müsrif ile cümle

müsrif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.My salary doesn't allow us to live extravagantly.
Partinin müsrifliği herkesi şaşırttı.The lavishness of the party amazed everybody.
Oldukça müsrif olan evlilik törenleri Roma'da yapıldı.Their wedding was lavishly celebrated in Rome.
Justinianus, zalim, rüşvet alan, müsrif ve yetersiz şekilde değerlendirilmiştir.Justinian is portrayed as cruel, venal, prodigal, and incompetent.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Wasteful: abusive and focused on labor productivity.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.People are hungry. These people are living lavishly.
Justinianus, zalim, rüşvet alan, müsrif ve yetersiz şekilde değerlendirilmiştir.Justinien est dépeint comme cruel, vénal, prodigue et incompétent.
"Müsrif Evlat".Il figliol prodigo.
Oldukça müsrif olan evlilik törenleri Roma'da yapıldı.Su ceremonia nupcial fue una lujosa ceremonia celebrada en Roma.
"Müsrif Evlat".M. Biedmaé hijo.
Yöneticisi 'Müşrif'tir.Начальство нанимает киллера.
"Müsrif Evlat".«Unfortunate Son».
Oldukça müsrif olan evlilik törenleri Roma'da yapıldı.وأَقيمت في روما حفلات زفاف بشكل مسرف إلى حد ما.
"Müsrif Evlat"."Aquele Estranho Menino...".
"Müsrif Evlat".Dag schone jongen.
Oldukça müsrif olan evlilik törenleri Roma'da yapıldı.Victoria împotriva dacilor a fost sărbătorită cu fast la Roma.
Oldukça müsrif olan evlilik törenleri Roma'da yapıldı.Η τελετή εορτάστηκε με πολυτέλεια στη Ρώμη.
"Müsrif Evlat".Tøsedreng!".
Marie Antoinette, yaşı ilerledikçe daha az müsrif olmaya başladı.Không còn Anabelle, người bà mất vì tuổi già, anh trở nên càng cô độc hơn.
Yöneticisi 'Müşrif'tir.管理人は友人。
"Müsrif Evlat".לורנס: ילד ביישן.
Yöneticisi 'Müşrif'tir.Гордея се, че съм ваш началник.
Yöneticisi 'Müşrif'tir.Lastnik je ponudnik.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif.영국에서 신중한 쓰셨 네요. 그는 미국 chappies가 전화를 원하는 것이죠
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Er war, was amerikanische Chappies nennen würde hart gekochtes Ei.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Han var, hvad amerikanske chappies ville kalde en hårdkogte æg.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Han var vad amerikanska chappies skulle kalla en hårdkokt ägg.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Il était ce Chappies américaine pourrait appeler un œuf dur.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif. O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.Volt, amit az amerikai chappies volna hívni fõtt tojás.
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif.الحكمة منفق في انكلترا. كان ما chappies الاميركية سيدعو الى
İngiltere'de ihtiyatlı müsrif.固ゆで卵。
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Derrochador: abusivo y enfocado sobre la productividad del trabajo.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Desperdício: abusivo e focado na produtividade do trabalho.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Gaspilleur : abusif et centré sur la productivité du travail.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.낭비적: 남용적이고 노동 생산성에 집중.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Müll erzeugend: respektlos und fixiert auf Arbeitsproduktivität.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Nieekonomiczna: szkodliwa i skupiona na produktywności pracy.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Phí phạm: bóc lột và tập trung vào năng suất lao động.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Sprecona: fondata sull'abuso e focalizzata sulla produttività del lavoro.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Verspillend: misbruik makend en gericht op arbeidsproductiviteit.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Σπατάλη: καταχρηστική διαδικασία, με έμφαση στην παραγωγικότητα της εργασίας.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Отходная: ресурсорасточительная, нацеленная на производительность труда.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.Разточителна: зловредна и фокусирана върху работната продуктивност.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.עתיר-פסולת: פוגעני ומתמקד בפריון עבודה.
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.مهدرة: فهي مرهقة وتركز على إنتاجية العامل
Müsrif: bozuk ve iş verimliliği üzerine odaklanmış.労働時間あたりの カーペット生産を増やす
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Ces personnes vivent richement.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Ci ludzie żyją luksusowo.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Das Volk ist hungrig. Diese Menschen leben auf grossem Fuss.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Essas pessoas estão vivendo de forma extravagante.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.사람들은 배가 고팠습니다. 이 사람들은 호화롭게 살아가고 있었습니다.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Oamenii erau flămânzi.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Questa gente sta vivendo nel lusso
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.А ці живуть в багатствах.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.Докато аристокрацията живее в охолство. Народът е гладен. Докато аристокрацията живее в охолство.
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.אנשים מורעבים, אנשים אחרים חיים בצורה רהבתנית,
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.شخص يعانون من الجوع، ويعيش هؤلاء الناس ببذخ،
Zaten halk açken bu insanlar müsrifçe harcamalar yapıyordu bu kesim.この人たちは贅沢な暮らしをしています。 なのに人々は一部屋に集まって投票することさえ

İlgili Sayfalar