mülki ile cümle
mülki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Miras şirketinde geçerli mülkiyet elbirliği mülkiyetidir.부동산의 공동소유란 소유권의 공유의 형태이다.
Vefa İdadisi (Vefa Lisesi) ardından da Mülkiye Mektebi’nde öğrenim gördü.얼마 후 그는 소식을 경모하는 마음에 팽성(彭城)으로 가 그를 방문했다.
Her türlü özel mülkiyetin kaldırılması, evliliğin serbest aşk ile değiştirilmesini savundu.1920년대 이상적 결혼은 자유결혼으로 표현되는 근대적 사랑의 요소를 중시했다.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.도둑고양이 같은 성격이다.
Kulüp, Simon Jordan'ın mülkiyeti altında idareden çıktı.봅 쇼트는 선거에서 공화당의 데이비드 듀렌버거에서 밀려 낙선했다.
İlerde Mülkiye'nin içerisinde kendini çok daha iyi hissettirecektir.즉, 참값에 상당히 근접함을 알 수 있다.
4 Aralık - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.12월 4일 - 경성상업회의소가 설립되었다.
Mektebi Tıbbiye-i Mülkiye mezunudur.절의 본존은 약사여래의 것이다.
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.היא מבקשת לבטל את הזכות לרכוש, אני מבקשת להבטיח אותה.
Rusya ekonomisi stratejik alanlarda devlet mülkiyeti ile karışmış yüksek gelire sahip bir ekonomidir.כלכלת רוסיה היא כלכלה מעורבת עם בעלות ממשלתית על תחומים אסטרטגיים בכלכלה.
Dini toleransa, basın ve konuşma özgürlüklerine ve özel mülkiyet hakkına izin verme eğilimindedirler.הם אפשרו סובלנות דתית, חופש הדיבור והעיתונות, ואת הזכות להחזיק ברכוש פרטי.
Mülkiyet hırsızlıktır!רכוש הוא גזל!
Mülkiyeti İl Özel İdaresine aittir.אחריות זו היא אחריות אישית.
Mülkiye'yi bitirdi.הוא המשיך לרכוש אדמות.
Bu dava fikri mülkiyet hakları tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır.הצעת חוק זו נחשבת לנקודת ציון חשובה בהיסטוריית מדיניות הרווחה של ארצות הברית.
Devamlı mülkiyet için sıralı olarak ödüllendirildi.היטלתי עליהם מס לתמיד.
Mülkiyet Nedir.Що е собственост?
Şato, 1140'tan 13. yüzyıl ortalarına ve 1807'den günümüze kadar ailenin mülkiyetinde kaldı.Замъкът е тяхна собственост от 1140 година до 13 век и от 1807 година насам.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Днес замъкът Лихтенщайн все още е собственост на херцозите на Урах, но е отворен за посетители.
2 Kasım'da Alman donanması geminin mülkiyetini resmi olarak Türk hükümetine devretti.На 2 ноември Германия предава крайцера в собственост на турското правителство.
Ada yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu mülkiyetinde kalmıştır.Островът остава владение на Османската империя в продължение на почти четири века.
1885 - Belçika Kralı II. Léopold, Kongo'yu kendi kişisel mülkiyeti ilan etti.1885 г. – Белгийският крал Леополд II създава Свободна държава Конго, като своя частна собственост в Африка.
1912 yılında Mülkiyeyi bitirdi.Строежът е завършен през 1912.
Özel mülkiyet altındadır, müze olarak gezilebilir.Тя е музеен обект и може да се посещава от туристи.
Mülkiyet hakkını, hukuksal olarak korunan eylemli durum olan zilyetlik ile karıştırmamak gerekir.Не следва да се бърка с експроприацията, която настъпва по силата на законодателен акт.
Rusya ekonomisi stratejik alanlarda devlet mülkiyeti ile karışmış yüksek gelire sahip bir ekonomidir.Русия има етатистка смесена икономика с висока концентрация на блага в правителството.
1947 yılına gelindiğinde, tüm özel mülkiyet kamulaştırıldı.До 1947 г. бива национализирана цялата частна дейност.
