Müzik ruhun gıdası olarak düşünülür.Music is considered food for the soul.
Tom klasik müzik dinlemeyi sever.Tom loves listening to classical music.
Tom müzik çalışmayı sever.Tom loves studying music.
Komşularımız geceleri genellikle yüksek sesli müzik çalar.Our neighbors often play loud music at night.
Bay Johnson harika bir müzik öğretmenidir.Mr. Johnson is a wonderful music teacher.
Bu müzik türü herkesin zevkine uygun değil.This type of music is not to everyone's taste.
En sevdiğiniz müzik nedir?What's your favorite music?
Ben ona ne tür müzik sevdiğini sordum.I asked her what kind of music she liked.
O, odasında müzik dinliyordu.He was listening to music in his room.
Benim için yüksek sesle müzik dinlemek can sıkıcı.For me, listening to loud music is annoying.
Onun en son müzik parçaları sadece onun daha önceki çalışmasının varyasyonlarıdır.His latest musical pieces are just variants of his earlier work.
Onlar bile müzik dinledi.They even listened to music.
O, müzik hakkında konuştu.He talked about music.
Swing müzik jazz'ın yeni bir formuydu.Swing music was a new form of jazz.
Müzik birleştirir.Music unites.
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.We sometimes disparagingly call noise, music that's insignificant and devoid of any charm.
Birisi o birahanede fazla müzik dinlemez.One won’t hear much music in that pub.
Senin favori Broadway müzikalin nedir?What's your favorite Broadway musical?
Senin uyanmak için en sevdiğin müzik türü hangisi?What's your favorite kind of music to wake up to?
Senin gözde müzik türün nedir?What's your favorite kind of music?
Favori Michael Jackson müzik videon nedir?What's your favorite Michael Jackson music video?
Favori müzik grubun nedir?What's your favorite music group?
Favori müzik aletin nedir?What's your favorite musical instrument?
Canlı müzik dinlemeye gitmek için senin en sevdiğin yer nedir?What's your favorite place to go hear live music?
Müzik, hayatımın önemli bir parçasıdır.Music is an important part of my life.
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.All my friends like the same kind of music that I do.
Son zamanlarda ne tür müzik popüler olmuştur?What kind of music has been popular lately?
Tom'un müzik zevki benimkine benzer.Tom's taste in music is similar to mine.
Tom müzik öğrenimi için Boston'a gitti.Tom went to Boston to study music.
Tom gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.Tom listened to music in his room until late at night.
Tom modern popüler müzik hakkında oldukça bilgili.Tom is quite knowledgeable about modern popular music.
Tom'un müzik eğitiminde bir derecesi var.Tom has a degree in music education.
Tom canlı müzik dinlemeyi sever.Tom enjoys listening to live music.
Tom klasik müzikten hoşlanmaz.Tom doesn't like classical music.
Tom bir müzik kulağına sahip değil.Tom doesn't have an ear for music.
Tom'un müzik kulağı yok.Tom doesn't have an ear for music.
Tom'da müzik kulağı yok.Tom doesn't have an ear for music.
Tom ve arkadaşları bir araya gelmeyi ve müzik çalmayı seviyor.Tom and his friends love to get together and play music.
Tom'un bestelediği müzik türünden hoşlanıyorum.I like the kind of music Tom composes.
Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.Tom was hired to supervise the production of Mary's music video.
Tom Mary'ye ne tür müzikten hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of music she liked.
Tom ve Mary birlikte müzik çalmayı seviyorlar.Tom and Mary enjoy playing music together.
Hem Tom hem de Mary Boston'da müzik eğitimi almayı planlıyorlar.Both Tom and Mary plan to study music in Boston.
Tom ne tür müzik sever?What kind of music does Tom like?
Müzik onun tutkusu.Music is his passion.
Müzik senin tutkun.Music is your passion.
Müzik dinlemeye çok zaman harcadım.I spent a lot of time listening to music.
Böylesine harika bir müzik!Such a wonderful music!
Tom ne tür müzik dinler?What kind of music does Tom listen to?
Tom müzik söz konusu olduğunda, görünüşe göre bir tür dahidir.Tom is apparently some kind of genius when it comes to music.
Tom, Mary'nin sevdiği tür müzikleri dinlemekten bıktı.Tom got tired of listening to the kind of music Mary liked.
Tom sadece güneşte oturmayı ve müzik dinlemeyi oldukça eğlenceli buldu.Tom found it pretty enjoyable just to sit in the sun and listen to music.
Tom yer, uyur ve müzik solur.Tom eats, sleeps and breathes music.
Tom müzik hakkında çok şey bilmiyor.Tom doesn't know much about music.
Tom klasik müzik hakkında bir şey bilmiyor.Tom doesn't know anything about classical music.
Tom Mary'nin klasik müzikle ilgilendiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary was interested in classical music.
Tom müzikal bir aileden geliyor.Tom comes from a musical family.
Tom ayağını vurmadan müzik dinleyemez.Tom can't listen to music without tapping his foot.
Tom tam bir müzisyen olan komşusundan dolayı müzikle ilgileniyordu.Tom became interested in music because his neighbor was quite a musician.
Müzik, sanatların en büyüğüdür.Music is the greatest of the arts.