mümkün ile cümle

mümkün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Planı uygulamaya koymak mümkün değildir.It is impossible to put the plan into practice.
Ben isteğinizi karşılamak için mümkün olan her türlü çabayı yapacağım.I'll make every possible effort to meet your request.
Birkaç gün içinde bu kitabı okuman mümkündür.It is possible for you to read this book in a few days.
Bu oda çok küçük, bu yüzden fazla mobilya koymak mümkün değil.This room is very small, so it is impossible to put more furniture in it.
Şu anda bu hastalığı tedavi etmek tıbben mümkün değildir.At present it is medically impossible to cure this disease.
Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.This device made it possible to turn sea-water into fresh water easily.
Bu işi mümkün olan en kısa sürede bitirelim.Let's finish this work as soon as possible.
Bu yazıyı yeniden basmak mümkün mü?Is it possible to reprint this article?
Bu elbiseyi yıkamak mümkün mü?Is this dress wash-able?
Yas elbiselerini temizlikçiye göndermek mümkün mü?Is it possible to send mourning clothes to the cleaner?
Ödünç para almak mümkün mü?Is it possible to borrow money?
Onların ne zaman döneceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling when they will arrive.
Mümkün olan tüm araçlar denendi.All possible means have been tried.
Yarın ne olacağını tahmin etmek mümkün değil.There is no telling what will happen tomorrow.
"Klozet kapakları yoluyla AIDS'e yakalanmak mümkün mü?" "Hayır, değil.""Is it possible to catch AIDS from toilet seats?" "No, it isn't."
Diğer bir deyişle, doğal bir sıcaklık olmadığı sürece, güvenilirlik mümkün değildir.In other words, reliability is impossible unless there is a natural warmth.
Ben bu yıl mümkün olduğu kadar çok İngilizce kitap okumak istiyorum.I want to read as many English books as possible this year.
Venüsü bu gece görmek mümkün mü?Is it possible to see Venus tonight?
Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.We are making all efforts possible to deal with the nuclear crisis.
Ne yazık ki bu mümkün değildir.Regretfully it is not possible.
Benim soruyu cevaplamam mümkün değil.It is impossible for me to answer the question.
Benim sorunu çözmem mümkün değildir.It is impossible for me to solve the problem.
Öğleden önce oraya varmam mümkün değildir.It is impossible for me to get there before noon.
Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with him.
Kılavuz mümkün olduğu kadar erken işe koyulsak iyi olur dedi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Hepimiz mümkün olduğu kadar uzun yaşamak istiyoruz.All of us want to live as long as possible.
Mümkün olduğu kadar çok bilgi almalıyız.We have to get as much information as possible.
Benim hayatımda Mars'a bir yolculuk mümkün olabilir.A trip to Mars may become possible in my lifetime.
Ben mümkün olduğunca hızlı koştum.I ran as fast as possible.
İşi birkaç gün içinde bitirmem mümkün değil.I could not possibly finish the work in a few days.
Mümkün olduğu kadar çok çalıştım.I worked as hard as possible.
Mümkün olduğunca sık geleceğim.I'll come as often as possible.
Mümkün olan en kısa zamanda onunla konuşacağım.I'll talk to him at the earliest possible moment.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Eve mümkün olduğu kadar çabuk geleceğim.I will come home as soon as possible.
Gelmem mümkün değil.I cannot possibly come.
Mümkün bir aday olarak Paul'ün adını önerdim.I put Paul's name forward as a possible candidate.
Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım.I will try to avoid tunnels as much as possible.
Mümkün olduğu kadar sessiz durdum.I kept as quiet as possible.
Onlara yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with them.
Onu yakalamak için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.I ran as fast as possible to catch up with her.
Mümkün olduğunca uzun süre giysilerimi korumayı seviyorum.I like to keep my clothes for as long as possible.
Kayıpları mümkün olduğu kadar tam olarak tahmin ettik.We estimated the losses as exactly as possible.
Gerçeği mümkün olduğunca açık şekilde açıkla.Explain the fact as clearly as possible.
Bir sonraki uçağa binmek mümkün mü?Is it possible to get on the next flight?
Odamı mümkün olduğunca temiz tutmak istiyorum.I want to keep my room as neat as possible.
Lütfen mümkün olduğunca açık konuşun.Please speak as clearly as you can.
Lütfen mümkün olduğunca yavaş konuşun.Please speak as slowly as possible.
Mümkünse ucuz koltuklar istiyorum.I'd like inexpensive seats, if possible.
Mümkün olduğunca çok çalışarak kayıp zamanı telafi edeceğim.I will make up for the lost time by studying as hard as I can.
Lütfen mümkün olduğu kadar kısa sürede bize cevabını ver.Please give us your answer as soon as possible.
Onu mümkün olduğunca kısa sürede yap.Do it as soon as possible.
Borcumu mümkün olduğu kadar erken ödeyeceğim.I will pay my debt as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar çok sayıda kitap okumaya çalış.Try to read as many books as possible.
Mümkünse, balık tutmaya gitmek istiyorum.I'd like to go fishing if possible.
Mümkün olursa, yarın döneceğim.I'll be back by tomorrow, if possible.
Burs onun eğitimine devam etmesini mümkün hale getirdi.The scholarship made it possible for him to continue his education.
Bilgilendirilmek için mümkün olduğu kadar çok okumaya çalışıyorum.In order to keep informed, I try to read as much as possible.
Yeni bir sayfa açmalısın ve mümkün olduğu kadar çok çalışmalısın.You must turn over a new leaf and work as hard as possible.
Çok çabuk bir şekilde ilave yapmamız mümkündür.It is possible for us to do addition very quickly.

İlgili Sayfalar