Ana içeriğe geç
Sözlük

mülki ile cümle

mülki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mülkiyet hakkını, hukuksal olarak korunan eylemli durum olan zilyetlik ile karıştırmamak gerekir.Не следва да се бърка с експроприацията, която настъпва по силата на законодателен акт.
Rusya ekonomisi stratejik alanlarda devlet mülkiyeti ile karışmış yüksek gelire sahip bir ekonomidir.Русия има етатистка смесена икономика с висока концентрация на блага в правителството.
1947 yılına gelindiğinde, tüm özel mülkiyet kamulaştırıldı.До 1947 г. бива национализирана цялата частна дейност.
Mülkiyeti İl Özel İdaresine aittir.Сградата е частна собственост.
Bugün Hait adında yerleşim yeri olan Fedek bölge halkının özel mülkiyetinde bulunmaktadır.Диневата къща днес е възстановена частна собственост.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Danas je dvorac još uvijek je u vlasništvu knezova Uracha, ali je otvoren za posjetitelje.
Mülkiye'yi bitirdi.Završio je za građevinara.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Prema rimskom pravu, robovi su smatrani imovinom i nisu bili pravni subjekti.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Također je zabilježeno pljačkanje imovine.
İnsanların bu doğal hakları; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnmedir.Deklaracija utvrđuje prirodna ljudska prava na slobodu, vlasništvo, sigurnost i otpor opresiji.
Hafta dergisinin mülkiyeti kendisine aitti.Uredništvo lista bio je domom njegove obitelji.
Kolhozlarda toprak, üretim araçları ve hayvanlar kolhozcu köylülerin kooperatif mülkiyetindeydi.Bilo je poljoprivrednih sela u kojima su zemlja i životinje bile kolektivno vlasništvo.
Mülkiyet, hak sahiplerinin sayısına göre tek başına mülkiyeti ve birlikte mülkiyet olmak üzere ikiye ayrılır.Prema vlasništvu skladišta se mogu podijeliti na javna i vlastita.
Mülkiye İdadisi mezunudur.U vlasništvu je navijača.
Mektebi Tıbbiye-i Mülkiye mezunudur.Kopriva ima ljekovita svojstva.
Fransa'da ise copropriété ya da "ortak mülkiyet" şeklinde tabir edilir.Sredstva za proizvodnju su ili u javnom vlasništvu, ili u vlasništvu radnika kooperativno.
Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder.Legitimacija iz vrijednosnog papira znači pripadanje prava inkorporiranih u papiru određenoj osobi.
Ekonomi açısından, sermaye malları somut mülkiyettir.Konzervativci stoga osobito poštuju zemljišno vlasništvu.
Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler.Savjetovanje po pitanju održavanja povijesnih građevina i posjeda.
1912 yılında Mülkiyeyi bitirdi.Kiparstvo u 1912. godini.
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.V roku 1929 sa majoritné vlastníctvo previedlo na firmu RCA-Victor.
MPEG-4 ile ilgili patentler iki düzineden fazla firmanın mülkiyetindedir.Patenty na MPEG-4 požadujú asi 2 tucty spoločností.
Peygamber olduğunu savunan Mazdek, kamu mülkiyeti ve sosyal refahı arttırma programlarını uyguladı.Vyhlásil sa za Božieho proroka, pričom propagoval spoločné vlastníctvo a programy sociálneho zabezpečenia.
Mülkiye İdadisi mezunudur.On je tajomným vlastníkom budovy.
Devamlı mülkiyet için sıralı olarak ödüllendirildi.Jeho dielo bolo vždy patrične honorované.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Obmedzenie krádeží.
Aristarchus'un mülkiyetinin kapsamı bilinmemektedir.Detaily z Aristidovho života nie sú známe.
Bundan sonra caminin mülkiyet hakkı Tavri Müftülüğüne geçmiştir.Onedlho prešla do vlastníctva panstva Topoľčianky.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Grabštanjsko polje pri Grabštanju.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.Te pravice so svoboda, lastnina, varnost in upor proti zatiranju.
Mülki ve idari işler genellikle şeriat hükümlerine ve örf üzerine tanzim olunurdu.Lastništvo in upravljanje naj bi običajno bilo pod okriljem vlade.
