müziğin ile cümle
müziğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.La plupart de la musique populaire que nous connaissons aujourd'hui prend racine en Afrique de l'Ouest.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.Majoritatea muzicii populare pe care o ştim azi îşi are rădăcinile în Africa de vest.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.Většina populární hudby vychází ze západoafrických kořenů.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.Większość dzisiejszej muzyki popularnej ma korzenie w Zachodniej Afryce.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.Більшість відомої зараз популярної музики в основному походить із Західної Африки.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.Большинство известной нам сегодня популярной музыки в основном имеет корни в Западной Африке
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.Повечето от популярната музика, която познаваме сега има голяма част в корените си от Западна Африка.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.רוב המוזיקה הפופולרית שאנחנו מכירים היום מושרשת במידה רבה במערב אפריקה.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.معظم الموسيقى الشعبية التي نعرفها الآن جذورها متأصلة بشكل كبير من غرب إفريقيا.
Bugün tanıdığımız birçok popüler müziğin köklerinin büyük bir bölümü Batı Afrika'dan gelmekte.西アフリカを起源とすることはご存知ですね アフリカの音楽は
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."A beszélő gépek tönkre fogják tenni országunk zenéjének művészi fejlődését.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Aceste mașini vorbitoare vor aliena dezvoltarea artistică a muzicii în această țară.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Dessa talande maskiner kommer att utarma vårt lands - musikaliska utveckling.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Deze sprekende machines gaan de artistieke ontwikkeling van muziek in dit land ruïneren.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Diese Sprach-Maschinen werden die künstlerische Entwicklung der Musik in diesem Land ruinieren.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Estas máquinas falantes vão arruinar o desenvolvimento artístico "da música neste país.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Estas Máquinas Parlantes van a arruinar el desarrollo artístico de la música en este país.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."말하는 기계가 이 나라 음악계의 예술적 발전을 다 망쳐놓을 것이다.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Queste macchine parlanti finiranno per rovinare lo sviluppo artistico della musica in questo paese.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Tyto mluvící stroje zruinují umělecký vývoj hudby v této zemi.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Αυτές οι Ομιλούσες Μηχανές θα καταστρέψουν την καλλιτεχνική πρόοδο της μουσικής σ' αυτήν τη χώρα.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Тези Говорещи машини ще унищожат творческото развитие на музиката в нашата страна.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek."Эти Говорящие машины сведут на нет творческое развитие музыки в нашей стране.
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek." إن هذه الالات المتكلمة سوف تدمر النمو الفني للموسيقى في هذا البلد ..
"Bu Konuşan Makineler, bu ülkedeki müziğin sanatsal gelişimini mahvedecek.台無しにする 私が子どもだった頃は、夏の夜になると家々の前で
Bu müziğin gücüdür.Aceasta este puterea muzicii.
Bu müziğin gücüdür.C'est la force de la musique.
Bu müziğin gücüdür.Das ist die Kraft der Musik.
Bu müziğin gücüdür.Dat is de kracht van muziek.
Bu müziğin gücüdür.Det er musikkens kraft.
Bu müziğin gücüdür.É o poder da música.
Bu müziğin gücüdür.Es el poder de la música.
Bu müziğin gücüdür.Questo è il potere della musica.
Bu müziğin gücüdür.To jest potęga muzyki.
Bu müziğin gücüdür.Сила музыки.
Bu müziğin gücüdür.Това е мощта на музиката.
"Bu, müziğin jesti."Acesta este gestul muzicii.
"Bu, müziğin jesti."Dies ist eine Bewegung der Musik.
"Bu, müziğin jesti."Dit is de beweging van de muziek.
"Bu, müziğin jesti."Este es el gesto de la música.
"Bu, müziğin jesti."Questo è il gesto della musica.
"Bu, müziğin jesti."Tohle je gesto té hudby.
"Bu, müziğin jesti."To jest gest muzyki.
"Bu, müziğin jesti."Това е жестът на музиката.
"Bu, müziğin jesti."Это движение заложено в музыке.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.De bloemist. Daarmee verhogen we de druk op de muziek-ontologie, in zijn traditionele vorm dan.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.Înțeleg, din nou forțăm ontologia muzicii așa cum o știm convențional.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.I znowu zadajemy tu pytanie o ontologię konwencjonalnej muzyki.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.우리가 전통적으로 알고 있는 음악의 존재론에 압력을 넣고 있는 걸 이해합니다.
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.שוב, אנו מפעילים לחץ על הפילוסופיה של המוזיקה בצורתה הקונבנציונלית,
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.أنَّنا - مرة أخرى - نضع عبئاً ثقيلاً على تعريف الموسيقى كما نعرفها عادةً،
Bunu anlayabilirim, bir kez daha müziğin ontolojisine baskı yapıyoruz geleneksel olarak bildiğimiz gibi.音楽の存在論が脅かされます それでは本日ご覧いただく最後の作品です
Bu, o değil. Diyor ki: "Bu, müziğin jesti.Il dit, "Ceci est le geste de la musique.
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."C'è solo l'esecuzione della musica scritta, nessuna interpretazione."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."C'est juste l'exécution de la musique qui est écrite, pas d'interprétation."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Det handlar om att spela den skrivna musiken. Ingen tolkning."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."E doar executarea muzicii scrise, fără vreo interpretare."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Es geht nur um die Ausführung der Musik, so wie sie geschrieben ist, nicht um Interpretation."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Ez csak az írott zene kivitelezése, nem az értelmezése."
Bu sadece yazılı müziğin icrasından ibarettir; yorumlamak yok."Het is alleen de uitvoering van de uitgeschreven muziek, zonder interpretatie."