münzevi ile cümle
münzevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kuzey Kore'nin münzevi lideri enerji görüşmeleri için Rusya'yı ziyaret ediyor.North Korea’s reclusive leader visits Russia for talks on energy.
O tam bir münzevidir.She's a total recluse.
Tom tam bir münzevi oldu.Tom became a total recluse.
Tom münzevi bir hayat sürüyor.Tom lives a secluded life.
Çocukluğunu ve erken yetişkinliğini üst sınıf bir Mısır hareminde münzevi bir şekilde geçirdi.She spent her childhood and early adulthood secluded in an upper-class Egyptian harem.
Türkmenistan bazen "münzevi eski Sovyet ulus" olarak tarif edilir.In a British context, it is sometimes referred to as the "Old Commonwealth".
Nasıl şimdi, Münzevi, çok yakında?How now, Hermit, is it too soon?
Jin Fei, Kral Kartal bir münzeviJin Fei, The King Eagle is a loner
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.So, Alice was very outgoing and sociable, and George was a recluse.
Münzevi ülkenin bu hareketi, en yakın müttefiki olan Çin'i bile kızdırdı.The reclusive nation's move angered even its closest ally, China.
Münzevi bir yaşam süren bir grup insan bile vardı.There may have been small numbers of anchorites.
Pratik çileciliğe odaklanan bir münzevi olarak zaman geçirdi.He spent time as an ascetic, focusing on practical asceticism.
Dua, oruç ve münzevi iyilik yapma iradesini destekledi.Prayer, fasting, and asceticism supported the will to do good.
Tutuklanmasının ardından Le Roux daha da münzevi hale geldi.Following his arrest, Le Roux became even more reclusive.
Bu çalışmadan önce, Aziz Yahya genellikle zayıf bir münzevi olarak tasvir edilmekteydi.Prior to this work, Saint John had traditionally been portrayed as a gaunt ascetic.
Döndüğünde, münzevi bir hayat yaşamış gibi görünüyor.[4]: 99Upon his return, he seems to have lived the life of a recluse.[25]: 99
Münzevi hayatıHermit
Ayrıca münzevi yaşam tarzı ve bilim ile evliliğin uyumsuz olması bakış açısıyla da biliniyordu.He was also known for his ascetic lifestyle and his view of science and marriage being incompatible.
Son yıllarını Boston (Yorkshire) yakınlarında bir münzevi olarak geçirdi.He spent his later years as an anchorite near Boston (Yorkshire).
Uzun yıllar münzevi bir hayat yaşadı.Allí pasó 10 años de vida monástica.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Por eso creó una intriga, por la que Rama fue desterrado al bosque durante catorce años.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Il secondo, e più grave, è quello di mandare Rāma in esilio nella foresta Daṇḍaka per quattordici anni.
Edremit’te münzevî bir hayat sürdü.Circola una buffa storia su Wedemeyer.
Türkmenistan bazen "münzevi eski Sovyet ulus" olarak tarif edilir.ЭВС иногда ошибочно определяют как «Европейский валютный союз».
Çocukluğunu ve erken yetişkinliğini üst sınıf bir Mısır hareminde münzevi bir şekilde geçirdi.Huda passou sua infância e adolescência enclausurada em um harém da classe alta egípcia.
Türkmenistan bazen "münzevi eski Sovyet ulus" olarak tarif edilir.Buiten West-Europa wordt het soms aangeduid als "neocommunisme".
Her şeyi arkasında bırakmış ve münzevi bir hayat yaşamaya başlamıştır.Odrzuciła wszelki zbytek i zaczęła prowadzić prosty tryb życia.
Munzevi keşiş Pirro'ya dinsel öğütler vererer onu yatıştırmaya çalışır.W ostatnich wersetach psalmu podmiot liryczny błaga, by Bóg go wysłuchał.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Через ревнощі своєї мачухи, Рамачандра був засланий в ліс на 14 років.
Edremit’te münzevî bir hayat sürdü.Ez életre szóló tanulság volt Amundsen számára.
Leon Czolgosz isimli münzevi bir anarşizm sempatizanı McKinley'i birkaç gün önce vurmuştu.Goldmanin seuraaja Leon Czolgosz oli ampunut McKinleytä muutamia päiviä aiemmin.
Türkmenistan bazen "münzevi eski Sovyet ulus" olarak tarif edilir.Neoliittista Eurooppaa on joskus sanottu "vanhaksi Euroopaksi".
Leon Czolgosz isimli münzevi bir anarşizm sempatizanı McKinley'i birkaç gün önce vurmuştu.Ο Leon Czolgosz, ένας μοναχικός οπαδός του αναρχισμού, είχε πυροβολήσει τον πρόεδρο μερικές μέρες πρωτύτερα.
Türkmenistan bazen "münzevi eski Sovyet ulus" olarak tarif edilir.Derfor bliver Wicca af mange betragtet som "den gamle religion".
Uzun yıllar münzevi bir hayat yaşadı.Der har levet vildt på Livø i generationer.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Ia juga meminta agar Rama dibuang ke tengah hutan selama 14 tahun.
Güçlü bir münzevi yaşam gücü ve karşı direnç ile gerçeğin karşısında yaşanılabilir.Segenap kekuatan kemurtadan bergabung melawan Penghulu Kebenaran.
Kadının istediği olur ve Rama 14 yıl boyunca bir münzevi olarak yaşaması için ormana sürgün edilir.Đây là con sông mà Rama đã trải qua đêm đầu tiên trong 14 năm sống tha hương trong rừng.
Nietzsche bunu fark etti ve her ne kadar şikayet ettiyse de münzeviliğini sürdürdü.Ницше разбира това и запазва самотата си, въпреки че често се оплаква от това.
Çok utangaç ve münzevidir.Mazav je i vrlo ljepljiv.
Cezaevinden çıktıktan sonra münzevi bir yaşama yöneldi.Pärast vanglast vabanemist astus ta kolhoosi.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.A Alice le gustaba salir y ser sociable, y George era retraido.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice byla velice družná a přátelská, a George byl samotář.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice era aperta e socievole, e George era chiuso.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice era muito amistosa e sociável e George era um solitário.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice era veselă și sociablilă, iar George era un solitar.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice était très sociable et extravertie, et George était un solitaire.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice sangat ramah dan mudah bergaul, sedangkan George seperti pertapa.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice var väldigt utåtriktad och sällskaplig och George var en enstöring.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Alice war sehr nach außen gewandt und kontaktfreudig und George war ein Einsiedler.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Trong khi Alice là người hướng ngoại và hòa đồng thì George là người sống ẩn dật.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Η Άλις ήταν κοινωνική, ο Τζορτζ ήταν ένας ερημίτης.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Алис беше открита и общителна, а Джордж беше уединен.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Еліс була дуже відкрита і товариська, а Джордж був відлюдником.
Alice canayakın bilinen sosyal biriydi. George ise tam bir münzevi.Элис была очень открыта и общительна, а Джордж был затворником.
George ise tam bir münzevi.George는 은둔자였습니다.
George ise tam bir münzevi.George pedig egy remete.
George ise tam bir münzevi.George was een eenzaat.
George ise tam bir münzevi.ג'ורג' היה מסוגר.
George ise tam bir münzevi.وجورج كان منعزلًا.
İlgili Sayfalar