müziğin ile cümle
müziğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Jackson'ın 25 Haziran 2009'da ölümünden sonra, müziğinin de popülerliğinde artış meydana geldi.După moartea lui Jackson din iunie 2009, muzica acestuia a avut parte de creștere bruscă în popularitate.
Bu hit şarkılar neticesinde 1960'ların sonuna doğru "Soul Müziğin Kraliçesi" unvanını aldı.Succesul său fulminant i-a adus până la finele anilor 1960 titlul de „Regină a muzicii soul”.
Europop, 1970'lerin sonunda Avrupa'da ortaya çıkan pop müziğin bir türü.Europop este un stil al muzicii pop, apărut în Europa la sfârșitul anilor 1970.
Folk müziğini sevmiyor.Dacii iubeau muzica.
Filmin özgün müziğini ise uzun süredir Coen kardeşlerle birlikte çalışan Carter Burwell yapmıştır.Muzica filmului a fost compusă de Carter Burwell, cu colaborarea fraților Coen.
Kimileri şiirin korkunçluğuna kapıldı, kimileri de müziğine.Unii dintre prietenii mei sunt cuprinși de frică, iar alții de muzicalitate.
Folk metalin tarzı heavy metal ile halk müziğinin birleşimidir.Genul folk metal este o fuziune dintre heavy metal și muzica folk.
Barok periyodu boyunca, Slav ve Macar folk formları Avusturya müziğine geçti.În perioada barocă, muzica populară slavă și maghiară a influențat muzica austriacă.
Müziğin temposu çok sık değişmektedir.Expozițiile din cadrul muzeului se schimbă frecvent.
Lela günümüzde Gürcistan müziğinin pop kraliçesidir.Este încă Regina muzicii Pop”.
Filmin müziğini ise Nino Rota yapmıştır.Coloana sonoră a peliculei a fost compusă de Nino Rota.
Filmin özgün müziğini Jerry Goldsmith yapmıştır.Jerry Goldsmith a compus muzica din film.
Acemaşiran (Acem Aşîrân), Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.مقامات maqāmāt) este sistemul de moduri melodice utilizate în muzica tradițională arabă.
Daha sonra 1938'de Tommie Connor Norbert Schultze tarafından müziğin İngilizce sözleri yazıldı.În 1938, versurile au fost puse pe muzică de Norbert Schultze.
1950'li ve 1960'lı yılların popüler İngiliz müziğinin önemli bir ismidir.Schimbările cunoscute de familia franceză între anii 1960 și 2000 sunt numeroase și profunde.
Çok sayıda reklam müziğini seslendirdi.A compus numeroase genuri de muzică.
Opera müziğine saplantılı derecede hayrandı.El trebuie să aibă mintea în consonanță cu opera.
Bu hit şarkılar neticesinde 1960'ların sonuna doğru "Soul Müziğin Kraliçesi" unvanını aldı.Kiemelkedő zenei munkássága miatt az 1960-as évek végétől a „soul királynője”-ként hivatkoznak rá.
Müziğini Norbert Schultze 1938'de besteledi.Norbert Schultze a dal zenéjét 1938-ban átdolgozta.
Filmin müziğini ise Nino Rota yapmıştır.A zenét Nino Rota szerezte.
Deep house, house müziğin bir alt tarzıdır.A deep house a house zene egyik alműfaja.
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Látni fogod, hogy milyen zenét hallgatok.
Başka hiç kimsenin müziğine tercih etmem."Nem kell mindig mindenki zenéjéért rajongani.”
Garage müziğinin öncülerindendir.Innen ered a garage zene.
Filmin müziğini Aerosmith grubu I Don't Want to Miss a Thing adlı şarkısıyla yapmıştır.A negyedik héten Johnson az Aerosmith "I Don't Want to Miss a Thing" c. dalát énekelte el.
Grup, Werner Herzog'un birçok filminin müziğini yapmıştır.A filmben Werner Herzog művészetének számos eleme visszaköszön.
1996 yapımı Mission: Impossible filminin tema müziğini bestedi.1996-ban Larry-vel együtt megírták a Mission: Impossible című film zenéjének betétdalát.
60lı ve 70li yılların Rock, Pop, Soul ve R & B müziğinden etkilenmiştir.Fejlődése során hatással volt rá a 60-as, 70-es évek zenéje, a rock, a pop, soul, R&B zenei stílus.
Çünkü o tarzı duymuşsanız, zaten pop müziğin aynısı, değil mi?Az ő zenéjük már sokkal jobban hasonlít a mai J-pop zenéhez.
Jackson'ın 25 Haziran 2009'da ölümünden sonra, müziğinin de popülerliğinde artış meydana geldi.Jackson 2009. júniusában bekövetkezett halála után az album népszerűsége még jobban megnőtt.
