müziğini ile cümle

müziğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.Sa musique, ainsi que son engagement politique, font de ses concerts un succès.
Bu süre içerisinde bazı müzisyenler geleneksel japon pop müziğini rock and roll ile karıştırmaya çalıştılar.Quelques artistes tentèrent de fusionner la musique pop traditionnelle japonaise avec le rock.
Leonard yüksek tempolu şarkının müziğini bestelerken, Madonna melodiyi ve sözleri hazırladı.Leonard compose la musique de la première chanson tandis que Madonna apporte la mélodie et les paroles.
Savaş sonrası dönemde gelişen modern enka, duygusal ballad müziğinin bir şeklidir.L'enka moderne, comme développé pendant l'après-guerre, est une forme de ballade musicale sentimentale.
Filmin etkileyici müziğini Roberto Rossellini'ni kardeşi Renzo Rossellini bestelemiştir.La musique est composée par Renzo Rossellini, le frère du réalisateur Roberto Rossellini.
Sonraki 30 yıl boyunca Armstrong yılda 300 kereden fazla müziğini sahnede icra etti.Pendant les trente années qui suivent, Louis Armstrong joue en moyenne plus de 300 concerts par an.
1923'te, Winifred, çokça Wagner'in müziğini takdir eden Adolf Hitler'le tanıştı.En 1923, elle rencontre pour la première fois Adolf Hitler, qui admire la musique de Richard Wagner.
Sözlerinin ve müziğinin kime ait olduğu bilinmemektedir.On ne connait pas l'auteur des paroles et de la musique.
Filmin özgün müziğini Walter Scharf yapmıştır.Les arrangements et la musique originale sont de Walter Scharf.
Bu şarkıyı Nicole Azzopardi yazmış ve müziğinide kendisi yapmıştır.Nicola s’occupait des textes et moi de la musique.
Filmin özgün müziğini ünlü siyahi Amerika'lı Caz trompetçisi Miles Davis (d.1926 - ö.1991) yapmıştır.Il fut nommé en hommage au trompettiste américain Miles Davis (1926-1991).
Müzikte İrlanda müziğinin büyük etkisi vardır.On sent également une forte influence de la musique africaine.
Her yıl siyah müziğinin en iyi çalışmalarını ödüllendirmek amacıyla düzenlenmektedir.Il décerne chaque année le prix de la meilleure musique originale.
Orada Avrupa modern klasik müziğinin bazı önemli avangart bestecileri ile bağlantılar kurdu.Nous devons à lui que des compositions de musique européenne soient arrivées jusqu’à nos jours.
Aimer'in müziğini severim.Me gusta la música de Aimer.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Admiradores de todas las edades vinieron a verla cantar y bailar y hacerse una idea de la música del pasado.
Ladytron, müziğini "elektronik pop" olarak tasvir etmiştir.Ladytron describe su sonido como pop electrónico.
Filmin müziğini ise Nino Rota yapmıştır.Música de la película, de Nino Rota.
Rockabilly Kraliçesi olarak anılan sanatçı 'rock' ve 'rock and roll' müziğinin öncülerindendir.Es considerada la Reina del Rockabilly y la primera cantante femenina de rock and roll.
Şarkı, ağırlıklı olarak New Wave müziğinin etkisindedir.En el disco se tiene más a la música new wave.
Babası Oslo da birçok grupta çalmıştır, bu da mena nın müziğini oluşturmasında çok etkili olmuştur.Su padre fue miembro de varias bandas en Oslo, lo que hizo que Maria se interesara por la música.
Bell, oyun müziğini bestelerken Baldur's Gate ve Icewind Dale'in müziklerinden esinlendiğini belirtti.Bell se inspiró en la música de Baldur's Gate e Icewind Dale al momento de componer la música del videojuego.
Sonraki 30 yıl boyunca Armstrong yılda 300 kereden fazla müziğini sahnede icra etti.Durante los siguientes treinta años, Armstrong llegó a actuar una media de trescientas veces por año.
1980'lerde hip hop müziğinin gelişiminde rol almıştır.Tuvo un impacto enorme en el desarrollo del hip hop en los años 80.
Mevlevi müziği tasavvuf müziğinin temelidir.La música de las OVAs se debe a Takada Band.
Kelt müziğini sever misin?Ti piace la musica celtica?
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Fan di tutte le età vennero a vederla cantare e ballare ed avere un assaggio della musica del passato.
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.La sua musica, così come la sua attività politica, resero i suoi concerti un successo.
Sonraki 30 yıl boyunca Armstrong yılda 300 kereden fazla müziğini sahnede icra etti.Nei trent'anni successivi, Armstrong si esibì per oltre trecento serate l'anno.
Folk müziğini sevmiyor.Il musical non piacque al pubblico.
Oyunun müziğini Tahsin İncirci bestelemiştir."Il business del musicista è struttura...
Progresif rock müziğinin ilk temel taşlarını oluşturmuşlardır.Degna di nota l'iniziativa culturale Caminhos de Pedra.
Cesar Lopez'in müziğinin bir örneği Colombian musicians organise online, BBC News, 1 Haziran 2006.(EN) Colombian musicians organise online, BBC News, 1º giugno 2006
Filmin caz tarzındaki özgün müziğini ise Lalo Schifrin bestelemiştir.Il noto tema musicale della sigla è stato composto da Lalo Schifrin.
Shakira şarkının sözlerini yazmış ve müziğini bestelemiştir.Shakira ha sempre scritto e prodotto da sé la propria musica.
Marşın müziğini kimin yaptığı bilinmemektedir.Non si sa quando Händel abbia scritto la musica.
Laz müziğinin geçmişi çok kadim zamanlara dayanmaktadır.I tempi della solidarietà latina sembravano svaniti per sempre.
Biz de çok mutlu olduk çünkü Yunanistan'ın müziğini de yıllardır takip ediyoruz hepimiz.Ebbe grande successo e venne ascoltata da molte radio asiatiche per tutta la fine degli anni '80.
Müzikte İrlanda müziğinin büyük etkisi vardır.Fece anche grande uso della musica irlandese.
İtalyan müziğinin etkileri görülür.La ricerca nella musica italiana.
Filmin özgün müziğini Walter Scharf yapmıştır.Le musiche furono composte da Walter Scharf.
1996 yapımı Mission: Impossible filminin tema müziğini bestedi.La Pasife ò vero l'impossibile fatto possibile drama per musica.
Etnik ve halk müziğini sever.In passato, le piaceva ascoltare musica folk.
Tom Hint müziğini sever.Том любит индийскую музыку.
Tom Hint müziğini seviyor.Том любит индийскую музыку.
Jackson'ın 25 Haziran 2009'da ölümünden sonra, müziğinin de popülerliğinde artış meydana geldi.После смерти Джексона в июне 2009 года, его музыка увидела новый рост популярности.
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.Его музыка, как и его политическая деятельность, обрекала его концерты на успех.
12 sinema filminin müziğini yazmıştır.Написал музыку к 12 кинофильмам.
Şarkının müziğini Paolon yapmıştır.«Всю музыку сочинил Паша.
Ayrıca filmin müziğini de seslendirdi.Кроме того, он положительно отметил и музыку к фильму.
Bu adaptasyon, zengin bir Balkan şehir müziğini ortaya çıkarmıştır.Оставила весьма значительный след в балканской музыкальной культуре.
Bu süre içerisinde bazı müzisyenler geleneksel japon pop müziğini rock and roll ile karıştırmaya çalıştılar.Отдельные японские коллективы пытались объединить традиционную японскую поп-музыку с рок-н-роллом.
Folk müziğini sevmiyor.Потому что она не любила музыку.
Lela günümüzde Gürcistan müziğinin pop kraliçesidir.Она всё ещё Королева поп-музыки».
Biz de çok mutlu olduk çünkü Yunanistan'ın müziğini de yıllardır takip ediyoruz hepimiz.Сам же он считался одним из лучших исполнителей греческой музыки на протяжении сорока лет.
Ayrıca çalışmaları Norveç klasik müziğini ve Afrika müziğini de kapsamaktadır.Связала их общая любовь к панку и африканской музыке.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.حضر المعجبون من جميع الأجيال، لمشاهدتها تغني وترقص ولإحساس طعم موسيقى الماضي.
Batı müziğini ve Batı üslubuyla yaşamayı seven padişah, anlaşabilecek kadar da Fransızca biliyordu.ولقد عرف السلطان الذي أحب الموسيقى الغربية وأحب أن يعيش على الطراز الغربي واللغة الفرنسية بقدر ما يفهم.
Günümüz müziğinin vazgeçilmez enstrümanlarından biridir.انه قوة حقيقية موسيقية لا يستهان بها.
Oyunun müziğini Fazıl Say besteledi.لعبة ممتازة من ناحية الموسيقى .

İlgili Sayfalar