mütevazı ile cümle

mütevazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Mütevazi bir yemek fiyatına... ...Roma Tarihini edinebilirsiniz. kitaplar tohum gibidir:Pelo preço de uma refeição modesta, fica-se ao corrente da história de Roma.
Mütevazi bir yemek fiyatına... ...Roma Tarihini edinebilirsiniz. kitaplar tohum gibidir:Per il prezzo di un pasto modesto... ...si puō avere la storia di Roma.
Mütevazi bir yemek fiyatına... ...Roma Tarihini edinebilirsiniz. kitaplar tohum gibidir:Por el precio de una comida modesta... .. .me obtener la historia de Roma.
Mütevazi bir yemek fiyatına... ...Roma Tarihini edinebilirsiniz. kitaplar tohum gibidir:Pour le prix d'un modeste repas... on peut lire l'histoire de l'Empire romain.
Mütevazi bir yemek fiyatına... ...Roma Tarihini edinebilirsiniz. kitaplar tohum gibidir:На цената на един обикновен обяд получавате историята на Рим. Книгите са като семена:
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.보잘 것 없는 출신을 감추고 자신만의 새로운 역사를 창조하고자 했던 어린 소녀가 살았습니다.
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.O copilă care şi-a ascuns toatã viaţa originile umile şi a preferat să-şi inventeze propria legendă.
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.Olipa kerran pikku tyttö, joka kätki vaatimattoman taustansa ja keksi itselleen oman tarinan.
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.Una niña que esconde su origen humilde toda su vida y prefiere inventar su propia leyenda.
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.Une petite fille qui toute sa vie masqua ses origines paysannes et préféra inventer sa légende.
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.Жила собі маленька дівчинка, яка приховувала своє скромне походження все життя і вигадала свою власну легенду.
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.فتاة صغيرة أخفت أصولها طيلة حياتها واختارت حبك أسطورتها
Mütevazi geçmişini tüm hayatı boyunca saklayan ve kendi efsanesini yaratmayı seçen küçük bir kız yaşamıştı.目指した少女がいました その昔
Mütevazi mi?Il ne se vante jamais, il est modeste ?
Mütevazi mi?Nem beszél magáról és szerény?
O kadar mütevazı ki, düz bile yürüyemiyor.E atât de supus încât nici mãcar nu poate pãºi înainte.
O kadar mütevazı ki, düz bile yürüyemiyor.Er ist so bescheiden, dass er nur rückwärts läuft.
O kadar mütevazı ki, düz bile yürüyemiyor.Il est si humble qu'il marche à reculons.
O kadar mütevazı ki, düz bile yürüyemiyor.Jest taki pokorny, że nie chodzi przodem.
O kadar mütevazı ki, düz bile yürüyemiyor.Ειναι τόσο ταπεινός που δεν μπορεί καν να περπατήσει προς τα εμπρός.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Alles ist aus sehr einfachem Material.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Es todo un material increíblemente humilde.
Olabildiğince mütevazi bir şey.E' tutto materiale incredibilmente umile.
Olabildiğince mütevazi bir şey.모두 아주 소박한 재료들을 사용했습니다.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Les matériaux sont incroyablement simples.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Semuanya menggunakan bahan sederhana.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Totul este material incredibil de simplu.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Wszystko z bardzo skromnych materiałów.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Всичко е невероятно скромен материал.
Olabildiğince mütevazi bir şey.Использовался очень простой материал.
Olabildiğince mütevazi bir şey.זהו חומר צנוע מאוד.
Olabildiğince mütevazi bir şey.كانت جميعها مواد بسيطة بشكل لا يصدق
Oldukça mütevazi bir yerdir.C'est un endroit familier.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Det är en ganska ordinär ställe.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Es ist ein lässiger Ort.
Oldukça mütevazi bir yerdir.E un local obisnuit.
Oldukça mütevazi bir yerdir.E' un posto informale.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Het is gewoon een informele plaats.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Nó là một nơi bình thường thôi.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Popolnoma sproščen lokal.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Tempatnya bergaya kasual.
Oldukça mütevazi bir yerdir.To luźne miejsce.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Είναι απλά ένα απλό μέρος.
Oldukça mütevazi bir yerdir.Просто случайное место.
Oldukça mütevazi bir yerdir..זה מקום מזדמן
Oldukça mütevazi bir yerdir.أنه مجرد مكان عادي
Oldukça mütevazi bir yerdir.ジャズ?
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Ali, foi tão inteligente como modesto e obteve um sucesso considerável.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Bol bystrý a rovnako skromný a tešil sa značnej sláve.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.E lì fu tanto brillante quanto modesto, riscuotendo un notevole successo.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.겸손한며 또한 명석했던 그는 그곳에서, 상당한 성공을 맛보게 되며, 졸업 후,
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Und schlau und bescheiden wie er war genoss er dort beträchtlichen Erfolg.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.Συνδύαζε την εξυπνάδα με τη σεμνότητα, κι είχε πολλές επιτυχίες.
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.בבודפשט. ושם היה חכם כפי שהיה צנוע, ונהנה מהצלחה משמעותית, הסיום ולאחר מכן
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.في مدينة بودابست .هناك كان ذكيا كما كان متواضعا , ولاقى نجاحا كبيرا , وبعد تخرجه ,
Orada, mütevazı olduğu kadar zeki olan Tezsler, başarının keyfini çıkardı.かなりの優秀な成績で卒業した後 繊維技術業に進み そこでも続けて成功を収めました
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Estamos, na verdade... temos objetivos modestos de substituir toda a indústria petroquímica.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Kami sesungguhnya, anda tahu punya tujuan yang sederhana untuk menggantikan seluruh indutri petrokimia.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.우리는 전 석유화학 산업을 대체하겠다는 겸손한 목표를 갖고 있습니다.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Meillä on todellakin vaatimattomana tavoiteenamme syrjäyttää koko petrokemiallinen teollisuus.

İlgili Sayfalar