müziğin ile cümle
müziğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğinden Haydn bu durumu anlatmak için bir senfoni yazmayı düşündü.Protože princ miloval hudbu, pomyslel si Haydn, že by napsal symfonii, aby věc vysvětlil.
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenJadi karena pangeran menyukai musik,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğinden그래서 후작이 자신의 음악을 좋아했기 때문에,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenMivel a herceg kedvelte a zenéjét,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenTak więc, biorąc pod uwagę, że książę kochał jego muzykę,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenИ так как принц любил музыку,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenПонеже принцът обичал музиката,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenТому, враховуючи, що принц любив його музику,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenאולם הינתן אהבתו של הנסיך למוזיקה,
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenوبما أن الامير كان يحب موسيقاه
Prens Haydn'ın müziğini sevdiğindenハイドンは交響曲で気持ちを伝えることにしました
Ray Charles, soul müziğin prototipini레이 찰스는 "I Got a Woman"이라는 곡으로
Ray Charles, soul müziğin prototipini「I got a Woman」の元の曲は
Ray Charles, soul müziğin prototipiniריי צ'ארלס יצר את האב הטיפוס של מוזיקת הנשמה
Sadece Ivy ve Julie bölümü arasında söyle senin 50li yıllarının müziğini daha fazla dinleyemem.C'est ça que je veux faire.
Sadece Ivy ve Julie bölümü arasında söyle senin 50li yıllarının müziğini daha fazla dinleyemem.Digamos que, sólo entre los actos de Ivy y Julie y no soporto mas tus 50.
Senin Müziğin facebooktakiTa musique rameute des pétasses
Seni sağır eden senin kendi müziğinQue ta musique t'a rendu sourde ?
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Acum, când se întâmplă asta, el spune că muzica pur şi simplu curge.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Ahora, cuando esto ocurre, el dice la música simplemente fluye.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Ebbene, quando questo succede, lui dice che la musica semplicemente scorre.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Když se to stane, říká, že hudba začne plynout.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Ketika itu terjadi, ia mengatakan bahwa musik keluar begitu saja.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Kiedy do tego dochodzi, jak mówi, muzyka płynie sama.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.자, 이런 일이 일어날 때, 그는 음악이 흘러나온다고 말합니다.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Ko se to zgodi, pravi, glasba kar steče.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Maintenant, quand cela arrive, il dit juste que la musique coule.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Men, när det väl händer, så säger han att musiken bara strömmar ut.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Mikor ez megtörténik, azt mondja a muzsika áramlatként szinte kifolyik belőle.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Når det sker, siger han at musikken flyder automatisk.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Und wenn das passiert, dann sagt er, die Musik fließt einfach aus ihm raus.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Và, khi điều đó xảy ra, anh ta kể rằng âm nhạc chứ thế tuôn chảy.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Wanneer dat gebeurt, zegt hij dat de muziek er gewoon uit stroomt.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Όταν αυτό συμβαίνει αναφέρει ότι η μουσική απλά ρέει προς τα έξω.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Когато това се случи, той казва, че музиката просто потича.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.Так вот, когда он испытывает это ощущение экстаза, он говорит, что музыка сама льётся на бумагу.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.עכשיו, כאשר זה קורה הוא אומר שהמוסיקה פשוט זורמת מאליה.
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.وعندما يحدث ذلك يقول إن الموسيقي تخرج متدفقة
Şimdi, bu olduğunda, müziğin sadece aktığını söylüyor.音楽が自然に湧き出てくると彼は言います 私がインタビューを始めたときにお願いした人たちは全て
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Acum fac muzică, deci ştiu care este puterea muzicii.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Agora faço música e sei qual é o poder da música.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Así que ahora que hago música sé cual es el poder de la música.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum. Burda ne olabilir?Maintenant que je fais de la musique, je sais pourquoi. alors maintenant, quoi ?
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Daher mache ich nun Musik, also weiß ich was die Macht der Musik ist.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Dus nu maak ik muziek om te leren wat de kracht van muziek is.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Giờ đây tôi sáng tác âm nhạc, vậy nên tôi thấy được sức mạnh của âm nhạc.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Ha bárki segíteni akar nekünk ez az amire szükségünk van.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.지금은 제가 음악을 하니 음악의 힘을 알지요.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Quindi adesso faccio musica, così so qual è il potere della musica.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Teraz sam robiąc muzykę już wiem jaka jest jej moc.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Сега правя музика, затова знам каква сила има музиката.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.Теперь я пишу музыку и знаю, в чём её сила.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.וכעת, כשאני יוצר מוסיקה, אני יודע איזה כוח יש לה
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.لذا الآن أنا أغني وأعرف ما هي قوة الموسيقى.
Şimdi müzik yapıyordum ve müziğin gücünün ne olduğunu biliyorum.僕はここで何をしているのか
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.Dou-vos quatro regras de ouro, para os que têm empresas, regras para o som comercial.
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.Jeg forlader jer med fire gyldne regler, for de af jer der har en virksomhed, for kommerciel lyd.
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.브랜드를 관리하시는 분들은, 네 가지 지침만 이해하시면 됩니다. 상업용 사운드를 위한 지침이죠.
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.Négy aranyszabállyal hagylak itt titeket, akik cégtulajdonosok, a kereskedelmi hangokkal kapcsolatban.
Sizi, işletmeci olanlarınızı, reklam müziğinin dört altın kuralı ile bırakmak istiyorum.Saya akan memberikan anda empat aturan kunci, bagi anda yang menjalankan usaha untuk suara-suara komersil.