Mülkiyeti İl Özel İdaresine aittir.Сградата е частна собственост.
Bugün Hait adında yerleşim yeri olan Fedek bölge halkının özel mülkiyetinde bulunmaktadır.Диневата къща днес е възстановена частна собственост.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Danas je dvorac još uvijek je u vlasništvu knezova Uracha, ali je otvoren za posjetitelje.
Mülkiye'yi bitirdi.Završio je za građevinara.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Prema rimskom pravu, robovi su smatrani imovinom i nisu bili pravni subjekti.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Također je zabilježeno pljačkanje imovine.
İnsanların bu doğal hakları; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnmedir.Deklaracija utvrđuje prirodna ljudska prava na slobodu, vlasništvo, sigurnost i otpor opresiji.
Hafta dergisinin mülkiyeti kendisine aitti.Uredništvo lista bio je domom njegove obitelji.
Kolhozlarda toprak, üretim araçları ve hayvanlar kolhozcu köylülerin kooperatif mülkiyetindeydi.Bilo je poljoprivrednih sela u kojima su zemlja i životinje bile kolektivno vlasništvo.
Mülkiyet, hak sahiplerinin sayısına göre tek başına mülkiyeti ve birlikte mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılır.Prema vlasništvu skladišta se mogu podijeliti na javna i vlastita.
Mülkiye İdadisi mezunudur.U vlasništvu je navijača.
Mektebi Tıbbiye-i Mülkiye mezunudur.Kopriva ima ljekovita svojstva.
Fransa'da ise copropriété ya da "ortak mülkiyet" şeklinde tabir edilir.Sredstva za proizvodnju su ili u javnom vlasništvu, ili u vlasništvu radnika kooperativno.
Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder.Legitimacija iz vrijednosnog papira znači pripadanje prava inkorporiranih u papiru određenoj osobi.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Konzervativci stoga osobito poštuju zemljišno vlasništvu.
Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler.Savjetovanje po pitanju održavanja povijesnih građevina i posjeda.
1912 yılında Mülkiyeyi bitirdi.Kiparstvo u 1912. godini.
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.V roku 1929 sa majoritné vlastníctvo previedlo na firmu RCA-Victor.
MPEG-4 ile ilgili patentler iki düzineden fazla firmanın mülkiyetindedir.Patenty na MPEG-4 požadujú asi 2 tucty spoločností.
Peygamber olduğunu savunan Mazdek, kamu mülkiyeti ve sosyal refahı arttırma programlarını uyguladı.Vyhlásil sa za Božieho proroka, pričom propagoval spoločné vlastníctvo a programy sociálneho zabezpečenia.
Mülkiye İdadisi mezunudur.On je tajomným vlastníkom budovy.
Devamlı mülkiyet için sıralı olarak ödüllendirildi.Jeho dielo bolo vždy patrične honorované.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Obmedzenie krádeží.
Aristarchus'un mülkiyetinin kapsamı bilinmemektedir.Detaily z Aristidovho života nie sú známe.
Bundan sonra caminin mülkiyet hakkı Tavri Müftülüğüne geçmiştir.Onedlho prešla do vlastníctva panstva Topoľčianky.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Grabštanjsko polje pri Grabštanju.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.Te pravice so svoboda, lastnina, varnost in upor proti zatiranju.
Mülki ve idari işler genellikle şeriat hükümlerine ve örf üzerine tanzim olunurdu.Lastništvo in upravljanje naj bi običajno bilo pod okriljem vlade.
İstasyonun mülkiyet ve kullanım hakları hükümetler arası antlaşmalar ve sözleşmelerle belirlenmiştir.Lastništvo in uporabo določajo meddržavne pogodbe in drugi sporazumi.
1947 yılına gelindiğinde, tüm özel mülkiyet kamulaştırıldı.Do leta 1947 je bila nacionalizirana vsa zasebna dejavnost.
Mülkiye'yi bitirdi.Končal je izgradnjo Vatikana.
Ada yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu mülkiyetinde kalmıştır.Rodos je bil nato last Osmanskega cesarstva skoraj štiri stoletja.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Razglasitev ne vpliva na lastništvo.