Ana içeriğe geç
Sözlük

müjde ile cümle

müjde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder ve öğretmen atadı.והוא נתן את אלה שליחים ואת אלה נביאים ואת אלה מבשרים ואת אלה רעים ומלמדים׃
Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder ve öğretmen atadı.وهو اعطى البعض ان يكونوا رسلا والبعض انبياء والبعض مبشرين والبعض رعاة ومعلّمين
Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder ve öğretmen atadı.他 所 賜 的 有 使 徒 、 有 先 知 . 有 傳 福 音 的 . 有 牧 師 和 教 師
Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder ve öğretmen atadı.他 所 賜 的 有 使徒 、 有 先知 . 有 傳福音 的 . 有 牧師 和 教師
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.A boldog Isten dicsõségének evangyélioma szerint, mely reám bízatott.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.autuaan Jumalan kirkkauden evankeliumin mukaisesti, joka on minulle uskottu.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.conformément à l`Évangile de la gloire du Dieu bienheureux, Évangile qui m`a été confié.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.detta i enlighet med det evangelium om den salige Gudens härlighet, varmed jag har blivit betrodd.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.efter den salige Guds Herligheds Evangelium, som er blevet mig betroet.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.efter evangeliet om den salige Guds herlighet, det som er mig betrodd.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.Jenž jest podle slavného evangelium blahoslaveného Boha, kteréžto mně svěřeno jest.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.kakor priča evangelij slave blaženega Boga, ki je bil poverjen meni.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.이 교훈은 내게 맡기신 바 복되신 하나님의 영광의 복음을 좇음이니라
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.nach dem herrlichen Evangelium des seligen Gottes, welches mir anvertrauet ist.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.podľa evanjelia slávy blahoslaveného Boha, ktorým to evanjeliom som ja poverený.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.potrivit cu Evanghelia slavei fericitului Dumnezeu care mi -a fost încredinţată mie.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.secondo il vangelo della gloria del beato Dio che mi è stato affidato
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.segundo o evangelho da glória do Deus bendito, que me foi confiado.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.según el evangelio de la gloria del Dios bendito, que me ha sido encomendado
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.Według chwalebnej Ewangielii błogosławionego Boga, która mi jest zwierzona.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.κατα το ευαγγελιον της δοξης του μακαριου Θεου, το οποιον εγω ενεπιστευθην.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.от които са Именей и Александър, които предадох на сатаната, за да се научат да не богохулстват.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.по славному благовестию блаженного Бога, которое мне вверено.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.по славному благовістю блаженного Бога, котре менї звірено.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.כפי בשורת כבוד האל המברך אשר פקדה עלי׃
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.حسب انجيل مجد الله المبارك الذي اؤتمنت انا عليه.
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.這 是 照 著 可 稱 頌 之 神 交 託 我 榮 耀 福 音 說 的
Mübarek Tanrının bana emanet edilen yüce Müjdesine göre bu böyledir.這是 照著 可 稱頌 之 神交 託 我 榮耀 福音 說的
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.aos quais nem ainda por uma hora cedemos em sujeição, para que a verdade do evangelho permanecesse entre vós.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.For dem vege vi end ikke et Øjeblik i Eftergivenhed, for at Evangeliets Sandhed måtte blive varig hos eder.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.For disse vek vi ikke et øieblikk i eftergivenhet, forat evangeliets sannhet kunde stå fast iblandt eder.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.katerim se niti za uro nismo vdali in podvrgli, da bi resnica evangelija ostala pri vas.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Kiknek egy pillanatra sem adtuk meg magunkat, hogy az evangyéliom igazsága megmaradjon számotokra.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.우리가 일시라도 복종치 아니하였으니 이는 복음의 진리로 너희 가운데 항상 있게 하려 함이라
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Kterýmžto ani na chvilku neustoupili jsme a nepoddali se, aby pravda evangelium zůstala u vás.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Którymeśmy i na chwilkę nie ustąpili, i nie poddali się, aby u was prawda Ewangielii została.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.Ni por un momento cedimos en sumisión a ellos, para que la verdad del evangelio permaneciese a vuestro favor
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.noi nu ne-am supus şi nu ne-am potrivit lor nicio clipă măcar, pentruca adevărul Evangheliei să rămînă cu voi.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.εις τους οποιους ουδε προς ωραν υπεχωρησαμεν υποτασσομενοι, δια να διαμεινη εις εσας η αληθεια του ευαγγελιου.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.И заедно с него лицемерствуваха и другите юдеи, така щото и Варнава се увлече от лицемерието им.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.ми анї на годину не поступились, порючись, щоб істина благовістя пробувала в вас
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.мы ни на час не уступили и не покорились, дабы истина благовествования сохранилась у вас.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.אשר לא סרנו למשמעתם אף לא שעה אחת למען אשר תעמד בקרבכם אמתה של הבשורה׃
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.الذين لم نذعن لهم بالخضوع ولا ساعة ليبقى عندكم حق الانجيل.
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.我 們 就 是 一 刻 的 工 夫 、 也 沒 有 容 讓 順 服 他 們 、 為 要 叫 福 音 的 真 理 仍 存 在 你 們 中 間
Müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.我 們 就 是 一 刻 的 工夫 、 也沒 有 容讓順 服 他們 、 為要 叫 福音 的 真理 仍 存在 你 們中間
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.ale do tvári bijem svoje telo a podmaňujem ho, aby som snáď iným kážuc nebol sám taký, ktorý sa nedokázal.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.Ale karzę ciało moje i w niewolę podbijam, abym snać inszym każąc, sam nie był odrzucony.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.Ale podmaňuji tělo své a v službu podrobuji, abych snad jiným káže, sám nebyl nešlechetný.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.내가 내 몸을 쳐 복종하게 함은 내가 남에게 전파한 후에 자기가 도리어 버림이 될까 두려워함이로라
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.sondern ich betäube meinen Leib und zähme ihn, daß ich nicht den andern predige, und selbst verwerflich werde.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.temuč tarem svoje telo in ga usnužnujem, da ne bi kako, ko sem drugim oznanjeval, sam bil zavrgljiv.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.αλλα δαμαζω το σωμα μου και δουλαγωγω, μηπως εις αλλους κηρυξας εγω γεινω αδοκιμος.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.А морю тіло мов і підневолюю, щоб, иншим проповідуючи, самому инодї не бути нікчемним.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.Нито да блудствуваме, както блудствуваха някои от тях, и паднаха в един ден двадесет и три хиляди души.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.но усмиряю и порабощаю тело мое, дабы, проповедуя другим, самому не остаться недостойным.
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.כי אם אדכא את גופי ואשעבדנו פן אהיה אני הקורא לאחרים נאלח בעצמי׃
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.بل اقمع جسدي واستعبده حتى بعد ما كرزت للآخرين لا اصير انا نفسي مرفوضا
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.我 是 攻 克 己 身 、 叫 身 服 我 . 恐 怕 我 傳 福 音 給 別 人 、 自 己 反 倒 被 棄 絕 了
Müjde'yi başkalarına duyurduktan sonra kendim reddedilmemek için bedenime eziyet çektirip onu köle ediyorum.我 是 攻克 己身 、 叫身 服 我 . 恐怕 我 傳 福音 給別 人 、 自己 反倒 被 棄絕 了
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod