mütevazı ile cümle

mütevazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Berlin'de mütevazı ama etkileyici bir anıt mezarı bulunuyor.現在、ベーリングの墓には控えめなモニュメントが建立されている。
Çok zengin ama mütevazı equestrian bir ailden geliyordu ve Roma Senatosu'na girene kadar hiyerarşide yükseldi.ゴルディアヌスは、目立たないしかし非常に富裕な騎士階級の家庭の出身であったが、ローマ元老院議員となるまでに出世した。
Zengin Doğu Yakası sakinleri ile aynı okula giden, mütevazı bir ailenin çocuğudur.北欧の小さな国から空と同じ学校に引っ越してきた物静かな少年。
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.この建物は老朽化が激しく、寒々としていて薄暗かった。
Şems’in Konya'daki türbesi küçük, mütevazı, adeta saklanmış bir yerdir.在湘南的江之岛,是一片祥和又略显陈旧的小镇。
Bina 1960'ların modern stiliyle inşa edildi; mütevazi ve gösterşsiz bir dış cepheye sahiptir.他的風格是典型60年代現代畫派,構圖簡約、生動有力。
Taç şövalyeleri mütevazi olurlar.אביר מסדר הכתר הוא צנוע.
Takip 3.000 £ tutarında mütevazı bir bütçeyle yapıldı ve bir yıl boyunca hafta sonlarında çekildi.הסרט נעשה בתקציב צנוע של 3,000 ליש"ט, אשר מומן מכספו האישי של נולאן, וצולם בסופי שבוע למשך כשנה.
National Gallery'nin başlangıcı çok mütevaziydi.החיים בשכונת הצריפים היו צנועים למדי.
Ama Londra'da çok fakir bir semtte çok mütevazı bir evde yaşamaktaydılar.המשפחה לא הייתה עשירה, וגרה בבית צנוע בפרוורים.
Berlin'de mütevazı ama etkileyici bir anıt mezarı bulunuyor.Във Великобритания е поставен символичен паметен гроб.
Sarkaçlı Saat: zaman ve mütevazi yaşam.Još ću ja dugo hrabar živjeti: ur.
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.Naselje Podgorač bilo je devastirano i prazno.
Ev eşrafı, ona Misenum yakınlarında mütevazı bir mezar yaptırıdı.Jeho druhovia ho tiež oplakali a navŕšili mu mohylu vedľa Idmóna.
Pettit'in basketbol hayatı ilk dönemlerinde oldukça mütevazi ve sıradan bir şekilde başladı.Būsimosios operetės primadonos karjera prasidėjo gana atsitiktinai ir netikėtai.
Stradbroke'ta mütevazi bir ailede dünyaya geldi.Ta sündis tagasihoidlikus peres Stradbroke’is Suffolkis.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.이것은 2004년 모마에서 "겸손한 걸작들"이라는 전시회입니다
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.Acesta este vernisajul "Capodopere Modeste" care a avut loc la MoMA în 2004.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.Dies ist die Ausstellung "Humble Masterpieces" (Bescheidene Meisterwerke), aus dem MoMA im Jahr 2004.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.Tôi sẽ cho bạn một ví dụ: đây là buổi triển lãm Humble Masterpieces, ở MoMA vào năm 2004.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.זו תערוכה, יצירות מופת צנועות, כמו שהיא היתה בMoMA ב 2004.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.هذا معرض "التُحف المتواضعة" والذي كان في متحف الفن الحديث 2004.
2004'te MoMA'da yapılan "Mütevazı Şaheserler" sergisi.当時 私たちは
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Ale dla innych nowotworów poprawa jest raczej skromna.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.A pri drugih vrstah raka je prišlo le do skromnega izboljšanja.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Avšak u jiných druhů nádorů a rakoviny se dosáhlo pouze mírného zlepšení.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Dar pentru alte tipuri de tumori şi cancere, îmbunătăţirile au fost numai modeste.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.De más daganatoknál és rágtipusoknál, a javulás csak mérsékelt volt.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Doch bei anderen Tumore und Krebsarten, hat sich kaum etwas verbessert.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.그러나 다른 종류의 종양과 암에서의 개선은 매우 미비한 수준입니다.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Maar voor andere tumoren en kankertypes waren de verbeteringen eerder bescheiden.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Mais pour les autres tumeurs et types de cancers, les améliorations sont restées modestes.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Ma per altri tipi di tumore e cancro, i miglioramenti sono stati solo modesti.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Mas noutro tipo de cancros e tumores, os resultados foram mais modestos.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Mutta muille kasvaimille ja syöpätyypeille parannukset ovat olleet vaatimattomia.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Nhưng cho những loại khối u hay ung thư khác, những cải thiện chỉ ở mức vừa phải.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Pero para otros tumores y tipos de cáncer, las mejoras han sido sólo modestas.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Tapi untuk tumor dan kanker jenis lain, peningkatannya hanya sedikit.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Όμως για άλλα είδη καρκίνου, τα αποτελέσματα ήταν μέτρια.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Але для інших пухлин та типів раку ці поліпшення були лише скромними.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Но за другите тумори и карциноми, подобренията са едва скромни.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Но при других опухолях и видах рака достижения были небольшими.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.אבל לסוגי גידולים וסרטן אחרים, השיפורים היו צנועים.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.و لكن بالنسبة لأنواع أخرى من السرطان و الأورام التحسن بالكاد كان ملحوظا.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.向上率は大きくなかったため なぜ向上できないのかと
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ünvanı o kadar da mütevazı durmuyor, değil mi?이 명칭, 미합중국의 대통령이란 호칭이 요즘에는 그리 우습게 들리지 않죠?
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ünvanı o kadar da mütevazı durmuyor, değil mi?זה שהתואר, נשיא ארצות הברית של אמריקה, לא נשמע כזה צנוע בימינו, נכון?
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ünvanı o kadar da mütevazı durmuyor, değil mi?هو أنّ اللقب، رئيس الولايات المتحدة الأمريكية، لا يبدو متواضعًا على الإطلاق في هذه الأيام، هل يبدو كذلك؟
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ünvanı o kadar da mütevazı durmuyor, değil mi?この頃そんなに謙虚に聞こえないでしょう? それは 5千発以上の核弾頭の発射権限を持ち
Arbenz radikal olmaktan uzaktı. Toprak reformu tedbirleri mütevazıydı.Арбенц всъщност не е радикал, неговата аграрна реформа е скромна.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var. Belli oluyordur herhalde.Επιλέγω την ταπεινή προσέγγιση, υποθέτω, πως θα μπορούσες να πεις.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Diciamo che uso l'approccio morbido.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Door een nederige aanpak.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Én egyfajta szerény megközelítést végzek, azt hiszem.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Folosesc o abordare blândă ai putea spune.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Ich habe einen einfachen Zugang, könnte man sagen.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Je dirais que je choisis d'aborder le sujet avec humilité.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Tôi tiếp cận họ một cách khiêm tốn.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Възприемам скромен подход, може да се каже.
Aslında mütevazi bir yaklaşımım var.Я подхожу к этому просто.

İlgili Sayfalar