Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?Я б хіба знайшов, звідки брати запитання - чи є людство саме по собі злим?
Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?הנקודה היא שיהיה לי משהו לחבר אליו את השאלה - האם האנושות רעה מיסודותיה?
Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?المهم ان أكون قادرا على الحصول على شيء ما استطيع ان اعلق عليه اجابة لأسئلتي ... هل جميع البشر اشرار؟
Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?投げかけることが出来る何かを得ることが大切なのです 破壊行為は避けられないのだろうか?
Ana göstergeler grubu ve diğer temel veri setleri ülkede mevcut mudur?Les principaux groupes d’indicateurs et autres jeux de données stratégiques sontils disponibles dans le pays?
Ana göstergeler grubu ve diğer temel veri setleri ülkede mevcut mudur?¿Se dispone en el país de los principales grupos de indicadores y de otros conjuntos de datos esenciales?
Ana göstergeler grubu ve diğer temel veri setleri ülkede mevcut mudur?Имеются ли в стране основные группы показателей и другие наборы базовых данных?
Ancak İsrail'de, bu cezaevi müdürü, bir şekilde bunu yapmayı başardı.Dar pentru că eram în Israel, directorul a făcut acest lucru posibil.
Ancak İsrail'de, bu cezaevi müdürü, bir şekilde bunu yapmayı başardı.하지만 여기는 이스라엘이기에 어떻게든 결국 해냈습니다.
Ancak İsrail'de, bu cezaevi müdürü, bir şekilde bunu yapmayı başardı.אבל בגלל שזאת ישראל, מנהל המעון גרם לזה לקרות.
Ancak İsrail'de, bu cezaevi müdürü, bir şekilde bunu yapmayı başardı.ولكننا في اسرائيل .. وبطريقة ما استطاع السجان ان يسمح لي بهذا ..
Ancak İsrail'de, bu cezaevi müdürü, bir şekilde bunu yapmayı başardı.所長が どうにか実現してくれました そして 2ヶ月後
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.A jednoho zástupce šerifa pobouřilo, že do síně přišel starý sluha.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Durante el descanso un asistente del alguacil se mostró ofendido porque el conserje había entrado en la sala.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Durante o intervalo, um xerife mostrou-se ofendido por o porteiro ter entrado na sala de audiências.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.E durante la pausa un vice-sceriffo si era offeso perché l'usciere era entrato in aula.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.És szünet közben volt egy sheriff helyettes, aki felháborodott, hogy a takarító bejött a tárgyalóterembe.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.In de pauze was er een hulpsherrif beledigd dat de conciërge in de rechtszaal zat.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.휴식중에 보안관대리 한명이 관리인 아저씨가 법정안으로 들어왔다는 것을 기분나쁘게 생각하고
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Och det var under den här pausen som en vicesheriff tog illa upp att vaktmästaren var i rättssalen.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Pendant la pause il y avait un shérif adjoint qui était offensé que le concierge soit venu à la cour.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Podczas przerwy zauważyłem zastępcę szeryfa, który był urażony tym, że woźny wszedł na salę sądową.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Şi în timpul pauzei, era un şerif delegat care s-a simţit jignit că omul de serviciu intrase în tribunal.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Trong lúc giải lao, phó quận trưởng cảnh sát thấy bị xúc phạm vì người canh gác bước vào phòng xử án.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Während der Pause kam ein Polizist herein, den es störte, dass der Hausmeister im Gerichtssaal war.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.Во время перерыва зам. шерифа оскорбился приходом уборщика в зал суда.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.И през почивката имаше заместник шериф, който беше засегнат, че портиерът е влязъл в съда.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.ובמהלך ההפסקה סגן השריף שנעלב מזה שהשרת נכנס לאולם.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.و في فترة الإستراحة كان هناك نائب الشريف والذي شعر ببعض الإهانة من أن حاجب المحكمة يجلس بداخل القاعة.
Arada emniyet müdürü yardımcısı temizlikçinin mahkeme salonuna girmesine sinirlenmişti.保安官代理が飛び出してきて 黒人老人に駆けよりこう言いました
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.Én... Én lettem a Királyi Alapítvány igazgatója.
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.Je... J'ai été promue directrice exécutive de la Fondation impériale.
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.Είμαι η Διευθύντρια του Βασιλικού Ιδρύματος. Τι;
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.انا مديرة المؤسسة الملكية ماذا؟
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Chtěl jsem hodit do publika nějaké kondomy, ale nejsem si jist, zda se to tu sluší. (smích) Jo?
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.이 방에도 콘돔 몇 개 나눠 드릴게요. 예의에 어긋나지는 않을지 모르겠어요.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Quindi volevo lanciare dei condom in sala, ma non credo che faccia parte dell'etichetta di qui.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Tehát én szerettem volna szétosztani néhány óvszert a teremben, de nem tudom, hogy ez-e itt az etikett.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Vì vậy tôi đã vứt vài chiếc bao cao su trong phòng và trong tủ, nhưng tôi không chắc nó có phép xã giao ở đây.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.W sumie zamierzałem rozdać kilka prezerwatyw widowni, ale nie wiem, czy etykieta na to zezwala.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Щях да подхвърля няколко презервативи в залата, но не съм сигурен дали позволява етикета тук.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Я збирався кинути кілька презервативів в аудиторії, але не певен чи це етично тут.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.Я собирался бросить несколько презервативов в аудиторию и все такое, но не уверен, этично ли это здесь.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.אז התכוונתי להשליך כמה קונדומים לאולם, אך איני בטוח שזה לא נוגד את כללי ההתנהגות כאן.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.سوف اقوم بتوزيع بعض العينات على الحضور، لكني لا اعلم عن قواعد الاتكيت في هذا المكان.
Aslında burada biraz kondom atacaktım yani, fakat buradaki adaba uygun mudur bilmiyorum.ここでコンドームを撒くことにしました エチケットかと思ったのですが (笑い)
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.Az Európai Bizottság Környezetvédelmi Főigazgatósága2002 áprilisára szervezi a második Zöld Hetet.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.DG-ul pentru Mediu al Comisiei Europene organizează o a doua Săptămâna Verde în aprilie 2002.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.Die GD Umwelt der Europäischen Kommission organisiertim April 2002 eine zweite Grüne Woche.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.Generálne riaditeľstvo pre životné prostredie Európskejkomisie organizuje druhý Zelený týždeň v apríli 2002.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.Generální ředitelství pro životní prostředí Evropské komise pořádá v dubnu 2002druhý Zelený týden.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.La direction générale de l’Environnementlance également quatre concoursà l'intention des jeunes de 6 à 22 ans.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.Η Γ∆ Περιβάλλον της Ευρωpiαϊκής Εpiιτροpiής διοργανώνειτη δεύτερη Πράσινη Εβδοµάδα τον Αpiρίλιο του 2002.
Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Nisan2002’de ikinci bir Yeşil Hafta düzenlemektedir.Младежки дейности в рамките на Зелената седмица
Avrupa Komisyonu, Dışilişkiler Genel Müdürlüğü http://www.europa.eu.int/comm/external_relations/ see/index.htmEvropská komise, Generální ředitelstvívnějších vztahů http://www.europa.eu.int/comm/external_relations/
Avrupa Komisyonu, Dışilişkiler Genel Müdürlüğü http://www.europa.eu.int/comm/external_relations/ see/index.htmFinansowanie inwestycji związanych z ochronąśrodowiska w krajach kandydujących
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Het EFSA bestaat uit vier organen:
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Permanent adress :
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Μόνιµη διεύθυνση:
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Съветът също така назначава изпълнителния директор, членовете на научния комитет и групите от научни експерти.