Oyunun müziğini Fazıl Say besteledi.Külön érdemes beszélni a bevezető jelenet zenéjéről.
Fransız müziğine önemli katkıları olmuştur.Több népszerű francia musicalnek szerezte a zenéjét.
Bu dönemden sonra müziğinde de olgunluk dönemine geçer.Talán emiatt is állandóan zenét hallgat az iPodján.
Filmin özgün müziğini ise uzun süredir Coen kardeşlerle birlikte çalışan Carter Burwell yapmıştır.A film zenéjét Carter Burwell szerezte, aki a Coen testvérek több filmjéhez is kísérőzenét írt.
Sözlerinin ve müziğinin kime ait olduğu bilinmemektedir.Mindazonáltal nem tudni, hogy a lelet pontosan mely korból való és mely nép kultúrájához tartozott.
Chicago blues tarzı müziğin kurucularından biri olarak kabul edilmektedir.A Chicago blues a városi blues egy fajtája.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Ezt hangszeres zenéje is tükrözi.
Akustik müzik yapan kişiler, müziğin sesini elektronik amfilerle arttırırlar.A akusztikus zenei előadók gyakran erősítik fel a kiadott hangerőt elektronikus erősítőkkel.
Tüm bunların doğrultusunda 1493 yılında müziğin kanunu olarak adlandırılan Akhakvebım yazıldı.1964-ben az évnyitó ünnepségén a Szózat hangzott el zenei aláfestésként.
Müzikte İrlanda müziğinin büyük etkisi vardır.A zenében erős az indonéz befolyás.
Silvestri, filmin ilk gösteriminden iki hafta önce özgün müziğini kaydetmeye başladı.A Sony emberei mindössze három héttel a mozipremier előtt látták a kész filmet.
Elektronik müziğin kurucusu olarak bilinir.Ismert elektronikus zenész.
Şarkı popüler Amerikan müziğinin evlere ulaşmasına yardım etmiştir.A musical sokat segített az amerikai zenés színháznak elérni a fiatalabb generációkat is.
Geleneksel Arap müziğinin önde gelen temsilcilerindendir.Zenekaraik a hagyományos arab zene híres művelői.
Oyunun müziğini Tahsin İncirci bestelemiştir.A zenekar zenéjére a lassúság jellemző.
Filmin özgün müziğini Jerry Goldsmith yapmıştır.A film zenéjét Jerry Goldsmith komponálta.
Deep house, house müziğin bir alt tarzıdır.Deep house on house-musiikin lajityyppi.
Filmin özgün müziğini Jerry Goldsmith yapmıştır.Jerry Goldsmith vastasi elokuvan musiikista.
Ayrıca İspanyol klasik müziğinden de ilham almıştır.Myös espanjalainen klassinen musiikki teki häneen vaikutuksen.
Rock müziğine bayılıyor.Hän pitää rap-musiikista.
2002'de "Britanya Müziğine Sıradışı Katkı" dalında Ivor Novello Ödülü'ne layık görüldü.Vuonna 2002 hänelle myönnettiin Ivor Novello -palkinto ”huomattavasta panoksesta brittiläiselle musiikille”.
İtalyan müziğinin etkileri görülür.Lähellä sydäntä on kuitenkin ollut italialainen musiikki.
Bu durum müziğin düzgün bir şekilde ilerlemesini sağlar.Näin musiikista saadaan entistä nopeampaa.
Savoy'un zamanının Caz müziğine büyük etkisi vardır.Osa Sigin väestä kyllästyi vähäksi aikaa musiikkiin.
O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten.Kiitos että musa toimii ja kuuntelette!
Mozart'ın kendine ait tarzı klasik müziğin tamamının gelişimine paraleldir.Mozartin oma kehitys heijastelee klassismin tyylin kehitystä varsin läheisesti.
Adagio aşağıdaki anlamlara gelebilir: Adagio, müziğin yavaş çalınacağını gösteren bir işaret.Adagio on lähinnä taidemusiikissa käytettävä termi, jolla tarkoitetaan, että kappale tulee soittaa hitaasti.
Marşın müziğini kimin yaptığı bilinmemektedir.Ei ole tiedossa, kenelle Mozart teoksensa sävelsi.
Freddie Mercury, geniş kitlelerce rock müziğin en büyük vokalistlerinden biri olarak kabul edilmiştir.Freddie Mercurya pidetään yhtenä rockin historian suurimmista laulajista.
Ladytron, müziğini "elektronik pop" olarak tasvir etmiştir.Ladytronin musiikkia voi kuvailla elektroniseksi popmusiikiksi.