müthiş ile cümle
müthiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
USA Today Robert Bianco, Schwimmer'ın performansını "müthiş" diyerek övmüştür.『USAトゥデイ』のロバート・ビアンコはブライアン・クランストンの演技を「とても面白くて注目に値する」と評した。
Plak müthiş bir patlama yaptı.ついに鍋は大爆発。
"Sıla: Gezi olayları müthiş bir şahitlikti".出張証人調べは非常に良い制度である」などと答えた。
Herkes Nomo'un müthiş bir atıcı olduğunu düşünüyor.みんながのもを偉大な投手だと考えてる。
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."不過,他是一個偉大的傢伙」。
"Müthiş solak kim?".’” 《左传·襄公》
Müthiş Free-Kick atar.超酷的搖滾風格。
Jerry West'in müthiş oyunu East Bank Lisesi için hala çok önemlidir.路易大帝中学在大学校的入学竞考中成绩一直很优秀。
Müthiş bir zekâ sahibidir.他學高品潔,不事權貴。
USA Today Robert Bianco, Schwimmer'ın performansını "müthiş" diyerek övmüştür.」〈今日美國〉的羅伯特·比安可(Robert Bianco)認為屈伏塔是節目中有著“表現最廣”的演員。
Maçta küfür de yiyebilirsiniz, müthiş coşku da alabilirsiniz.喜歡吃帆貝、比賽時也會吃著醃帆貝。
Millî takımın başına geçtikten sonra da müthiş bir atmosfer yarattı.”이후 고려 공민왕 때 보우가 크게 중창하였다.
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)관직은 영의정에 이르렀다.)
'Bu müthiş.이것이 공상이다.
Müthiş bir performans ortaya koyar.אני רוצה לתת מופע טוב.
USA Today Robert Bianco, Schwimmer'ın performansını "müthiş" diyerek övmüştür.מבקר הטלוויזיה של עיתון ה-USA Today, רוברט ביאנקו, אף הגדיל ושיבח את משחקו של שווימר כ"מעולה".
Oğluna karşı müthiş bir güven duyar.מגוננת מאוד על בנה.
Zaman müthiş dardır.Времето е отлично.
"Müthiş solak kim?".Да имаш ляв палец“.
Mozart ilk yıllarından beri müthiş bir kulağa sahipti.Моцарт проявява забележителни способности от най-ранна възраст.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Той е прочут с бързината си.
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."Много хубав мъж“.
Müthiş görünüyorsun.Изглеждаш удивително.
Müthiş hissediyorum.Чувствам се страхотно.
Sen müthişsin.Страхотна си.
Müthiş hızıyla dikkat çekmektedir.Rečeno je kako trči nevjerojatnim brzinama.
Zaman müthiş dardır.Vrijeme je skalarna veličina.
Ayrıca o müthiş iyi bir adam."A također je to i vraški dobar triler."
Volkan, elinden geleni yapmış, müthiş kurtarışlara imza atmıştır.Hanoi je iskoristio priliku i pojačao svoju potporu gerilskim borcima.
Jerry West'in müthiş oyunu East Bank Lisesi için hala çok önemlidir.Max Müller je jedan od osnivača indoloških studija u zapadnom akademskom sustavu.
Şimdi belki de Ferrari ve McLaren'in sadece bir adım gerisindeyiz ve bu gerçekten müthiş.Výkonovo bol tím za Ferrari a McLarenom, no pred ostatnými tímami.
Oğluna karşı müthiş bir güven duyar.Do svojho najstaršieho syna vkladal veľké nádeje.
Müthiş bir kavgaydı.Bol to neľútostný boj.
'Bu müthiş."Je to vzrušujúce.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Pri odkrytí sa nachádzala v tesnom podloží spodného hnedouhoľného sloja.
Savaş başlığı müthiş bir güce sahiptir.Toto vedenie má oslobodzujúcu moc.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Poznan je bil pod vzdevkom Mihol.
SummerSlam gecesi karşılaşma müthiş bir şekilde gerçekleşti.Popoldnevi v Summerhillu so za vse prosti.
Osmanlı tarihçileri bu müthiş baskını Sırp Sındığı olarak anmaktadırlar.Nenemški zgodovinarji cenijo njegovo modro nenapadalnost.
Titanyumun en ünlü kimyasal özelliği korozyona karşı gösterdiği müthiş direncidir.Kõige tähelepanuväärsem keemiline omadus on titaani vastupidavus korrosioonile.
'Bu müthiş.See on üliilmne.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Küla jäi peagi tühjaks, paljud algul ellu jäänud surid haavadesse ja nälga.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.제가 10살 땐 그게 얼마나 대단한 일인지 몰랐어요.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Als 10-jarige besefte ik niet hoe geweldig dat was.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Bylo mi 10, neuvědomoval jsem si, jak je to úžasné.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.E avendo solo 10 anni non mi rendevo conto della sua eccezionalità.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Et à 10 ans, je ne réalisais pas la chance que j'avais.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Khi tôi lên 10, tôi vẫn chưa biết được điều đó kì diệu như thế nào.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Kiedy miałem 10 lat, nie zdawałem sobie z tego sprawy.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Mit 10 Jahren war mir nicht klar, wie wunderbar das ist.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Quando tinha 10 anos, não percebi quão incrível isso é.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Şi când aveam 10 ani nu mi-am dat seama cât de uimitoare era.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Y a los 10 años no sabía lo increíble que era.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.Και όταν ήμουν 10, δεν συνειδητοποίησα πόσο εκπληκτικό ήταν αυτό.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.И когато бях на 10, не осъзнавах колко невероятно бе това.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.И когда мне было 10, я не осознал, как это было удивительно.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.וכשהייתי בן 10, לא הבנתי כמה זה מדהים.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.وعندما كنت في العاشرة، لم أكن أدرك مدى روعة هذا الأمر.
10 yaşındayken bunun ne kadar müthiş birşey olduğunu anlamamıştım.小さな子どもで
2012 filmi şimdi müthiş pazarlanıyor.Añadiré que la película "2012", que es un gran marketing ahora