müthiş ile cümle
müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama cidden, müthişsin.אבל ברצינות, אתה אדיר.
Ama en büyük iş Bulgaristan'da oldu. Ve bu müthişti.Але те що було в Болгарії -- справді неймовірно.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Aber es ist eine fantastische Szene.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Ale je to úžasná scéna.
Ama gerçekten müthiş bir sahne. Baba:おいで キスしておくれ
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Dar este o scenă incredibilă.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.De ez egy csodálatos jelenet.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.하지만 정말 좋은 장면이죠
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Maar het is een geweldige scene.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Mais c'est une scène incroyable.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Mas é uma cena fantástica.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Men det er en fantastisk scene.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Mutta se on upea kohtaus.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Nhưng đây là một cảnh tuyệt vời.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Niesamowita scena.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Pero es una escena increíbe.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Αλλά είναι μια καταπληκτική σκηνή.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Но е невероятна сцена.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.Но это удивительная сцена.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.אבל זו סצנה מדהימה.
Ama gerçekten müthiş bir sahne.و لكنه مشهدا عظيما.
Ama hemen müthiş kasıntı başka bir makale daha,멋지게 허세스러운 기사를 올렸는데 뭐라고 썼냐하면
Ama hemen müthiş kasıntı başka bir makale daha,אך לאחר מכן היה מאמר נוסף יומרני להפליא
Ama hemen müthiş kasıntı başka bir makale daha,ولكن بعد ذلك كان هناك مقالة أخرى مدعية بطريقة رائعة
Ama hemen müthiş kasıntı başka bir makale daha,『ニューリパブリック』に 掲載されました
Ama, MCA'nın 12X12'sindeki şovun müthişti. Böylelikle kazandın.Ale tvá show v MCA byla úžasná, takže jsi to vyhrála.
Ama, MCA'nın 12X12'sindeki şovun müthişti. Böylelikle kazandın.Maar jouw voorstelling aan het MCA 12 x 12 was geweldig, dus je hebt het gewonnen.
Ama, MCA'nın 12X12'sindeki şovun müthişti. Böylelikle kazandın.Mas o teu espectáculo no MCA foi de tal maneira fantástico, que ganhaste.
Ama, MCA'nın 12X12'sindeki şovun müthişti. Böylelikle kazandın.Nhưng buổi diễn của em ở MCA's 12x12 rất tuyệt nên em đã giành chiến thắng.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Apapun anda menyebutnya, ia melakukan segala hal yang menakjubkan ini.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Como quer que você queira chamá-lo, ele faz todas essas coisas incríveis.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Comunque tu lo voglia chiamare, fa tutte queste cose straordinarie.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor. Farklı uzunluklara odaklanabiliyor.Y el ejemplo que normalmente se da es el ojo humano, que es un instrumento realmente asombroso.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Hoe je het ook noemt, het doet allerlei ongelofelijke dingen.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.뭐라고 부르던간에 눈은 정말 많은 엄청난 일들을 하는데요
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Lidské oko má spoustu skvělých vlastností.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Oricum ai vrea sa-l numesti, iti produce toate aceste lucruri fantastice.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Quel qu'il soit, il est capable de faire toutes ces choses incroyables.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Wie auch immer man es nennt, es macht alle diese unglaublichen Sachen.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Как его ни назвать, он способен делать удивительные вещи.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Както и да гледате на него, то извършва толкова изумителни неща.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Якою б не була назва, воно виконує ці дивовижні речі.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.הדברים המדהימים האלו. העין יכולה להתמקד במרחקים שונים,
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.اي اسم تختاره سوف يصفها هذ اشياء
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.目にはすごい働きがあるんだ。 例えば、色んな距離に焦点を合わせられる。
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.우리는 AIMS 를 24시간 배움의 공간으로 만들자고 정해놓았습니다. 그리고 처음부터 이 대학을 설립하는게 아주 즐거웠습니다.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.Е, ние замислихме АИМН като 24-часова учебна среда, и беше фантастично да започнеш университет от началото.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.Мы задумывали АИМН как круглосуточную обучающую среду, и было неописуемо здорово строить университет сначала.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.ובכן, תיכננו את AIMS כסביבת למידה סביב השעון, וזה היה נהדר לפתוח אוניברסיטה מההתחלה שלה.
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.حسنا , صممنا آيمز لتكون بيئة تعليمِ على مدار الساعة كان رائعا بدء جامعةٍ من البداية
AMBE'yi 24 saatlik bir öğrenme ortamı olarak tasarladık, ve en başından bir üniversite kurmak müthişti.そして大学をゼロから作り上げることは すばらしいことでした 大学は何のために存在するかを 再考する必要があります
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."삼촌이 가장 너무 bucked 해선 안될 이유 볼 수 없다"내가 코키에게 말씀 하셨다.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."En näe miksi setä ei tule kaikkein hirveän mielissään," Sanoin Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."Ich sehe nicht, warum dein Onkel nicht zu den meisten furchtbar bockte", sagte ich zu Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."Ja nie rozumiem, dlaczego twój wujek nie powinny być najbardziej strasznie bucked", powiedziałem do Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."Jaz ne razumem, zakaj tvoj stric ne bi bilo najbolj strašno bucked," sem rekel, da Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."Jeg kan ikke se, hvorfor din onkel bør ikke være mest forfærdeligt bucked," sagde jeg til Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir."Je ne vois pas pourquoi ton oncle ne doit pas être la plus horriblement résisté," J'ai dit à Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir.limita. "Nu văd de ce unchiul tău nu trebuie să fie cel mai teribil tăiate", i-am spus Corky.
"Amcan en müthiş keyifli olmamalıdır neden göremiyorum," Ben Corky söylenir.limit. "Nevidím důvod, proč váš strýc neměl být nejvíce strašně se vzepřel," řekl jsem Corky.