mükemmellik ile cümle
mükemmellik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Mayer® in, mükemmellik geleneğinin en yüksek konfor özeniyle uygulandığı dünyasını sunuyoruz.Mayer® di mana tradisi keunggulan dipraktikkan dengan standar tertinggi dalam industri kemewahan.
Mayer® in, mükemmellik geleneğinin en yüksek konfor özeniyle uygulandığı dünyasını sunuyoruz.عالم ®Bernhard H. Mayer حيث نتمسك بتراثنا من
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.위대함이란 특별한 이들만 맛볼 수 있는 그런 굉장한, 소수에게만 허락되는, 종잡을 수 없는, 신과 같은 것이 아닙니다.
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.Много поражения, много болка. Ще има моменти в които ще се съмняваш в себе си
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.גדולה,זוהי לא תכונה פלאית,מיועדת למעטים,אשלייתית ואלוהית שרק המיוחדים מבינינו יחוו אי פעם.
Mükemmellik; harika, ezoterik veya hayali, sadece özel birkaçımızın sahip olduğu tanrısal bir özellik değil.偉大さとは 何か素晴らしいことや 輝かしく 神懸ったようなことや 特別な人たちだけに与えられたものではなく
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.Doskonałość ma miejsce w podniosłej zabawie.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.E' il gioco solenne che genera la perfezione.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.완벽함은 엄숙한 놀이에서 발생합니다.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.La perfección se alcanza durante el juego solemne.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.La perfection intervient seulement dans le jeu solennel.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.Perfecţiunea se întâmplă în timpul jocului solemn.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.Η τελειότητα συμβαίνει κατά τη διάρκεια του σοβαροφανούς παιχνιδιού.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.Безупречность случается во время важной игры.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.Съвършенството се случва по време на тържествена игра.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.שלמות מתרחשת במהלך משחק כבד ראש
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.الكمال يحدث في مرحلة التصميم الرصين.
Mükemmellik, resmi oyun sırasında olur.私はデザインのキャリアは
Ve böylece, bu hiç değişmiyor, bu anlatılabilmiş en derin ve tasarımın ulaşabileceği en yüksek mükemmellik.Jeśli otoczenie zmusza do czegoś, to wtedy konkretne wariacje stają się częstsze.
Ve böylece, bu hiç değişmiyor, bu anlatılabilmiş en derin ve tasarımın ulaşabileceği en yüksek mükemmellik.절대 변하지 않고, 그 완벽함이 어떠한 경우에도 위로 올라가지 않고
Ve böylece, bu hiç değişmiyor, bu anlatılabilmiş en derin ve tasarımın ulaşabileceği en yüksek mükemmellik.Тому воно ніколи не змінюється, та досконалість, що не вказує на жоден приклад, а це - найвища точка задуму.
Ve böylece, bu hiç değişmiyor, bu anlatılabilmiş en derin ve tasarımın ulaşabileceği en yüksek mükemmellik.ولذلك لايتغير ,هذا الكمال اللذي لا يمكن ان نشير اليه في اي وقت لتقول ان هذا اعلي
Ve böylece, bu hiç değişmiyor, bu anlatılabilmiş en derin ve tasarımın ulaşabileceği en yüksek mükemmellik.この上なく優れていて、完璧で変化が起こらない なんてことは言えないんだ。
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Acest ultim aspect a făcut ca efectele vizuale să fie o căutare constantă a perfecțiunii.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.C'est ce dernier point qui a fait des effets spéciaux une quête constante de la perfection.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Dat laatste punt zorgt ervoor dat visuele effecten een constante zoektocht naar perfectie zijn.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Dieser letzte Punkt hat bei visuellen Effekten zu einem steten Streben nach Perfektion geführt.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.E este último aspeto fez dos efeitos visuais uma constante demanda pela perfeição.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.E quest'ultimo punto ha reso gli effetti visivi una continua ricerca della perfezione.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.És ez a faktor konstans tökéletesítésre ítélte a vizuális effektusokat.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.그리고 바로 그 마지막 특징이 시각 효과에 있어서 지속적으로 완벽함을 추구하게 했습니다.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Posledný bod teda spôsobil neustále hľadanie dokonalosti vizuálnych efektov.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Tento poslední bod způsobil, že tvůrci vizuálních efektů neustále usilují o dokonalost.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.To właśnie ten ostatni punkt uczynił efekty specjalne nieprzerwanym konkursem w dążeniu do perfekcji.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Và chính điểm này khiến hiệu ứng trở thành một sự theo đuổi không ngừng tới sự hoàn hảo
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Y esto ha hecho que las artes visuales busquen incasablemente la perfección.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Αυτό το τελευταίο σημείο έχει κάνει πολλά οπτικά εφέ να είναι μια συνεχής αναζήτηση για τελειότητα.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.І саме завдяки цьому візуальні ефекти постійно прагнуть до досконалості.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Последнее сделало визуальные эффекты средой вечного соревнования.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.Последното направи визуалните ефекти в постоянно търсене на съвършенство.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.ונקודה זו הפכה את הפעלולים החזותיים למירוץ בלתי-פוסק להשגת שלמות.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.وهذه النقطة الأخيرة قد جعلت من المؤثرات المرئية، بحثا دائما عن الكمال.
Ve bu son nokta görsel efektleri, mükemmellik için sabit bir arayış yapmıştır.常に完璧を 目指してきました これからお見せするのは 手回しカメラを使っていた-
Yani ancak bir şeyin farkındalığında, ama saf farkındalıkta, saf olan öz'de, zaten bir mükemmellik mevcuttur.Isso não consegue crescer.
Yani ancak bir şeyin farkındalığında, ama saf farkındalıkta, saf olan öz'de, zaten bir mükemmellik mevcuttur.Mais dans son expression en tant qu'existence, dans son expression en tant que... "je suis",
Yani ancak bir şeyin farkındalığında, ama saf farkındalıkta, saf olan öz'de, zaten bir mükemmellik mevcuttur.Ma nella consapevolezza pura, nel Se' puro c'e' gia' la perfezione.
Yani ancak bir şeyin farkındalığında, ama saf farkındalıkta, saf olan öz'de, zaten bir mükemmellik mevcuttur.Vendar v čisti zavesti, v čistem sebstvu je že popolna.
Yani ancak bir şeyin farkındalığında, ama saf farkındalıkta, saf olan öz'de, zaten bir mükemmellik mevcuttur.זאת אומרת - מודעת למשהו. אבל במודעות הטהורה, בעצמי הטהור,
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Alors Romeo, s'il n'avait pas été apellé Romeo, retenir que la perfection dont il est redevable chers
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Aşa că Romeo ar fi, nu au fost el Romeo call'd, Păstrat că perfecţiunea dragi pe care le datorează
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Así que Romeo, si no se le Romeo call'd, retener la perfección querida que le debe
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Assim Romeu, se não ele Romeo call'd, manter esse cara perfeição que ele deve
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.A tak Romeo by sa nemal Romeo call'd, ponechať túto Vážení dokonalosti, ktorú dlhuje
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.A tak Romeo by se neměl Romeo call'd, ponechat tuto Vážení dokonalosti, kterou dluží
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.그럼 로미오 그가 call'd 로미오 오지 않았고, 그가 빚진 것을 사랑하는 완벽을 되찾고
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Così Romeo, se non fosse Romeo call'd, ritenere che la cara perfezione che egli deve
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Dus Romeo zou, als hij niet Romeo call'd, behouden die lieve perfectie die hij dankt
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Jadi Romeo akan, sedang ia tidak Romeo call'd, Mempertahankan bahwa kesempurnaan sayang yang ia berutang
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Joten Romeo olisi, jos hän ei Romeo call'd, säilyttää tämän rakas täydellisyyttä jonka hän on velkaa
Yani Romeo, o call'd Romeo değildi, o borçlu olduğu sevgili mükemmellik saklayın.Så Romeo skulle, var han inte Romeo call'd, Behåll den kära perfektion som han är skyldig