Ana içeriğe geç
Sözlük

müdür ile cümle

müdür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşçi Sigortaları Teftiş Heyeti Müdürlüğü yaptı.Consejero encargado de la Oficina del Consumidor.
Okulun müdürüdür.Director de la escuela.
Bart, tuvalete koyduğu sakızı, Müdür Skinner'ın annesinin kızlar tuvaletinde olduğu sırada patlatır.Bart organiza una broma contra el Director Skinner, colocando planchas de metal en los zapatos del director.
Aynı kentte mühendis ve teknik okul müdürü olarak çalıştı.También trabajó como profesor en la Escuela de Ingeniería y Arquitectura en la Ciudad de México.
Gazete genel yayın müdürüyle arası açılınca bir yıl sonra işten atıldı.Despidió al gerente general de un importante periódico solo 24 horas después de haberlo designado.
Vekil öğretmen John Locke (Terry O'Quinn), Ben'e müdür olmasını önerir.John Locke, un profesor sustituto, sugiere que Ben sea el director en lugar del actual.
1993'te Aşağı Saksonya Başbakanı Gerhard Schröder'in kişisel büro müdürlüğüne başladı.Hasta el año siguiente sería asesora privada del canciller Gerhard Schröder.
Kuruluşun taşra örgütü, 12 bölge müdürlüğünden meydana gelmiştir.La administración de los distritos recaía en un consejo de 12 hombres.
Burada sigortacılık üzerine çalıştı ve çeşitli şirketlerde genel müdürlük yaptı.Ejerció como asesor de empresas e integró el directorio de diversas compañías.
Lawn Tennis Association of Australia müdürlüğü görevinde de bulunmuştur.Su organización está a cargo de la Lawn Tennis Association.
Tokyo Metropolitan Polis Departmanı ile 47 Valiliği Emniyet Müdürlükleri.Unidad Móvil de la Oficina de Seguridad del Departamento Metropolitano de Policía de Tokio.
Sonra kimya enstitüsü müdürü oldu.Luego fundó el instituto de Química Nuclear.
Lahit müze müdürlüğünde teşhir edilmektedir.La actriz se convertiría en la musa del director.
Derginin yazı işleri müdürü Emir Akgün, dergide 16 yazarın yer aldığını duyurmuştur.El Consejo de Seguridad promulgó los 16 artículos en las que había aprobado los términos.
Bu sırada Müdür Wood işini bitirmiş, okuldan çıkmaktadır.Comienza con el director de la escuela saliendo de su oficina.
Sence o hala benim resimlerime bakıyor mudur?Secondo te guarda ancora le mie foto?
Tom'un istediği bu mudur?È questo quello che Tom vuole?
Hayatının son yılında, Donovan Pratt Enstitüsü müdürüydü.Nei suoi ultimi anni, Donovan è stato Presidente del Pratt Institute.
Müdür Wood ise Jonathan'ın cesedini gömmektedir.Nel frattempo il preside Wood trova il cadavere di Jonathan e lo seppellisce.
Sonra SmackDown Genel Müdürü!Tuttavia l'allora general manager di SmackDown!
Müdürü, Olympe Maxime'dir.La preside dell'istituto è Olympe Maxime.
Aynı zamanda, Vassar Üniversitesi Gözlemevi’nin müdürlüğüne atanmıştır.Venne anche nominata Direttrice del Vassar College Observatory.
1661 yılında, II. Charles made Henry Bishop'u ilk "Genel postane müdürü" yaptı.Nel 1661, Carlo II d'Inghilterra nomina Henry Bishop come "Postmaster General".
2007 yılında, şirketin kıdemli görsel efekt süpervizörü Joe Letteri, şirketin müdürlüğünü getirildi.Nel 2007, Joe Letteri, Supervisore Senior agli effetti speciali, è stato nominato Presidente della società.
Olay, konservatuvar müdürünün de istifasına yol açmıştı.Lo scandalo portò anche alle dimissioni del direttore del conservatorio.
Tüm erkeklerin bazuka ile ilgili fantezileri yok mudur ?Non è nelle fantasie di molti uomini avere un bazooka?».
Teknik Müdür yardımcılığı yaptı.Il fornitore tecnico è Devis.
1992'den 1998 yılına kadar SOKO'nun genel müdürü oldu.Tra il 1992 e il 1998 fu direttore generale della SOKO.
Bu iki birimin başında da birer müdür ya da direktör yardımcısı yer almaktadır.In aggiunta ai capi citati sopra, il presidente di missione ha due o più assistenti.
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!Vattene, paladino, non ho bisogno della tua protezione!
Bağdat Hukuk Mektebi Müdürlüğü yaptı.A Basilea pubblicò Verfahrensrechtler.
