Biz müzik dinliyoruz, ya sen?We're listening to music, and you?
Dün müzik dinledim.I listened to music yesterday.
Herhangi biri müzik dinlemekle ilgileniyor mu?Is anyone interested in listening to music?
Müzik benim hobimdir.Music is my hobby.
Tom ve Mary müzik dinlemiyorlardı.Tom and Mary weren't listening to music.
Tom sadece klasik müzik dinler.Tom only listens to classical music.
Tom müzik hakkında çok şey bilir.Tom knows a lot about music.
Tom biraz müzik açtı.Tom turned on some music.
Gerçekten canlı müzik çalmaya başladığında, ben bilinçsizce dans etmeye başlarım.When really lively music starts playing, I start dancing unconsciously.
Neşeli müzik çalmaya başladığında, ben sadece dans etmeye başlarım.When upbeat music starts playing, I just start dancing.
Genellikle country müzikten hoşlanmam.Generally I don't like country music.
Ben müzik çalışmayı severim.I love studying music.
Müzik çalışmayı seviyorsun, değil mi?You love studying music, don't you?
O müzik çalışmayı seviyor.He loves studying music.
O, müzik çalışmayı sever.She loves studying music.
Mary müzik eğitimi almayı seviyor.Mary loves studying music.
Biz müzik çalışmayı seviyoruz.We love studying music.
Müzik çalışmayı severler.They love studying music.
Klasik müzik dinlemeyi seviyorum.I love listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi seversin, değil mi?You love listening to classical music, don't you?
O, klasik müzik dinlemeyi seviyor.He loves listening to classical music.
O klasik müzik dinlemeyi seviyor.She loves listening to classical music.
Mary klasik müzik dinlemeyi sever.Mary loves listening to classical music.
Klasik müzik dinlemeyi severiz.We love listening to classical music.
Onlar klasik müzik dinlemeyi seviyor.They love listening to classical music.
Müzik bitti ama onlar hala dans ediyor.The music ended, and they are still dancing.
Müzik aşktır.Music is love.
Müzik dinlemeyi seviyorum.I love listening to music.
Onlar müziksever bir aileden mi geliyorlar?Do they come from a musical family?
Kısa bir duraklama vardı ve sonra müzik başladı.There was a brief pause and then the music began.
Müzik geometri ruhudur.Music is the soul of geometry.
Müzik ünlü bir besteci tarafından bestelenmiştir.The music was composed by a famous composer.
Herhangi bir müzik aletini çalabilir misin?Can you play any musical instrument?
Müzik bu kadar sesli olmak zorunda mı?Does the music have to be so loud?
Biraz müzik açın.Put on some music.
Klasik müzik beni yatıştırıyor.Classical music soothes me.
Erkek kardeşim ambient denilen bir müzik türünü dinler.My brother listens to a music genre called ambient.
Biz girdiğimizde, odada hafif bir müzik duyuldu.Quiet music was heard in the room we entered.
Frederick Chopin ilk müzikal kompozisyonunu yedi yaşındayken yarattı.Frederick Chopin created his first musical composition when he was seven.
Dondurma kamyonundan müzik duyuyorum.I hear the music from the ice cream truck.
Tom'un klasik müzik sevdiğini duydum.I heard that Tom loves classical music.
Tom sık sık müzik dinlemez.Tom doesn't often listen to music.
Tom genellikle klasik müzik dinler.Tom usually listens to classical music.
Tom Mary'nin müzik yeteneğini tanıyan ilk kişiydi.Tom was the first one to recognize Mary's musical talent.
Tom'un ne tür müzikten hoşlandığını düşünüyorsun?What kind of music do you think Tom likes?
Sanırım birçok genç rock müzik dinlemeyi tercih ediyor.I think that most young people prefer to listen to rock music.
Birçok şeyle ilgileniyorum, sadece müzik değil.I'm interested in many things, not just music.
Tom'un senin bandonun çaldığı müzik türünü sevmeyeceğine dair güçlü bir olasılık var.There's a good chance that Tom won't like the kind of music your band plays.
Erkek kardeşimin müzik kulağı var.My brother has an ear for music.
Tom müzik çalarını bilgisayarına taktı.Tom plugged his music player into his computer.
Müzikle yüzleşme zamanı.It's time to face the music.
Melanie müzikten hoşlanır.Melanie likes music.
Müzik dinlemiyorum.I'm not listening to music.
Chuck's Bar ve Gril'de müzik çaldığını gördüm.I've seen you playing music at Chuck's Bar and Grill.
Ne tür müzik dinlersin?What kind of music do you listen to?
O bir müzik bilimci.He's a musicologist.
Tom müzik teorisi okudu.Tom studied music theory.
Tom müzik eğitimi almak için Boston'a gitme kararı aldı.Tom decided to go to Boston to study music.
Bu müzik bana bir baş ağrısı veriyor.This music is giving me a headache.
Tom müzik kutusuna biraz para koydu.Tom put some money in the jukebox.