müziğin ile cümle
müziğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comMusikskåp på nätet där du säkert kan lagra och komma åt din musik: http: // mp3tunes. com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comOnline musikskab hvor du trygt kan lagre og tilgå din musik: http: // mp3tunes. com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comOnline muziekkastje waar u uw muziek veilig kunt opslaan en bereiken: http://mp3tunes.com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comSpletna glasbena skrinjica, kamor lahko varno shranjujete svojo glasbo: mp3tunes. com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comUm armário musical 'online' onde poderá guardar em segurança e aceder à sua música: http: // mp3tunes. com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comВиртуално място, където можете да съхранявате и намирате своята музика: http: // mp3tunes. com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. comСетевой музыкальный хранитель, здесь можно безопасно хранить вашу музыку http: // mp3tunes. com
Müziğinize bağlanabileceğiniz ve güvenle depolayabileceğiniz çevrimiçi müzik deposu: http: // mp3tunes. com自分の音楽を安全に保管してアクセスできるオンラインの音楽ロッカー: http://mp3tunes.com
Müziğin kanalize olduğu araç oluyorum, ve bu süreçte herşey yolundayken, müzik değişim geçiriyor benim gibi.저는 음악이 표출되는 매개체가 되는거죠. 그리고 이 과정에서 모든 상황이 맞다면, 음악은 완전히 바뀝니다.
Müziğin kanalize olduğu araç oluyorum, ve bu süreçte herşey yolundayken, müzik değişim geçiriyor benim gibi.אני הופכת לאמצעי דרכו המוזיקה עוברת. ותוך כדי התהליך המוזיקה משנה את פניה
Müziğin kanalize olduğu araç oluyorum, ve bu süreçte herşey yolundayken, müzik değişim geçiriyor benim gibi.اصبح الوسط الذي تتوجه عبره الموسيقى و في خلال العملية ,عندما يكون كل شيئ صحيح الموسيقى تتحول
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Âm nhạc của cháu đã giúp con gái bác rất nhiều.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."A sua música ajudou tanto a minha filha.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."A zenéd annyit segített a lányomnak.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Din musik har hjälpt min dotter så mycket.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Din musik har hjulpet min datter så meget.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Eure Musik hat meiner Tochter so geholfen.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu.'Jouw muziek heeft zoveel voor mijn dochter gedaan.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."당신의 음악이 제 딸에게 큰 도움이 됐어요
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."La tua musica ha aiutato così tanto mia figlia.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Musikmu telah sangat banyak membantu putri saya.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Muzica ta a ajutat-o pe fiica mea atât de mult.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Sinun musiikkisi on auttanut tytärtäni niin paljon.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Su música ha ayudado tanto a mi hija.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Vaša hudba veľmi pomohla mojej dcére.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Vaše hudba mé dceři neuvěřitelně pomohla.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu." Votre musique a tellement aidé ma fille.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu.'Wasza muzyka bardzo pomaga mojej córce.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Η μουσική σου έχει βοηθήσει τόσο πολύ την κόρη μου.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Ваша музика дуже допомогла моїй доньці.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Ваша музыка так помогает моей дочке!
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."Музиката ти помогна на дъщеря ми толкова много.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."המוסיקה שלך עזרה כל-כך לבת שלי.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu."موسيقاك ساعدت ابنتي كثيرا.
"Müziğin kızıma çok yardımcı oldu.来てくれてありがとう 皆とても感謝してる」って
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Eu vejo o poder da música para ligar culturas.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Ich kann sehen, wie die Macht der Musik Kulturen verbinden kann.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Ik zie het vermogen van muziek om culturen te verbinden.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Je vois le pouvoir que la musique a pour relier les cultures.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.문화들을 연결시키는 음악의 힘을 느끼죠.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Látom, ahogy a zene összeköti a kultúrákat.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Muzyka zbliża kultury.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Tôi thấy sức mạnh của âm nhạc trong việc kết nối các nền văn hóa.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Uvedomujem si silu hudby, ktorá dokáže spájať kultúry.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Văd puterea muzicii în a conecta lumi.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Vedo il potere della musica per connettere le culture.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Veo el poder de la música para conectar culturas.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Vidím sílu hudby, která spojuje kultury.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Виждам силата на музиката да свързва култури.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.Я увидела, как эта сила может сближать культуры.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.ورأيت قوة الموسيقى في ربط الحضارات.
Müziğin kültürleri birleştirici gücünü görüyorum.文化と文化をつなぐのを見ました あるステージに立った時のことです
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.- a fost implicat în asta - poate deschide ușa spre comunicare unor oameni care au fost muți.
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.Âm nhạc có thể mở cánh cửa giao tiếp của những người từng bị câm
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.la musica può aprire le porte alla comunicazione con persone che erano mute.
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.la musique peut ouvrir les portes pour communiquer avec les gens qui ont perdu la parole.
Müziğin, uzun süredir konuşamayan kişiler için iletişim kapılarını nasıl açabildiğini konuşuyorduk.המוסיקה יכולה לפתוח פתח לתקשורת עם אנשים שהיו אילמים.
Nedenini biliyor musunuz? Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".어째서 그런 표정일까요? 이 음악의 의미가 고통이기 때문입니다.
Nedenini biliyor musunuz? Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Оно таково потому, что эта музыка означает боль.
Nedenini biliyor musunuz? Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".אתם יודעים מדוע? כי המשמעות של המוזיקה היא כאב.