Durmstrang Enstitüsü'nün müdürüdür.Era preside della scuola di Durmstrang.
David Paymer - Jim Jacks: Banka müdürü ve Christine'in patronu.David Paymer è Mr. Jim Jacks, il capo di Christine.
1978'de Brown Tazmanya Yaban Hayat Topluluğu'nun müdürü olarak atandı.Nel 1978 Brown fu nominato direttore della Tasmania Wilderness Society.
DHMİ Genel Müdürlüğü.Direttore del DMI.
Ardından 1897 yılında Lund Üniversitesi'nde astronomi profesörü ve gözlemevi müdürü olarak görev yaptı.Dal 1897 fu professore di astronomia all'università di Lund e direttore del locale osservatorio astronomico.
Bunlar gerçek mi yoksa hayal ürünü müdür?Realtà o fantasia?
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü.Direttore delle Belle Arti.
Bush, Spectrum 7'nin müdürü ve CEO'su oldu.Secondo i termini della vendita, Bush divenne amministratore delegato di Spectrum 7.
Ayrıca Geçici Genel Müdür Baron Corbin, düşmanı olduğu Bálor ile McIntyre arasında TLC için maç ayarladı.In seguito a ciò, il General Manager Baron Corbin ha annunciato un match tra Bálor e McIntyre per TLC.
Hikmet Bayur ise Müdürler Encümeni tarafından verilecek karara uyacağını söyledi.Affamato, l'uomo decide di seguire le istruzioni del biglietto.
Bu ara Van Efkaf Müdürlüğüne vekâlet etti.In quella situazione ha fatto un accordo con il gestore degli impianti, il sig.
Pek çok kuruluşta işletme müdürü olarak görev aldı.Ha ricoperto più volte la carica di assessore regionale.
2011 yılından itibaren ise Batman Müze Müdürlüğü ile sürdürülmektedir.Tra il 2011 e il 2012, interpreta Batman nello spettacolo Batman Live.
Emniyet Genel Müdürlüğü de bu gerçeği doğruladı.L'FBI ha poi confermato questa affermazione.
Daha sonra Çiç ve Alnus Bucak Müdürlüklerinde bulundu.Nel magazzino del vino sono state rinvenute giare e cretule.
Daha sonra Macaristan İtalyan Kültürü Enstitüsü Müdürü oldu.Fu direttore dell'Istituto Italiano di Cultura a Lisbona.
1995'ten 2001'e kadar Kragujevac-Klinik Hastanesi Merkez Müdürü olarak görev yaptı.Nel 1990 è stato nominato direttore dell'Ufficio Clero del Vicariato di Roma fino al 1996.
Tufan Ergüder, eski İstanbul Terörle Mücadele Şubesi ve Hakkari Emniyet Müdürü.Veterano templare, combattente accanito leale all'ordine.
Müdür yardımcısı Mary Gorman'dır.L'amministratore delegato è Lucy Freeman.
Avluyu çevreleyen diğer binalar müze müdürlüğünün personelince çalışma amaçlı kullanılmaktadır.Un'altra sezione del museo è dedicata al lavoro del calzolaio.
Cena tekrar kazanınca Jericho, Raw Genel Müdürü Eric Bischoff tarafından kovuldu.Cena vinse ancora e Y2J fu licenziato dall'allora general manager di Raw Eric Bischoff.
Yirmi bir yaşında iken derginin yayın müdürü oldu.A 18 anni è direttore della pubblicità.
Enstitünün müdürü Mehmet Yazıcı'dır.E il mostro in questione è il signor Mortman, il bibliotecario.
Ahlakçılar, “Bu politika moral ilkelere uygun mudur ?” diye düşünürler.Studiamoci dunque di pensare bene: questo è il principio della morale.”
DIN Deutsches Institut für Normung e.V., bir Müdür ile Müdüriyet teşkilatı tarafından yönetilir.Il teatro Dom Pedro V, infine, è gestito dal suo consiglio di amministrazione.
Warden Fielding:Albatros adasının hapishane müdürü.O Lego City Undercover oyunundan önce emekli oldu.Si ritira prima degli eventi di Lego City Undercover.
Bir ölünün yaşayanlarla iletişim kurması mümkün müdür?Chi può essere collegato in qualche modo ai cadaveri?
Skinner dizide FBI Müdür Yardımcılığı görevindedir ve X-Files departmanını denetleme görevi de ona aittir.Walter Skinner è vice Direttore presso l'FBI e la sua posizione riguardo agli X-Files è alquanto scettica.
Merkez Bankası Emisyon Müdür Muavinliğinde bulundu.È il direttore del centro di accoglienza arrestato dalla Mobile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod