknatıslar işte orada.De magneter der derinde.
Mıknatıslar işte orada.Estes ímanes estão no interior.
Mıknatıslar işte orada.EU標準サイズの本当の人間がいますね
Mıknatıslar işte orada.Jsou na něm vidět ty magnety.
Mıknatıslar işte orada.그 자석들은 저 안에 있습니다.
Mıknatıslar işte orada.Los magnetos están ahí dentro.