müziğin ile cümle
müziğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Ini hanya eksekusi dari musik yang tertulis, tidak ada interpretasi."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Jsme tu kvůli realizaci napsané hudby, ne kvůli interpretaci."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."적혀있는 음악을 연주할 뿐이야. 해석은 없어."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Se trata sólo de ejecutar la música escrita, no de interpretación".
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."To tylko wykonanie zapisanej muzyki, bez interpretowania."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Είναι απλά η εκτέλεση της γραμμένης μουσικής, όχι ερμηνεία".
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."А само за изпълнението на писана музика, никакви интерпретации."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Это только исполнение уже написанной музыки, а не ее интерпретация".
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."זו רק ההוצאה לפועל של המוזיקה הכתובה, ללא פרשנות.
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."انها فقط تنفيذ للموسيقى المكتوبة ".بلا أى ترجمة
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."解釈なしに」 解釈は演奏家の本当のストーリーです
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Also muss die Musik laut genug sein um überhaupt gehört zu werden.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Astfel că muzica trebuie să fie destul de tare ca să se audă peste toate zgomotele.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Così la musica doveva essere abbastanza forte da essere sentita sopra al rumore.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Dus moet de muziek luid genoeg zijn om er bovenuit te komen.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Então a música precisa ser bem alta para ser ouvida com todo o barulho.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Így a zenének elég hangosnak kellett lenni ahhoz, hogy hallatszódjon.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.그래서 음악은 들릴수 있을 만큼 크게 연주 됬었어야 했습니다.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.La musique doit être suffisamment forte pour être entendue.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Muzyka musiała być na tyle głośna by było ją słychać.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Takže hudba musí být dostatečně hlasitá.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Vậy nên âm nhạc phải đủ vang để có thể át những tiếng ồn đó.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Y la música debe ser lo suficientemente fuerte para escucharse por sobre eso.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Έτσι η μουσική έπρεπε να παίζει αρκετά δυνατά ώστε να ακούγεται πάνω από τον θόρυβο.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.За това музиката трябва да е достатъчно силна, за да може да бъде чута над всичко това.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Поэтому музыка должна была быть достаточно громкой, чтобы ее было слышно.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.Тому музика мала бути досить гучною, щоб її можна було почути.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.כך שהמוזיקה צריכה להיות חזקה מספיק כדי להתגבר על הרעש ולהישמע.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.فكان يجب أن تكون الموسيقى عاليةً بما يكفي لتُسمع فوق كل ذلك.
Bu yüzden müziğin o seslere rağmen duyulabilecek kadar yüksek seste olması gerekiyor.ちゃんと聴こえなかったんです これは20世紀の初めでしたが 同じことは
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.음악 틀어주세요
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Poproszę o muzykę do kijków.
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Pueden poner la música "bastones uno".
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Puoi far partire la musica "bastoncini uno".
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Puteţi da drumul la muzică.
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Sie können mit den Stücken zu einer Musik gehen.
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Vous pouvez lancer la première musique pour les bâtons.
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Можете да минете с набиването на една музика.
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.Можете поставить музыку "Sticks One"
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.אפשר להשמיע את מוסיקת ה"מקלות מספר אחת".
"Çubuklar bir" müziğini başlatabilirsiniz.بامكانك ان تلعب بالعصي وموسيقى واحدة
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı". Acı dolu bir melodi çalıyorsunuz.Perché il significato della musica è dolore, e stai suonando una musica dolorosa.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Deze muziek gaat over pijn.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Karena makna dari musik ini adalah luka.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Mert a zene fájdalmat fejez ki.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Musikens innebörd är smärta.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Parce que la musique exprime la douleur.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Pentru că sensul muzicii e durerea.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Ponieważ treścią tej muzyki jest ból.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Porque el significado de la música es dolor.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Protože význam té hudby je bolest.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Weil diese Musik Schmerz ausdrückt.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Επειδή το νόημα της μουσικής είναι ο πόνος.
Çünkü bu müziğin anlattığı, "acı".Защото значението на музиката е болка.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.A čo vidím ešte dôležitejšie je sila hudby, ktorá dokáže spájať srdcia.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.A tak vidím, a to je ještě důležitější, jak síla hudby spojuje srdce.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.E eu vejo, até mais importante do que isso, o poder da música para ligar corações.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.És ami még fontosabb, hogy látom, ahogy a zene ereje összeköti a szíveket.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.Et ce qui compte c'est que je vois le pouvoir de la musique qui rapproche les cœurs.
Daha da önemlisi, müziğin kalpleri birleştirme gücünü görüyorum.E vedo, cosa ancor più importante, il potere della musica che connette i cuori.