müthiş ile cümle
müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Evet, müthiş.Да, страхотно.
Evet! Müthiş!Это удивительно.
Evrimsel geçmişin müthiş zaman dilimleri şimdi artık ortak kültürün bir parçası--Az evolúciós múlt elképesztően nagy időegységei mára már kulturális közkinccsé váltak --
Evrimsel geçmişin müthiş zaman dilimleri şimdi artık ortak kültürün bir parçası--무수히 긴 시간 동안 진화의 지난날들은 지금 공통의 문화의 일부가 되었습니다.
Evrimsel geçmişin müthiş zaman dilimleri şimdi artık ortak kültürün bir parçası--Niewiarygodne zakresy czasu ewolucyjnej przeszłości są teraz częścią wspólnej kultury...
Evrimsel geçmişin müthiş zaman dilimleri şimdi artık ortak kültürün bir parçası--טווחי הזמן הבלתי נתפשים של האבולוציה בעבר הם עכשיו חלק מהתרבות הנפוצה --
Evrimsel geçmişin müthiş zaman dilimleri şimdi artık ortak kültürün bir parçası--الفترات الزمنية الهائلة لماضي التطور هي الآن جزء من الثقافة العامة --
Evrimsel geçmişin müthiş zaman dilimleri şimdi artık ortak kültürün bir parçası--それは今や常識とされることですが- アメリカの聖書地帯を除けばですけどね-
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Aber alle, die das durchmachen mussten, hatten eine verblüffende Einstellung.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Dar fără excepție, acești oameni care trecuseră prin iad aveau o atitudine uimitoare.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.하지만 전반적으로 이 과정을 거친 그들은 아주 놀라운 태도를 지니고 있었습니다.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Ma in generale, tutti quelli che erano passati attraverso questa cosa avevano un atteggiamento fantastico.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Mais globalement, ces gens qui avaient vécu ces choses si difficiles avaient des attitudes incroyables.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Mas, em geral, as pessoas que passaram por isso têm atitudes fabulosas.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Pero universalmente, personas que han pasado por esto tenían actitudes sorprendentes.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Като цяло, тези хора, които бяха минали през това имаха невероятно отношение.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.Но в целом, все те, кто прошёл через эти испытания, показали невероятную силу духа.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.אבל באופן אוניברסלי, אותם אנשים שעברו את זה היו בעלי גישה מדהימה.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.وعموماً هؤلاء الأشخاص اختبروا هذه التجربة لديه مواقف مذهلة.
Fakat evrensel olarak, buralarda bulunmuş bu insanların müthiş yetenekleri var.見事な姿勢を示していました 誰かが気にかけてくれるというだけでも
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.De el kell mondanom, hogy ez egy remek elgondolás.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Devo dirvelo, è un grande stratagemma comunque.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Ich muss Ihnen sagen, es ist eine großartige Lehre.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Ik moet jullie bekennen dat het een geweldig middel is.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Jag måste berätta för er, det är ett fantastikst verktyg.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.이 말씀은 좀 드리고 싶은데, 이건 정말 굉장한 장치입니다.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Les tengo que decir, es un gran dispositivo.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Mais il faut que je vous dise, c'est un super système.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Tôi muốn nói với các bạn một lời khuyên.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.To jest świetne narzędzie.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Trebuie să vă spun, este însă aşa un proces minunat.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Πρέπει να ομολογήσω πάντως ότι είναι μία σπουδαία έννοια.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Должен заметить, что это тот ещё приёмчик...
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.Трябва да ви кажа обаче, това е такъв страхотен замисъл.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.אני חייב להגיד לכם, זה ממש תכסיס אדיר.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.يجب أن أقول لكم، أن هذا الجهاز عظيم.
Fakat söylemeliyim müthiş bir alet.「どんでん返し」は探してみると
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.A lehetőség elvonással jár az elégedettségből, amit a döntésünk adhat, még ha a választásunk nagyszerű is.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.Alternativkostnader minskar tillfredsställelsen med våra val, t.o.m. när vi valt något fantastiskt.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.Biaya peluang mengurangi kepuasan terhadap pilihan yang kita ambil, meskipun pilihan kita sudah bagus.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.기회비용은 우리가 선택한 것이 아무리 훌륭하더라도 거기서 얻을 수 있는 만족도를 감소 시킴니다.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.Koszt alternatywny zmniejsza satysfakcję z naszego wyboru, nawet jeśli nasz wybór jest wspaniały.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.Náklady príležitostí znížia uspokojenie z našej voľby, aj ak sme si vybrali niečo fantastické.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.Phí cơ hội trừ vào sự hài lòng ta có từ những gì mình chọn, thậm chí khi những gì ta chọn là đúng.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.Vaihtoehtoiskustannus vähentää tyydytystä siitä, mitä olemme valinneet, vaikka valintamme olisi mahtava.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.עלות אלטרנטיבית מפחיתה מהסיפוק שאנו חווים ממה שבחרנו, גם אם מה שבחרנו הוא מצוין.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.تكلفة الفرصة البديلة تقلل من حصيلة الرضا الذي نشعر به نتيجة اختياراتنا حتى عندما يكون ما اخترناه رائعاً.
Fırsat maliyeti, bizim seçimimizden alacağımız hazdan çalar, seçimimiz müthiş olsa dahi.その満足度から 差し引かれていくのです だから選択肢が多ければ多いほど
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Ce n'était pas giclé ou jeté ou éjecté avec une grande force.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Det blev ikke sprøjtet eller kastet eller skudt ud under stort pres.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Det sprutades inte ut, slungades inte ut eller stöttes ut med stor kraft.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Es wurde also gar nicht gespritzt, geschleudert oder mit großer Kraft ausgestoßen.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Het spoot er niet met grote kracht uit.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Não jorrava nem era expelido ou projetado com grande força.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nebolo to vytrysknutie alebo vyhodenie alebo vystrelenie veľkou silou.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nebylo to vytrysknuto, vrženo či vypuštěno velkou silou.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nie było żadnego strzału z wielką siłą.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.No era un chorro o no era expulsado con gran fuerza.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Nó không bắn tung tóe ra hay được phóng ra hay được phun ra với một lực lớn.
Fışkırtılmıyor, fırlatılmıyor veya müthiş bir güçle püskürtülmüyordu.Non era sprizzata o lanciata o espulsa con tanta forza.