İstasyonun mülkiyet ve kullanım hakları hükümetler arası antlaşmalar ve sözleşmelerle belirlenmiştir.Lastništvo in uporabo določajo meddržavne pogodbe in drugi sporazumi.
1947 yılına gelindiğinde, tüm özel mülkiyet kamulaştırıldı.Do leta 1947 je bila nacionalizirana vsa zasebna dejavnost.
Mülkiye'yi bitirdi.Končal je izgradnjo Vatikana.
Ada yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu mülkiyetinde kalmıştır.Rodos je bil nato last Osmanskega cesarstva skoraj štiri stoletja.
Bu sebeple zilyetlik mülkiyet hakkına bağlı değildir.Razglasitev ne vpliva na lastništvo.
İşte o zaman yalnızca mülkiyet mevki sağlayacak.Šele potem bo njen resnični lastnik.
Mülkiye Mektebini bitirdi (1913).Izdelava se je pričela proti koncu tridesetega desetletja prejšnjega stoletja (1930).
1912 yılında Mülkiyeyi bitirdi.Končana je bila leta 1912.
Bu işgal üretim araçlarının mülkiyetine ve çeşitli toplumsal ayrıcalıklara sahip sınıfa karşıdır.Torej so poslovna potovanja povezana s članstvom v priviligirani socialni kategoriji.
1953 JVC mülkiyetinin çoğunluğu Panasonic şirketine geçti.1953 m. „Panasonic“ įsigijo didžiąją dalį „JVC“ akcijų.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Dabartiniu metu pilis vis dar priklauso hercogams Urachams, bet turistams ji − atvira.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.Šias teises sudaro laisvė, nuosavybė, saugumas ir priešinimasis engimui.
Gümrük idaresinde, sonra Cemiyeti Tıbbiyeyi Mülkiye'de, daha sonra Karantina İdaresinde doktor olarak çalıştı.Karantino daktarai, o vėliau gydytojai gyvendavo prie karantino.
Ada yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu mülkiyetinde kalmıştır.Sala priklausė Osmanų imperijai beveik keturis šimtmečius.
Mülkiyet hakları güçlü idi.Turėjo leidybines teises.
Yenilikler, patent ve fikri mülkiyet hakları yasaları ile korunur.Patentabilaus išradimo ir nepatentabilios idėjos skirtumai pagal Europos patentinės teisės nuostatas.
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.1929 m. didžioji dalis akcijų perėjo į „RCA-Victor“ rankas.
Daha sonra Mülkiye Müfettişi olmuştur.Vėliau tapo muitininkų inspektoriumi.
Mülkiyet yolu ile tasarruf edilir.Mokama kelionės priemoka.
Forum Helsinki'de bulunan özel mülkiyet olan tek alışveriş merkezidir.Helsinkyje yra svarbiausi šalyje parodų rūmai.
Özel mülkiyete izin verilmemekteydi.Privati žemės nuosavybė buvo panaikinta.
Mülkiyeti İl Özel İdaresine aittir.Sodyba yra privati nuosavybė.
İstasyonun mülkiyet ve kullanım hakları hükümetler arası antlaşmalar ve sözleşmelerle belirlenmiştir.Omandiõigust ja kasutamist reguleerivad valitsustevahelised kokkulepped.
Bonaqua markasının mülkiyet hakkı The Coca-Cola Company'ye aittir.Fanta kaubamärgi omanik on USA ettevõte The Coca-Cola Company.
1885'teki Berlin Konferansı'nda Kongo Özgür Devleti'nin mülkiyeti II. Léopold'e devredildi.Berliini konverentsil 1885. aastal tunnistati Kongo Belgia kuninga Léopold II eraomandiks (Kongo Vaba Riik).
İnsan hakları Locke'a göre yaşam, hürriyet ve mülkiyet olarak özetlenebilir.Locke’i arvates on loomuõigusteks elu, vabadus ja varandus.
Mülkiyeliler Birliği.Pärandkoosluste Kaitse Ühing.
Bu ayrımın önemi özellikle mülkiyet hakkının devrinde, rehninde kendini gösterir.See mitmepalgelisus avaldub eelkõige lahknevuses korrastatud jaotumises ruumis ja ajas.
Mülkiyeti Tsitsishvili adlı soylu ailesine aitti.Asula kuulus Tyszkiewiczite suguvõsale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod