mütevazı ile cümle
mütevazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Genel olarak konuşursak, Japon kadınları mütevazıdır.Generally speaking, Japanese women are modest.
Gerçekten ucuz olan küçük mütevazi bir dükkân biliyorum.I know a hole in the wall that's really cheap.
Luciano, maçtaki ezilen kişi, şampiyona mutevazı pasta yedirmeye çabalıyor olacak.Luciano, the underdog in the match, will be trying to make the champ eat humble pie.
Sendika ücret taleplerinde mütevazı idi.The union was modest in its wage demands.
Onlar kişinin mütevazı ya da tembel olduğunu düşünürdü.They would think the person is modest or lazy.
Restoranda mütevazı bir miktarla iyi yemek yiyebilirsiniz.You can get good food for a modest sum at the restaurant.
Mütevazı bir kahvaltı tost, kahve ve bir yumurta yedim.I ate a modest breakfast of toast, coffee, and one egg.
Ben sadece mütevazı bir öğretmenim.I am just a humble teacher.
O çok mütevazı bir adam.He is a very modest man.
Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazı kaldı.After winning the Nobel prize, she remained as modest as ever.
O başarısı hakkında mütevazı.She is modest about her achievement.
Mütevazi görünümlü yaşlı adam krala takdim edildi.A humble-looking old man was presented to the king.
Bildiğim kadarıyla, Bay Smith mütevazı bir adamdı.As far as I know, Mr. Smith was a modest man.
Onların mütevazi geliri birçok lüks için izin vermiyor.Their modest income doesn't allow for many luxuries.
Başarılarına rağmen, o çok mütevazidir ve onlar hakkında övünmez.Despite his achievements, he is very humble and doesn't boast about them.
Birçok mütevazi bina New Jersey'de.In New Jersey are many unobtrusive buildings.
Mütevazilik olmaksızın cesaret tehlikeli bir oyundur.Without humility, courage is a dangerous game.
Daha mütevazı bir şekilde giyinmelisin.You should dress more modestly.
Keşke kızım daha mütevazi elbise giyse.I wish my daughter would dress more modestly.
Bu adam çok mütevazı.This man is very humble.
Tom mütevazidir.Tom is humble.
Ben mütevaziyim.I'm humble.
Tom mütevazıdır.Tom is modest.
Sen mütevazısın.You're modest.
Mütevazı olmayın!Don't be modest!
Çok mütevazi olma.Don't be so modest.
O kadar mütevazı olma!Don't be so modest.
Mütevazı davranıyorsun.You're being modest.
Çok mütevazısın.You're so modest.
Mütevazı ol, Tom.Don't sell yourself short, Tom.
Tom çok mütevazı.Tom is very humble.
Tom sadece mütevazi oluyor.Tom is just being modest.
Hiç kimse benden daha mütevazi değil.No one is more humble than I.
Tom'un Boston'da mütevazı iki yatak odalı bir evi var.Tom has a modest two-bedroom house in Boston.
Mütevazi olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think you're modest?
Sen çok mütevazı oluyorsun.You're being too modest.
Tom mütevazi, değil mi?Tom is modest, isn't he?
Mary sessiz ve mütevazi bir genç kadındı.Mary was a quiet and unassuming young lady.
Bizim mütevazı evimize hoş geldiniz.Welcome to our humble home.
Linda her zaman mütevazi elbiseler giyerdi.Linda wore modest dresses all the time.
Çok mütevazı hissediyorum.I feel very humbled.
Benim hedeflerim mütevazi.My goals are modest.
Biraz daha mütevazi olmaya çalış.Try to be a bit more modest.
Haddinden çok mütevazısın.You are much too modest.
Belki de Tom sadece mütevazi davranıyor.Maybe Tom is just being modest.
O çok mütevazı görünmüyor.She doesn't seem very modest.
Ben son derece mütevazı bir insanım.I'm an extremely humble person.
Ben bu gezegen üzerideki en mütevazı insanım.I'm the humblest person on this planet.
Tom mütevazi bir adam.Tom is a humble man.
Gerçekten harika bir adam her zaman mütevazidir.A truly great man is always modest.
Tom çok mütevazi bir adam.Tom is a very modest man.
Mütevazı bir geçmişten geliyorum.I come from a humble background.
Tom çok mütevazı kişiydi.Tom was very a humble person.
Fadıl mütevazı ve çok bilgilidir.Fadil is humble and very knowledgeable.
Mütevazi zevklerim var. Zenginlik ilgimi çekmiyor.I have modest tastes. Wealth does not interest me.
Mütevazi olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think you're modest?
Tom pek mütevazı biri değildir.Tom isn't a very humble person.
Tom çok mütevazı bir kişidir.Tom is a very humble person.
Sami mütevazi bir evde yaşadı.Sami lived in a modest house.
Haydi, bu kadar mütevazı olma!Come on, don't be so modest!