mülakat ile cümle
mülakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
-Bütün mülakatları, röportajları o veriyor.- Той дава всички интервюта.
Çağrıda, tercümanlık dili, mülakat yapılacak yerin tam adresi ve saati yazılıdır.En la convocatoria figuran el idioma del intérprete, la dirección exacta del lugar de la entrevista y la hora.
Çağrıda, tercümanlık dili, mülakat yapılacak yerin tam adresi ve saati yazılıdır.Kutsussa lukee tulkkauskieli, puhuttelupaikan tarkka osoite sekä kellonaika.
Çağrıda, tercümanlık dili, mülakat yapılacak yerin tam adresi ve saati yazılıdır.La convocation indique la langue d'interprétation, l'adresse exacte du lieu de l'entretien et l'heure.
Çağrıda, tercümanlık dili, mülakat yapılacak yerin tam adresi ve saati yazılıdır.يُذكر في الدعوة لغة الترجمة والعنوان الدقيق لمكان المقابلة والوقت أيضاً.
Deli gibi mülakat yapıyorlarmış. Aferin O'na.Also Vorstellungsgespräche sollen schwerer sein.Gut für sie.
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Doktorka Phyllis Lee, která se mnou dělala pohovor, se mě zeptala:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr Phyllis Lee gjorde min intervju, och hon frågade mig:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr. Phyllis Lee machte mit mir das Gespräch und sie fragte mich, "Wie würdest du Rasse definieren?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Fui entrevistada pela Dra. Phyllis Lee, e ela me perguntou:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.La Dott.ssa Phyllis Lee mi ha fatto il colloquio, e mi ha chiesto, "Come definirebbe la razza?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.La Dra. Phyllis me dio la entrevista y me preguntó: "¿Cómo definiría la raza?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Le Dr Phyllis Lee m'a fait passer un entretien, et elle m'a demandé : " Comment définiriez-vous la race ? "
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Phyllis Lee nam mijn interview af, en vroeg me, "Hoe zou jij ras omschrijven?'
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Podczas rozmowy wstępnej Dr Phyllis Lee spytała mnie:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Φύλλις Λι μου πήρε συνέντυξη, και με ρώτησε, "Πώς θα όριζες τη φυλή;"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Доктор Филлис Ли, проводившая интервью, спросила меня:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Д-р Филис Лий ми даде интервюто ми и ме попита:
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.5分間まったく無反応ですよ 詰問でもされた方がまだマシです
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Bayangkan ini adalah orang yang mewawancarai Anda.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Forestil jer, at dette er personen, som skal ansætte dig.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Gedurende vijf minuten: niets.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Imaginaţi-vă că această persoană vă intervievează pe voi.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Imaginem que esta é a pessoa que vos está a entrevistar.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Imaginen que éste es el que te está entrevistando.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Imaginez ! C'est la personne qui vous interview.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Immaginate che questa sia la persona che vi intervista.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Képzeljék csak el, hogy ez az ember készíti az interjút Önökkel!
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.이 사람이 면접관 인데요.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Kuvitelkaa tällainen ihminen haastattelemaan itseänne.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Như là, hãy tưởng tượng đây là người phỏng vấn bạn.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Predstavljajte si, da vas sprašuje taka oseba.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Představte si, že toto je člověk, který s vámi vede pohovor.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Predstavte si, že toto je človek, ktorý s vami robí pohovor.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Stellen Sie sich vor, dass diese Person Ihr Gesprächspartner ist.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Tänk dig att det här är personen som intervjuar dig.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Wyobraźcie sobie, że to osoba przeprowadzająca z wami rozmowę o pracę.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Σαν, φανταστείτε να είναι αυτός ο άνθρωπος που σας παίρνει τη συνέντευξη.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Представете си, че този човек ви интервюира.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Представьте, что собеседование проводит вот такой человек.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.Уявіть, це людина, що проводить з вами співбесіду.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.זה האדם שמראיין אותך.
Düşünün ki sizinle mülakat yapan insan bu.بأن يقوم هذا الشخص بإجراء مقابلة معك
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Aber wenn ich Bewerber befrage, werbe ich auch an.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Dar când fac un interviu, eu de asemenea recrutez.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Khi tôi phỏng vấn, cũng là lúc tôi tuyển chọn.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.하지만 제가 면접할 때, 저는 또한 구인활동도 하죠.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Mais quand je suis en entretien d'embauche, je suis aussi un recruteur.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Ma mentre conduco l'intervista, sto anche reclutando.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Pero al entrevistar, también estoy reclutando.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.Во время собеседования я также нанимаю на работу.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.אבל כשאני מראיין, אני גם מגייס.
Fakat mülakat yaparken aynı zamanda ben de kendimi, karşıdakini işi almaya ikna etmeye çalışıyorumdur.لكن بينما أقوم بمعاينتهم، أنا أيضاً أقوم بالتعيين.
Finlandiya yetkilileri UNHCR tarafından önerilen mültecilerle mülâkat yaparlar.De finländska myndigheterna intervjuar dessa flyktingar.
Finlandiya yetkilileri UNHCR tarafından önerilen mültecilerle mülâkat yaparlar.Las autoridades finlandesas entrevistan a estos refugiados.
Finlandiya yetkilileri UNHCR tarafından önerilen mültecilerle mülâkat yaparlar.Les autorités finlandaises font passer un entretien à ces réfugiés.
Finlandiya yetkilileri UNHCR tarafından önerilen mültecilerle mülâkat yaparlar.Suomen viranomaiset haastattelevat näitä pakolaisia.
Finlandiya yetkilileri UNHCR tarafından önerilen mültecilerle mülâkat yaparlar.Беженцы по квоте выбираются из числа тех лиц, которые UNHCR предлагает Финляндии.
Genel mülakat sorularının cevaplarının alıştırması yapın.Ensaye las respuestas a preguntas habituales de las entrevistas de trabajo.
Genel mülakat sorularının cevaplarının alıştırması yapın.Exercez-vous à répondre aux questions couramment posées aux entretiens d’embauche.