müstakil ile cümle

müstakil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Houses and two-story buildings are rare.
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.Hearts become irrelevant.
Yaşlı olan Basê, Elbistan'da bahçeli müstakil bir evde tek başına yaşamaktadır.Basê lives in Elbistan by herself.
1927 yılında Türkiye'ye geri dönüp Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğini kurdu.In 1929, he returned to representational painting and sculpture.
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.This marks Monticello as the only presidential home in America on the World Heritage List.
Vilayet bir müstakil sancaktı.כשבסיר היה חור .
Şehristan Ağustos 2010 yılında Taybad şehristanı'ndan ayrılarak müstakil bir şehristan yapılmıştır.An example was the withdrawal of BBDO in June 2011 from the town.
Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğinin dördüncü sergisi.Septième Exposition des Peintres impressionnistes et symbolistes.
Eğitim faaliyetleri, 2000 yılına kadar Mala Recica kasabasındaki müstakil evlerde yürütüldü.Until 2000, it organised instruction in private homes in the village of Mala Recica.
Dernek, Harrowdene Yolu'nda üç katlı yarı müstakil bir ev satın aldı.The committee purchased a three-storey semi-detached house on Harrowdene Road.
Mevlîd, bunun yanında İslâm edebiyatında müstakil bir edebî türdür.Uwe Aulich: Ein Steg wird Teil der Uferpromenade.
15. yüzyıl itibarıyla Hokku, Tanka'nın yanında müstakil bir şiir türü olarak yerleşmeye başladı.Ab dem 15. Jahrhundert begann sich das Hokku neben dem Tanka als eigenständige Versform zu etablieren.
Eserdeki bölümler müstakil olmakla birlikte hep birbiri ile bağlantılıdır.Die Mitglieder eines Trupps halten durch ständiges Rufen miteinander Kontakt.
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Dort lebten sie mit einer Betreuerin in einem Haus mit drei Räumen.
Vilayet bir müstakil sancaktı.Diese hatte einen Haltepunkt in Zitz.
Mevlîd, bunun yanında İslâm edebiyatında müstakil bir edebî türdür.Ainsi, la propriété d'un bien digne d'éloge est pour son propriétaire un sujet d'orgueil.
3. Cüz-i İrâde: Cüzî irade müstâkil değildir, onu da Allah yaratır.Trois thèmes principaux apparaissent dans le Coran : Allah est créateur, juge et est celui qui rétribue.
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.Monticello es la única vivienda en los Estados Unidos que ha sido designada Patrimonio de la Humanidad.
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Minguito junto a 3 amigos viven en una pensión.
S/MIME imzaları genellikle "müstakil(birbirinden bağımsız) imzalar" dır.Las señales reproducidas son totalmente (o en gran parte) independientes unas de otras.
1927 yılında Türkiye'ye geri dönüp Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğini kurdu.En 1930 regresa a Chile para fundar la Asociación de Pintores y Escultores.
2004 yılında Horasan'ın parçalanmasıyla, müstakil bir eyalet yapılmıştır.A partir de 2004, el minarete ha sido estabilizado por andamios.
Vilayet bir müstakil sancaktı.Estaba rodeado de una cerca.
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.Monticello è l'unica casa privata degli Stati Uniti ad essere stata inserita tra i patrimoni dell'umanità.
Tapınak İmparator Augustus tarafından inşa ettirilmiş olup, Nubiya'da yer alan en büyük müstakil tapınaktı.Fu costruito dall'imperatore Augusto, ed era il più grande tempio della Nubia egizia.
Otoyolların yakınında bulunan yükseltilerde bolca müstakil evlerin bulunduğu yerleşkeler bulunur.Particolarmente lungo la High Street è possibile vedere alcune file di case inclinate.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devri'ne Genel Bir Bakış".Le frasi su Ferrara potrebbero essere, in realtà, un plagio."
Fransa'da Müstakil Resim (1937 - İki Cilt C. Sıtkı ile birlikte).A questi si aggiunge l'argento del 1922 (con tre reti in due gare). ^ Burman
Bu makamdaki vezirler müstakil yetkiye sahip olmamışlardır.Депутаты от этой партии лишены мандатов.
Kısmen müstakil olan tapınak kesme taştan yapılmıştı.Храм, будучи каменным, пострадал частично.
Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'ne katılarak bazı sergilerinde yer aldı.В коллекции рисунков и трафаретов художника сохранились такие мотивы.
Enzimatik haşıl sökmenin bir dezavantajı bu işlemin müstakil bir işlem olmasıdır.Поэтому, прямое обнаружение экзопланет очень трудная задача.
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Verse kleppen en doublettn zijn erg zeldzaam.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devrine Umumî Bir Bakış".De Spelen in Peking zullen ongetwijfeld lekkerder smaken."
Mahallenin müstakil köy oluşu 1956 yılıdır.Het kerkje in het dorp dateert uit 1956.
Bolu ise ayrı müstakil bir sancaktı.Geldgebrek was een ander struikelblok.
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Ze wonen met zijn drieën in een huis.
Nihayet Selahaddin Eyyubi el-Kurdi , Mısır ve Suriye mülküne müstakillen sahip oldu".W rezultacie "wkrótce prowincje Al-Hadżdżadża przewyższyły bogactwem Egipt i Syrię".
Müstakil bir vacip namazdır.Syndarens påminnelse är, at ständigt bedja.
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.Du tycker att konservativa är trångsynta.
Bolu ise ayrı müstakil bir sancaktı.Den östra delen fortsatte att vara en separat småort.
1970'li yıllardan önce semtte müstakil evler daha yaygındı.Från 1970-talet har hembiträden varit ganska ovanliga.
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.Дурень думкою багатіє.
1946 yılında bağlı olduğu Pınarbaşı ilçesinden ayrılarak müstakil ilçe oldu.Країна на стільки йому сподобалася що в 1946 у він там оселився.
Ayrıca her biri 30 askerden oluşan müstakil Süvari birlikleri (turma) oluşturuldu.Zároveň byla sestavena zvláštní jednotka kavalérie (turma) o 30 mužích.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devri'ne Genel Bir Bakış".Traducere din franceză Un autre regard sur Staline ".
1952'den itibaren müstakil evlerin inşası için ilk parsellerin dağıtımına başlandı.Din anul 1952 s-a început repartizarea primelor loturi pentru construcția caselor individuale.
Tamamiyle müstakil yaşamaya, mali vaziyetimiz müsait değildir.Sem vagyonunk, sem életünk nem lesz biztonságban.
Siyasi açıdan aktif olmasalar da oluşturdukları küçük müstakil krallıklar vardır.Kisvárosokban élő földművesek voltak, politikailag kis királyságokat alkottak.
1929 yılında Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği'nin kurucu üyesi oldu.1939-től a Pécsi Képzőművészek és Műbarátok Társasága tagja volt.
Müstakil binası yoktur.Kiépített parkolója nincs.
Otoyolların yakınında bulunan yükseltilerde bolca müstakil evlerin bulunduğu yerleşkeler bulunur.Majan lähituntumassa on aurattuja pysäköintipaikkoja melko runsaasti.
Bir şişe de sarımsaklar müstakil olarak takılır.Μια μπότα και ένα καλούπι συμπληρώνουν το αδιέξοδο.
Bu konak, okulun ilk müstakil binasıydı.Το Κολλέγιο του Μπίσοπ ήταν το πρώτο σχολείο της Καρριακού.
1833 yılında Hersek müstakil bir eyalet oldu.I 1853 blev Dubai en af The Trucial States.
Hikâyeyi müstakil bir mesnevi halinde ilk defa Nizami Gencevi yazmıştır.Første gang blev hun stoppet i lufthavnen i Nigeria med falske dokumenter.
Ayrıca her biri 30 askerden oluşan müstakil Süvari birlikleri (turma) oluşturuldu.Et mindre antall tilhørende kavalerienheter (turma) på 30 mann hver ble også organisert.
Eserde bulunan meclisler müstakil olmakla beraber birbirinin devamı niteliğindedir.Kinnbørste (vibrissa) finnes hos noen arter, mangler hos andre.
Eserde bulunan meclisler müstakil olmakla beraber birbirinin devamı niteliğindedir.Trah adalah sekelompok individu yang saling memiliki hubungan kekerabatan (silsilah) satu-sama lain.
Mevlîd, bunun yanında İslâm edebiyatında müstakil bir edebî türdür.Dengan bertambahnya usia, maka wajar saja bila mengalami disfungsi ereksi.

İlgili Sayfalar