İki yıl sonra İngiltere'de bir mürebbiye oldu.Two years later she became a governess in England.
Mürebbiyeler genellikle kızlardan ve genç erkeklerden sorumluydu.Governesses were usually in charge of girls and younger boys.
Mürebbiye yeni işinden çok endişelidir.The Governess is apprehensive about her new position.
Biraz sonra Mürebbiye, Flora ile bir göl kenarında oturmaktadır.Later that day, the Governess sits by the side of a lake with Flora.
Garrett mürebbiyeyi küçümsedi ve sınıfta onu zekasıyla alt etmeye çalıştı.Garrett despised her governess and sought to outwit the teacher in the classroom.
Fakat ilk gelen onun mürebbiyesi Mirabella olur.But it is Mirabella, the governess, who first appears.
Evde annesi ve bir mürebbiye tarafından eğitildikten sonra 1860'ta köy okuluna başladı.He was taught at home by his mother and a governess, and in 1860 was sent to the village school.
Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi.Matthew accepts, considering them his first French friends.
Mürebbiye hemen Flora'yı oradan alıp evin emniyetine geri döner.The Governess hurries Flora home to safety.
Usta size daha iyi bir mürebbiye, söylediği aynı.The master had better get you a governess, same as he said he would.
"Ben bir mürebbiye istemiyorum," Mary keskin söyledi."I don't want a governess," said Mary sharply.
Kont bir aile mürebbiyesinden bile daha beter biliyor musunuz?You know, the count's worse than a family governess.
"Mürebbiye" ve "Ayaz Knickers" lakaplı.Nicknamed "The Governess" and "Frosty Knickers".
Żmichowska, 1838'de asil Zamoyski Evi için mürebbiye oldu.Żmichowska became governess for the noble House of Zamoyski in 1838.
Łomża yakınlarındaki bir tesiste Stanisław Kisielecki'nin dört çocuğuna mürebbiye oldu.She became governess to four children of Stanisław Kisielecki at an estate near Łomża.
Alexandra'nın ölümünden kısa bir süre sonra Yakov, çocukların Alman mürebbiyesi ile evlendi.Shortly after Alexandra's death, Yakov remarried with the children's German governess.
Ancak çok az serveti vardır ve mürebbiye olmaya mahkumdur.She has little fortune, however, and is destined to become a governess – an unpleasant prospect.
Emma Woodhouse'un arkadaşı ve eski mürebbiye Bayan Taylor, Bay Weston ile yeni evlenmiştir.Emma Woodhouse's friend and former governess, Miss Taylor, has just married Mr. Weston.
Waters'ın bir sonraki filmi Eat Your Makeup'de Mürebbiye rolünü oynadı.For Waters' next movie, Eat Your Makeup, she played as the Governess.
Garrett mürebbiyeyi küçümsedi ve sınıfta onu zekasıyla alt etmeye çalıştı.Elisabeth allerdings misstraute Catherine und reduzierte ihren Status bei Hofe.
Fakat ilk gelen onun mürebbiyesi Mirabella olur.Erste bemerkenswerte Station in Auteuil ist Mirabeau.
Mürebbiye, hayalete karşı çıkar ve ve hayalet ortadan kaybolur.L'hôtel s'embrase alors instantanément et les fantômes se désagrègent avec lui.
İki yıl sonra İngiltere'de bir mürebbiye oldu.Deux ans plus tard, elle devient préceptrice en Angleterre.
1843 yılında Çaykovski'nin ebeveyni Fanny Dürbach adında bir Fransız mürebbiye tuttular.En 1843, los padres de Chaikovski contrataron los servicios de una institutriz francesa llamada Fanny Dürbach.
Mürebbiye hemen Flora'yı oradan alıp evin emniyetine geri döner.La institutriz decide apresurarse hacia la casa ajunto a Flora para ponerse a salvo.
İki yıl sonra İngiltere'de bir mürebbiye oldu.Dos años más tarde fue intitutriz en Inglaterra.
Geleneksel olarak mürebbiyeler küçük çocuklara okuma, yazma ve aritmetik öğretmişlerdir.Desde el grupo 3 en adelante, los niños aprenden cómo leer, escribir y hacer aritmética.
Bir süre sonra da Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiyelik yapmaya başlar.Un año después, comienza a trabajar en el gabinete de António Guterres.
Bunları duyan Mürebbiye kendisini çocukları korumaya adar.Сёстры приняли решение защищать таких детей.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.في عام 1839، عملت كمربية خاصة لدى عدد من العائلات في يوركشاير، وظلت في هذه المهنة حتى عام 1841.
Fakat ilk gelen onun mürebbiyesi Mirabella olur.Mas é Mirabella, a governanta, que aparece pela primeira vez.
O kitaplarında mürebbiyeler, dullar ve hatta fahişeler için öneriler sunmuştur.Depois dispomos de cartas de nomeação, e de cartas enviados, por ou para os feitores.
Kahya ve Mürebbiye çocukları tekrar alıp eve geri getirirler.Mas acabam tranquilizando e mandam o filhote e o pai de volta para a ilha.
Nihal ve Bülent'in mürebbiyesi.Szef kuchni i boeinga.
Öğretmenleri ise Saygıdeğer George Davys ve Baroner Luise Lehzen, onun mürebbiyesiydi.Jej nauczycielem był wielebny George Davys, a guwernantką Louise Lehzen.
Mürebbiye kızın yanında Miss Jessel'in hayaletinin bulunduğunu görür.Guvernanten närmar sig miss Jessel som försvinner.
Biraz sonra Mürebbiye, Flora ile bir göl kenarında oturmaktadır.Senare kallar miss Jessel på Flora nere vid sjön.
Mürebbiye yeni işinden çok endişelidir.Новий директор повністю віддається роботі.
Yanında sevgilisi Rugerrio'nun eski mürebbiyesi Melisso bulunmaktadır.Потім колишня гувернантка зустрічається з Розалі.
Geleneksel olarak mürebbiyeler küçük çocuklara okuma, yazma ve aritmetik öğretmişlerdir.Сільських дітей навчали лише читати, писати, виконувати арифметичні дії.
Mürebbiye kızın yanında Miss Jessel'in hayaletinin bulunduğunu görür.A tanulószobában Miss Jessel szellemébe ütközik a nevelőnő.
Mürebbiyeler genellikle kızlardan ve genç erkeklerden sorumluydu.Ezek általában lányok és fiatal nők tetemei voltak.
Mürebbiye ve Mrs.Grosse, kızı göl kenarında bulurlar.A nevelőnő és Mrs. Grose a keresésére indulnak.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.1839-ben különböző családoknál kezdett nevelőnőként dolgozni Yorkshire-ben, 1841-ig.
Puşkin, ilk bilgilerini Fransız mürebbiyelerden edindi.Schueller a termékeit a francia fodrászoknak árusította először.
Bunları duyan Mürebbiye kendisini çocukları korumaya adar.A vezetőnő úgy gondolja, egyedül is meg tudja óvni a gyereket.
1843 yılında Çaykovski'nin ebeveyni Fanny Dürbach adında bir Fransız mürebbiye tuttular.Το 1843, οι γονείς του Τσαϊκόφσκι προσέλαβαν μια Γαλλίδα γκουβερνάντα, τη Φανί Ντουρμπάχ.
Evde annesi ve bir mürebbiye tarafından eğitildikten sonra 1860'ta köy okuluna başladı.Ia dididik di rumah oleh ibunya dan seorang pengajar, dan pada tahun 1860 ia dikirim ke sekolah desa.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.Năm 1839 bà có địa vị như giáo viên của nhiều gia đình tại Yorkshire, duy trì cho đến năm 1841.
Yüzbaşı'nın evine gelen yeni mürebbiye (Clara Oswin Oswald) aynı zamanda bir içki barında çalışıyordur.Người thử rượu Patrick Jouin cũng tới làm việc trong quán bar của khách sạn.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.夏綠蒂從1839年開始在約克郡擔任許多家庭的女教師,直到1841年為止。
Geleneksel olarak mürebbiyeler küçük çocuklara okuma, yazma ve aritmetik öğretmişlerdir.여기서 어린이들은 간단한 읽기와 쓰기, 셈하기를 교육받았다.
Mürebbiyeler genellikle kızlardan ve genç erkeklerden sorumluydu.קורבנותיו היו בדרך כלל ילדים, ילדות ונשים צעירות.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.V roku 1839 sa zamestnala ako guvernantka v rôznych rodinách a pracovala v tejto pozícii až do roku 1841.
Mürebbiye'yi hem yönetti hem de başrolünde oynadı.Jis ir vadovavo statybai, ir pats statė.
Mürebbiyeler genellikle kızlardan ve genç erkeklerden sorumluydu.Paprastai mergaites mokydavo moteris, o berniukus – vyras.
Mürebbiye geceleri perdeli bir bölmede kızların yatak odalarında uyurdu.Külgmistes kambrites olid tüdrukute suvised magamisasemed.
"Ben bir mürebbiye istemiyorum," Mary keskin söyledi."En halua kotiopettajatar", sanoi Mary terävästi.
"Ben bir mürebbiye istemiyorum," Mary keskin söyledi."Eu não quero uma governanta", disse Mary drasticamente.
"Ben bir mürebbiye istemiyorum," Mary keskin söyledi."Ich will nicht eine Gouvernante", sagte Mary scharf.