Ana içeriğe geç
Sözlük

müzik ile cümle

müzik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir parça müzik değil mi?Of a piece of music, right?
Şu soruyu sorabiliriz: "Ama bu müzik midir?"But we can ask the question, "But is it music?"
Evet şimdi Beethoven'ın müziğini dinledik ve benim bu müzikle problemim şu, bu çok sıkıcıSo here we have this piece of music by Beethoven, and my problem with it is, it's boring.
(Müzik) (Müzik)No, well, I don't know, it's very familiar to me.
Elektronik müzik setiyle sesi tamamıyla değiştirebilirim.And with a bank of live electronics, I can change the sounds radically.
"Ama bu müzik mi?""But is it music?"
Kol saati fikrini aldım ve onu müziksel notalara çevirdim.I took the idea of the wristwatch, and I turned it into a musical score.
Hadi birazını seyredelim, ve lütfen enstrümantasyona dikkat edelim (Müzik)Let's watch a little bit of this, and please notice the instrumentation. (Music)
Bu müzik midir?Is it music?
Onlar farklı müzik notaları üretmez.They don't produce different musical notes.
[Müzik yavaş yavaş kısılıyor][Music fades]
Saidullahsahip inanılmaz bir adam, 70 yaşında çok yaratıcı birşeyler yapıyor. ♫♪ (müzik) ♫♪ Md.Saidullah Sahib is an amazing man. At the age of 70, he is linking up something very creative.
Her gün dünyanın uyanışını izlerim (müzik)Appachan, unfortunately, is no more, but he has left behind a message.
Los Angeles Filarmoni Orkestrasının yeni müzik şefidir.He is the new musical director of the Los Angeles Philharmonic Orchestra.
Sadece müzikle konuşabiliriz.We can speak only with music.
MIT ye gittim ve oradaki a capella müzik gruplarından birnin adı Logarythms (Loga-ritimler) di.I went to MlT and actually one of the a cappella groups there, they were called the Logarhythms.
Ritim gibi. Müzik.Like rhythm, like music.
(Müzik - Anna Oxygen)(Music by Anna Oxygen)
(Müzik - Caroline Lufkin)(Music by Caroline Lufkin)
Moda dergilerimiz, elektronik müzik partilerimiz var.We've got fashion magazines, house party scenes.
Sergileme şekline bağlı olarak duyabiliyor ve yemekle müzik besteleyebiliyorum.I can hear and I can compose music with food.
İşte renge çevrilmiş birkaç müzik parçası.And here's some music translated into color.
(Müzik) Çok sarı ve renkli, çünkü birçok farklı frekans var.(Music) Very yellow and very colorful, because there's many different frequencies.
(Müzik) Justin Bieber'dan "Baby. (Gülüşmeler) (Müzik)(Music) It's Justin Bieber's "Baby." (Laughter) (Music)
müzik [TEMMUZ 2012]♪ ♪ ♪ [JULY 2012] ♪
Müzikse, silahların ateşi ve bombalardı.Music I used to hear was bombs and fire of guns.
Bu yüzden müzik benim için bir terapi olmuştu.So the music had been my therapy for me.
Ama neden onların müziklerinden nefret etmediğimi bilmiyorum.But I don't know why I don't hate their music.
Onların müzikleriyle parti yapıyor ve dans ediyoruz.So we party and dance to their music.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.So now I'm doing music so I know what the power of music is.
(Müzik trompet komik hüzünlü) (Kuşlar dışında şarkı)(music trumpet funny sad) (birds singing outside)
(Torba hışırtı) (Müzik arka plan:(bag rustling) (music background:
Sanırım geçici bir süre Prenses'in giyimi, dinlediği müzik, izlediği filmler...I think temporarily, the princess's fashion, music, movies...
Müzik:Dj Shadow.Music: DJ Shadow.
Bir çok müzik aletini çalabilir. Çok yetenekli bir kılıç ustası ve bir okçudur.He's skilled in musical instruments a skilled swordsman and an archer
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.If a shop sounds awful, you just leave.
İşte dünyadaki mağazalara bakıldığında çıkani sonuç: [Uygunsuz müzik- satışlar: %28↓]And that's the result that's happening out there in the shops of the world.
Bizim yaptığımız iş de bu, mağaza müziklerini daha iyi yapmak için çalışıyoruz.It's part of the work that we do, it's to try and change retail soundscapes for the better.
İşte bu gördükleriniz, müzikle terapinin uygulandığı bazı hastalıklar.And here are just some of the conditions which music therapy is being used in.
Bu slaytta gördüğünüz gibi. Müzik terapisi çok güçlüdür.So music therapy is very powerful.
Tekrar söylüyorum, bu, müfredatta olmalı. Ses, hepimizin çaldığı bir müzik aletidir.The voice is an instrument that we all play.
Müzik yapın.And make music. Music is wonderful.
Müzik harikadır.It's a great social activity.
Hepimiz müzik yapabiliriz.We can all make music.
Gördüğüm tüm araştırmalar kanıtlıyor ki, müzik yapan kişiler daha sağlıklı oluyor.And all of the research I've seen shows that the people who make music are healthier.
Müzik yapmak size iyi gelir.It's good for you to do.
Bu, kişiye özgü. Fakat müzik, uğraşması muhteşem bir şey.But music is a great thing to engage with.
Çünkü klasik müzik çalýþýyorum.Because I'm studying classical voice.
Müzik grubu olandan bahsetmese gerek. (Muse:I assume not the band.
Görüntüye bir de müzik eklenmişti;But the future of war is also going to be a YouTube war.
Müzikle tek olursunuz.You're one with the music.
Müzik için burdayım.I'm looking for the music.
"Müdür, müzik yapmamıza izin veriyor."The director lets us play our music.
En ünlü sample trollü yüzlerce davaya sahip Bridgeport Müzik'tir.The most famous sample troll is Bridgeport Music, which has filed hundreds of lawsuits.
Hip-hop'ın altın çağının heavy müzik kolaj sample'larını yaratmak şimdi imkansız derecede pahalı.The sample-heavy musical collages of hip-hop's golden age are now impossibly expensive to create.
Hafif bir müzik çalabilir misin?Can you play a grooming song?
Hafif bir müzik dinlemek istiyorum.I want to hear a grooming song.
Çok sakin, hafif bir müzik çal.Play a real quiet grooming song.
(Müzik) (Kahkahalar)(Music) (Laughter)
Müzik, bildiğimiz kadarıyla, insanın ruhsal durumunu etkileyen en etkili sestir. (Albinoni - Adagio)Music is the most powerful form of sound that we know that affects our emotional state.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod