Ana içeriğe geç
Sözlük

mühimmat ile cümle

mühimmat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da araçları mühimmat sıkıntısına sokuyordu.Това трябвало да облекчи снабдяването с боеприпаси.
Çünkü Rus ordusu mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketmiş durumdadır.В резултат, руските снаряди стават доста по-леки.
Aile, sanayici geçmişi, çelik, silah ve mühimmat üretimiyle ünlüdür.Есен, Германия, известен по цял свят с произвежданите от тяхната компания стомана, амуниции и оръжие.
Dahası büyük miktarda silah ve mühimmat da terk edilmişti.Пленени са също около хиляда пушки и много необходими муниции.
Toplu üretilen mühimmat zırhı, genelde şövalye zırhlarından daha ağır ve daha kalitesizdir.Придружаващата конница е по-добре въоръжена и по-тежка военна единица, съставена най-вече от благородници.
Ayrıca Mirage 2000 6.3 tona kadar mühimmat taşıyabilir.Ovisno o modelu, Mirage 2000 može prenositi od 6,3 do 7 tona eksplozivnog oružja.
İletişim hatları koptu, mühimmat depoları infilak etti ve ileri posta mevzileri yerle bir edildi.Efekt je bio razarajuć, presječene su komunikacijske linije, a deponiji streljiva uništeni.
Silah donanımı Aşağıdaki tabloda MiG-21'in çeşitli modellerinin olası mühimmat yükleri gösterilmektedir.Na krov tenka postavljena je ručno pokretana strojnica, vjerojatno MG13.
Tank 72 adet top mühimmat taşırdı.Tenk je mogao ponijeti 72 granate za svoj 35 mm top.
TRG-41: .338 Lapua Magnum mühimmat kullanan model.Používa náboje .338 Lapua Magnum.
60 mermilik mühimmat taşıyordu.Tie niesli zásobu 90 kusov munície.
Özellikle mühimmat yönünden bu zorunluydu.Laborovalo sa najmä s výzbrojou.
Alman birliklerinin yeterli gıda maddesi ve mühimmat stokları vardır.Nemeckým silám chýbali zásoby aj posily.
Roket motoru olmayan sistemlere ise güdümlü mühimmat adı verilmektedir.Vlaki, ki nimajo strojevodje, se imenujejo motorne enote.
Çünkü Rus ordusu mühimmat stoklarını büyük ölçüde tüketmiş durumdadır.Ruski vojski je izredno primanjkovalo streliva in orožja.
İçerisinde 250 adet mermi bulunan mühimmat kutuların tanesi ise 10 kg geliyordu.Zaboj z 250 kosov nabojev je bil težak 10 kg.
60 mermilik mühimmat taşıyordu.Švedai išsivežė 60 patrankų.
Ana görevi askeri birlik, topçu ünitesi ve mühimmat taşımaktır.Pagrindinė funkcija - artilerija ir kranto gynyba.
Çünkü mühimmat yetersizdi.Patrankos nebuvo komplektuojamos.
Alman ordusu içerisinde mühimmat envanter tanımı SdKfz.140 (özel amaçlı taşıt 140)'tır.Saksa armee kasutas ka indeksit SdKfz.140.
Bir AK-74M versiyonu olduğu için temel olarak 5.45x39mm Soviet mühimmatı üzerine dizayn edilmiştir.AK-74 on Nõukogude Liidus (Venemaal) valmistatud automaat, mis kasutab 5,45x39 mm laskemoona.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Kahur kasutab APFSDS-T või HEAT-MP tüüpi laskemoona.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.A veces venían en helicóptero para abastecerlos con munición y tal.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.A volte avevano elicotteri per fare rifornimenti di munizioni e altro:
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Czasem używali helikoptera, którym dostarczano im amunicję, itp.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.가끔 탄약 공급을 위해 헬리콥터를 사용하기도 한 그들은
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Manchmal kam ein Helikopter, um sie mit Munition und Vorräten zu versorgen.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Parfois ils disposaient d'un hélicoptère pour les approvisionner en munitions et cetera.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Soms kwam een helikopter om ze ammunitie te brengen en zo.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Thỉnh thoảng, chúng lên kế hoạch chiếc trực thăng mang đầy đạn dược và v.v..
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Uneori venea un elicopter sa ii aprovizioneze cu munitie si altele.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Иногда они доставляют аммуницию, и тому подобное, на вертолете.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.Понякога те имаха хеликоптер да ги снабдява с амуниции и т.н.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.לעיתים הגיע מסוק לספק להם תחמושת וכו'.
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.في بعض الآحيان كان لديهم طائرات مروحية لتقوم بتزويدهم بالذخائر وغيرها .
Bazen helikopterlerle onlara mühimmat ve başka şeyler getiriliyordu.銃弾などを供給しました 私にそれを運び、数えるように言いました
Bir diğer eksisi ise, her zaman en uygunsuz zamanda biten, toplam 14 mermilik düşük mühimmat miktarıdır.Dalším negativem je malé množství munice, celkem 14 ran, která vždy dojde v nejméně vhodný moment.
Dünya Savaşı sırasında Japonya'ya düşen mühimmattan daha fazlası Kamboçya'ya atıldı.lượng bom đạn sử dụng trong Thế Chiến II tại Nhật Bản. tính cả 2 quả bom hạt nhân hồi tháng Tám năm 1945.
Japonya'ya düşen mühimmattan daha fazlası Kamboçya'ya atıldı.투하를 포함하는 일본에 투하된 폭탄보다 더 많았습니다.
Japonya'ya düşen mühimmattan daha fazlası Kamboçya'ya atıldı.Világháború alatt, a két atombombát is beleértve 1945 augusztusában.
Japonya'ya düşen mühimmattan daha fazlası Kamboçya'ya atıldı.כולל שתי פצצות האטום של אוגוסט 1945.
Japonya'ya düşen mühimmattan daha fazlası Kamboçya'ya atıldı.وضمنها القنبلتين النوويتيين في أغسطس 1945.
Japonya'ya düşen mühimmattan daha fazlası Kamboçya'ya atıldı.日本が第二次大戦中に落とされた弾薬以上の量でした クメールルージュは お金の価値を信じていなかったので
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.De jag pratade med sannerligen avgudade inte alls, och mĂĽnga fĂśraktade honom.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.Die Menschen mit denen ich sprach haben in sicher nicht vergöttert, viele von ihnen verachteten ihn.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.내가 이야기를 나누었던 그 사람들은 대부분 간디를 믿고 따르기는커녕 경멸했습니다.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.Les gens auxquels j'ai parlé ne le déifiaient certainement pas et plusieurs d'entre eux le méprisaient.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.Oamenii cu care am vorbit cu siguranță nu îl zeificau, iar mulți dintre ei îl disprețuiau.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.Quelli con cui ho parlato certamente non lo opponevano, ma molti di loro lo disprezzavano.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.Tí, s ktorými som sa rozprával, ho a mnohí z nich ho neznášali.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.- Ο Gandhi χρησιμοποιείται σαν ένας τρόπος να αποκλείστει η όποια συζήτηση.
Ýngiltere meclisine bombalý saldýrý yapýldý, trenlerden çalýnýp mücadele için kullanýlan muhimmatlar vardý.Они считали, что он был коллаборационистом, тем, с кем британцы могли договориться.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod