müthiş ile cümle

müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.아래에 많은 훌륭한 친구들과 많은 웃음기 띤 얼굴들을 '보게 되서' 기쁩니다.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Olen iloinen nähdessäni näin paljon ihmisiä ja hymyileviä naamoja.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Örülök, hogy ilyen sok kellemes embert látok itt és sok mosolygó arcot.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Sono lieto di vedere tante belle persone e così tanti visi sorridenti.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Sunt bucuros să văd că sunteţi atât de mulți prezenți aici și atât de multe fețe zâmbitoare.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Χαίρομαι που βλέπω τόσο ωραίο κόσμο εδώ και τόσα πολλά χαμογελαστά πρόσωπα.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Радвам се да видя много хубави хора тук и много усмихнати лица.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.Я счастлив видеть здесь столько прекрасных людей и множество улыбающихся лиц.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.אני שמח לראות כאן כל כך הרבה אנשים טובים וכה הרבה פנים מחייכות.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.سعيد لرؤية هذا العدد الكبير من الناس هنا و العديد من الوجوه الباسمة.
Bu kadar müthiş insanları ve gülen yüzleri bir arada gördüğüme sevindim.それに みんなにこにこしている わたしの経歴や
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Aceasta este o poveste și o aventură fantastică în care să te îmbarci.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Čaká ťa úžasný príbeh a dobrodružstvo.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Cela devient une histoire extraordinaire et une aventure à vivre.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Das ist ein faszinierendes Abenteuer, auf das man geht.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Đây là một câu chuyện và cuộc phiêu lưu đáng kinh ngạc cho bạn.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Det är en spännande berättelse och ett äventyr att gå på.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Dit is een geweldig verhaal en avontuur om op te gaan.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Esta es una historia asombrosa y una aventura para que te sumes.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera."Her er en fantastisk historie og et eventyr du skal på."
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera."Isto é uma história espantosa e uma aventura para viver,
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera."Kifogytunk az olajból." akkor csodálatos történet és kaland, melynek érdemes nekivágni.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.그건 놀라운 이야기고 모험입니다.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Questa è una storia incredibile! Un'avventura a cui puoi partecipare!
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.To niesamowita historia i przygoda do przeżycia.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Αυτή είναι μια εκπληκτική ιστορία και περιπέτεια για να ξεκινήσεις.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Вас чекають неймовірна історія та пригоди.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Невероятная история и достаточно заманчивое для участия приключение.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.Това е изумителна история и приключение, за да продължавате.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.זה סיפור ומסע מדהימים שאפשר להשתתף בהם.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.هذه قصة ومغامرة مثيرة لك.
Bu katılmanız için müthiş bir hikaye ve macera.どう生き残れるか自分で挑戦するのです
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.A fost o experienţă extraordinară.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Byl to naprosto úžasný zážitek.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Ça a été une expérience absolument extraordinaire.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Đó là một trải nghiệm tuyệt vời.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Egészen elképesztő élmény volt.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.E' stata un'esperienza assolutamente fantastica.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Es war eine absolut tolle Erfahrung.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Foi uma experiência absolutamente espetacular.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Fue una experiencia maravillosa.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Het was absoluut een ongelooflijke ervaring.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Ini adalah pengalaman yang sangat menakjubkan.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.이것은 정말로 대단한 경험이었습니다.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.To było wspaniałe doświadczenie.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Ήταν μια εντελώς απίστευτη εμπειρία.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Беше абсолютно невероятно преживяване.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.Это был удивительный опыт.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.זו הייתה חוויה מדהימה לגמרי.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.كانت تجربة مدهشة تماما.
Bu kesinlikle müthiş bir deneyim oldu.もっとも この試作車は設計上
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Also dachten wir uns, dass wir ihn einstellen und wenn er kaeme koennte er ein grossartiger Kommunikator sein.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Dus we bedachten dat we hem aan zouden nemen, hij zou een goed gezicht voor ons zijn.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Ezért gondoltuk úgy, hogy felvesszük ezt az embert, és ha arra kerül a sor, remek kommunikátor lesz.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Jadi kami memutuskan untuk menyewa orang ini, berharap dia bisa jadi komunikator yang baik di lapangan.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.그래서 우리는 이 사람을 고용하기로 했습니다. 그가 왔을 때에는 그는 탁월한 의사전달자가 될 수 있었습니다.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Pensammo che le sue capacità comunicative avrebbero fatto al caso nostro.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Pensámos em contratá-lo — quando lá chegássemos ele podia ser um excelente comunicador.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Por lo que imaginamos contratarlo, pues al llegar él sería un gran comunicador.
Bu kişiyi işe alırsak, orada bizim için müthiş bir iletişimci olabileceğini fark ettik.Så vi beslutade oss för att anställa honom. När vi kom fram skulle han bli en strålande kommunikatör.

İlgili Sayfalar